Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mayıs '18

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
364
 

Orta Çağ'da Kediler

Orta Çağ'da Kediler
 

Kedilerin trajik dönemi


Avrupa’yı silip süpüren veba, kedilerin önemini çok artırmış, Kıta boyunca hızla yayılmıştılar. Kemirgenleri avlayan kediler o zaman çok ünlenmişti. Romalılar sayesinde kediler İngiltere’ye ulaştırıldı ve sonraki yıllarda kedilere çok iyi davranıldı. M.S. 945 yılında Galyalı bir kralın hükümlerinde kedilerin sunulması ile ilgili şunları yazıyordu: “Bir kedinin ederi 4 pence’tir. Özellikleri, görmesi, işitmesi, fare öldürmesi, pençelerinin eksiksiz olması, yavrularına bakması ve onları yememesidir. Bu özelliklerin herhangi birinde kusur olursa fiyatının üçte birisinin iade edilmesi gerekir.” Ayrıca kedi öldürmenin cezası vardı. Tabii eski Mısır’daki kadar set değildi ama diğer cezalara göre oldukça sert sayılırdı.

16. ve 17. Yüzyıllarda Hıristiyan ve Kilise’nin de kışkırtmasıyla kedilerin başına gelmeyen kalmadı. Kedilere Cadılara yardımcı olmakla suçlandılar. Cadıların cinleri olduğunu inanılırdı. Bir kişiye cadı diyebilmek için önce onun cinini bulmak gerekiyordu. Söylendiğine göre, bu cin ona şeytan tarafından verilirdi ve cadının çeşitli büyü işlerinde yardımcı olurdu. Ayrıca cadıların üç memeli olduğu, üçüncüsünün cinlerini beslemek için kullanıldığı söylenirdi. Cadı olduğundan şüphelenilen bir kadın yakalandığında hemen üçüncü memesi olup olmadığına bakılırdı. Büyük bir ben veya doğuştan olma bir iz aranırdı. Bu kişiler çeşitli işkencelerden son cadı olduklarını “itiraf” etmek zorunda kalırlardı ve mahkemeden sonra hemen yakılırlardı. 1566 yılında cadılıkla suçlanan Elizabeth Francis adlı bir kadın cadılığı on bir yaşında anneannesinden öğrendiğini ve büyük annesinin ona bir cin verdiğini itiraf eder; Şeytan adlı bir kedidir bu. 1582 yılındaysa Ursula Kemp mahkemede dört cini olduğunu ve bunların “gri ve siyah kedilere benzediğini” söyler.

Buna benzer söylentiler ve cadı mahkemeleri bütün hızıyla devam ederken, kedilere görüldükleri yerde olabildiğince acı vermek gerektiğine inanılıyordu. Kediler, Hıristiyan bayramlarında canlı olarak yakılırdı. Yüz binlercesinin derisi yüzülür, çarmıha gerilir, dövülür, ateşe atılır be kilise kulelerinden aşağıya fırlatılırdı. İsa düşmanı sayılan bu “şeytanı” yaratıkları cezalandırmanın birkaç yolu idi bu.

Bu tür batıl inançlara karşı çıkanlar olduysa da cadı ve kedi avı uzun bir süre devam etmişti. Bugüne kadar süregelen kedilerle ilgili batıl inançların kaynağı ortaçağdan kalmadır. Ancak, batıl inançlar farklı kültürlerde farklı biçim almıştır. Örneğin kara kedi Amerika’da uğursuz sayılırken İngiltere’de uğur getirdiğine inanılmaktaydı. Bazı ülkelerde bir kedinin hastası olan bir evi terk etmesi o kişinin öleceği anlamına gelmekteydi.

Ortaçağ’ın bitmesine yakın Avrupa’da baş gösteren büyük açlık döneminde de kediler yine tehlike altındaydı. Bu kez yiyecek bulamayan Avrupa'lılar kedilere yöneldi. Köylerde kediler bir anda görülmez oldu. Avrupa’yı saran her melanetin faturası kedilere çıkıyordu. Ortaçağ Avrupa’sı boyunca milyonlarca kedi insanların bu anlamsız zulmünün kurbanı olmuştu. Ta ki insancıllık akımının Avrupa’yı etkilemesine dek. Yeniçağ yavaş yavaş Avrupa’ya yerleşmeye başladıkça kediler üzerindeki önyargı ve saldırılar görece de olsa azaldı. Kediler aristokratların ve sanatın tekrar ilgi alanı halinde geldi. Kedili tablolar tekrar kabul salonlarını süslemeye başlamıştı.

Kedilerin neden bu kadar kötü uygulamalara maruz kaldıklarımı anlamak oldukça zordur. Belki de bu öfke, insana bu kadar yakın olan kedinin insandan öğreneceği bir şeyin olmamasından kaynaklanıyor olabilir mi?

Nizamettin BİBER

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İlginç bir evre geçirmişler doğrusu.Bizim de evimizde 12 yıldır beslediğmiz Uğur kedimiz var, evin içinde tatlı bir yaşam sürüyor. Sevgilerimle hoşça kalınız kardeşim.

Şahin ÖZŞAHİN 
 31.05.2018 20:26
Cevap :
Uğuru biliyorum onu tanıyorum, kediler eve kolaylıklar uyum sağlayabiliyorlar, tüm canlıların yaşama hakkına saygı gösterilmeli, teşekkür ederim, sevgi ile kalın.   01.06.2018 10:46
 

Kara kedi bizde de pek makbul değildir ve aramızdan kara kedi mi geçti sözü boşuna söylenmiş bir söz olmasa gerek. Laf aramızda ben köpekleri çok severim ama kedilerden uzak dururum. Selamlar

Matilla 
 31.05.2018 19:30
Cevap :
Bizim atasözlerini irdelesek ve sosyolojik arka planlarına yönelik tartışmalar yapsak kim bilir ne absürdlükler çıkar , kedileri sevmeyenlerden uzak durun der İrlandalılar ama sanırım siz tüm canlıları seviyorsunuzdur kedileri biraz daha az, teşekkür ederim, selamlar.  01.06.2018 10:44
 

İlginç, hem acı, hem tatlı bilgiler. Demek, insanlığı da hayvanları da AYDINLANMA kurtaracak. Güzel bir ders aldık. Teşekkür ederiz. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 31.05.2018 13:11
Cevap :
Evet bir dergide uzun bir makaleydi okumuştum ilginç geldi paylaşayım dedim, teşekkür ederim İsmail bey, selamlar.  31.05.2018 17:35
 

Nizamettin Bey, yine tarihsel bir sunu ile bizleri bilgilendirdiniz. Muhakkak ki veba döneminde kedilerin önem kazandığını tahmin etmek güç değil ama dönemlerin öne çıkan hikayelerine göre kedilerin sürekli işlev ve görev değişikliğine uğraması ilginç geldi bana.. Elinize ve bilginize sağlık...

Nurbanu Kablan 
 31.05.2018 11:42
Cevap :
İnsanlık, canlıları ve eşyaları tümü ile dönemin konjektürel koşullarına göre aklı ile kullandı örneğin köpeği evcilleştirdi. Koruma da kullandı, atı, ineği ve koyunu da keza beslenme de kullandı. Bence de ilginç teşekkürler Nurbanu hanım, selamlar.  31.05.2018 17:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 832
Toplam yorum
: 3629
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2529
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster