Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ağustos '07

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
429
 

Orta yaştaki beylere tavsiye

Orta yaştaki beylere tavsiye
 

Yok, yok, merak etmeyin sağlığınızla ilgi değil konu.

Art niyet olmadan hatta fazlası ile iyi niyetten, karşınızdakini nasıl isyan ettirirsiniz?

Önce evin en büyüğü ama benim en küçük çocuğum BABAM' dan bahsetmem gerekiyor. Küçük çocuğum demem yanlış anlaşılmasın, hayat; doğdu, büyüdü, yaşlandı değil, doğdu, büyüdü, yaşlandı, küçüldü sıralamasında. Şimdi roller değişti kısacası. Ben onun koruyup, kolladığı, büyüttüğü yavrusu iken, şimdi o benim yavrum. 80 yaşında ve dilerim uzun müddet daha sağlıkla aramızda olur.

Neyse konuyu fazla dağıtmayayım.

Kendisi bankada ki görevinin yanında, aile bütçesine ek gelir ve kitap merakı yüzünden yıllarca cumartesi günleri de sahaflarda çalıştı. 30 seneyi aşkın çalışmasından sonraki emeklilik sürecinde de, sahaflardaki çalışması haftanın 6 günü olmak üzere, 1985 yılında bulunduğumuz ile taşınana kadar devam etti.

O yılda benim evden uçmam nedeni ile annemle, edi ile büdü misali, ikili ev yaşamları başladı.

Çevrenin yeni olması, anneme düşkünlüğü, onu yalnız bırakmama isteği ile babamda tam bir ev kuşu oldu. Edindiği birkaç arkadaşı ile günlük kısa geziler ve apartman yöneticiliği dışında artık annemin kendi gölgesinden hariç bir gölgesi daha vardı.

Boşluk nedeniyle babamın yöneldiği tek adres ise mutfak!

Şeker hastalığı nedeniyle sık yemesinin haricinde artık sebzelerin yerleştirilmesi, kahvaltılıkların hazırlanması, kaplarının değiştirilmesi, tuzlukların doldurulması, çaydanlığın boşaltılması, çöplerin kapıya bırakılması, tek bir kirli bulaşık kalmamak üzere bulaşıkların yıkanması, (hatta bu nedenle kahvaltı sonrası içilen keyif çayı bardağı yada kahve fincanı için kovalamacalar bile oynanması), mutfak gereçlerinin kendi düzenine göre yerleştirilmesi. Ama tüm bu hünerlere rağmen bir yumurta bile kırılmasının becerilememesi.

Veeeeeeee! Mutfağın asıl sahibinin yer değiştirmesi nedeniyle annemin isyan bayraklarını açması.

Şimdilerde ise o bayrak benim elimde.

Tavsiyen ne diyorsanız:

Emekliliği düşünen beylerin, bu süreç için kendilerine mutlaka ev haricinde ya da evde ama kendilerini ilgilendirecek ilgi alanlarına sahip olmaları.

Çünkü bu tavsiyeyi salt içinde bulunduğum durum nedeniyle yapmıyorum. Arkadaşlarımın babaları, eşleri ile ilgili de aynı şikayetlere tanığım.

Tabii burda bayanlarda kendilerini biraz düşünüyorlarsa; gene mi dışarı çıkıyorsun, arkadaşlarından bıktım, uğraşlarından sıkılmıyormusun gibi cümleleri telaffuz etmekten kaçınmaları lazım. Bu ortak zamanlar olmayacağı anlamına da gelmiyor, işinize öylesi daha çok uyar diye lütfen cümleyi çekiştirmeyin :)

Eş-Sevgili, Baba- Evlat ilişkinizin, klasik Kayınvalide-Gelin ilişkisine dönmesini istemiyorsanız,

Tavsiyeme kulak verin derim.

Sevgilerle........

Babacığım, seni çokkkkkkkkkkkk seviyorummmmmmm.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ben bunu bir tavsiyeden çok, neredeyse ileri yaşlar için bir zorunluluk olarak görüyorum.Önlemimi alıyor muyum dersiniz, evet. Şimdiden yapıyorum bir takım hazırlıklar. Söylediklerinizi dikkate alması gerekenler umarım kulak arkası etmezler. >>>İyi günler dilerim.

Baver Ergun 
 23.11.2007 9:53
Cevap :
Umarım :)) Yoksa karşısındakinin işini çok zorlaştırıyorlar, çokkkkkkkk :)) Sevgilerimle...  23.11.2007 10:37
 

Sistem hata verdiği için soru bölümünden cevaplayamadım. Bence, gölge olup kızdırabilecekleri olmadığı için yazmaktan vazgeçtiniz. Ve belki de onlarınki beylik, şimdi yazıpta nazar ettirmeyeyim diye düşündünüz :)) Olabilir mi?

ROSEMOON 
 28.10.2007 21:54
 

efendim, emeklilik yaşına gelmiş biri olarak, hiç evlenmemiş ve çocuk yapmamış insanları yazınızda unuttuğunuz için sizi kınamak üzerereyken bundan vazgeçtim. Neden vazgeçtim acaba, biliyor musunuz? Selamla... MS

Mehmet Sağlam 
 28.10.2007 21:36
 

gelmedi emekliliğimin daha. 5 yılım var. Bu çalışma tempomdan sonra evde ne yaparım bilmiyorum. Yemeklerle aram çok iyi. Pazar günleri, evdeysem eğer (çok az hafta tatilim var) eşimle girdiğimiz mutfakta 2 saatte 3 çeşit yemek yapıp- çorba ve pilav dahil değil bu sayıya- yorgunluk çayı içmenin tadı hiç bişeyde yok mu ne? Şikayetçi olacağından emin değilim. Her şey birlikte güzel. Bunu gün geçtikçe daha iyi anlıyorum. Herkese sağlıklı ve uzun yaşam dilerim.

MuDo 
 11.10.2007 23:16
Cevap :
Siz müdehaleci değil, yardımcısınız anladığım kadarıyla. İşte bu güzel. Böyle devam edebilmesi içinde usta ile çırağı karıştırmamak lazım :))) Sevgilerle...  12.10.2007 12:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 464
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 877
Kayıt tarihi
: 27.07.07
 
 

1965 yılında İstanbul'da doğdum, 18 yıldır Yalova'da yaşıyorum. Lise mezunuyum, kamu kuruluşunda mem..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster