Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ağustos '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
485
 

Orta yolun dayanılmaz çekiciliği..

Orta yolun dayanılmaz çekiciliği..
 

Aşağıları bilirsin, oradan geldin… Yukarılara gitmek için yola çıkarsın… Aşağılarda nefessiz kaldığın günler aklındadır... Bütün yaşam felsefen yukarılara çıkmak üzerine kuruludur... Bu aşağı-yukarı meselesi düzlemden, diplere ya da göklere çıkmak olarak düşünüldü hep kafanda... Düzlem, olanla, verilenle yetinmek olarak kaldı aklında... Edilgenlik olarak kaldı... Bende bir şeyler katayım benliğime çırpınışı, dibe ya da göklere yöneltti bazılarımızı...

Yola çıktık... Bilmiyoruz ama gideceğimiz yukarıları... Gitmek lazım diye yollara çıktık... Çok geri dönen gördük o yoldan, hemde yola çıktığız anlarda... Düzlemin erdemine, kutsalına, rahatına, alışkanlığına ve kolayına alışmış çok dönen gördük... Koşar adımı bırakın, bırakıvermecesine, tepe taklak, gidenlerden gelenleri çok gördük... Yine de yollara düştük bizler…

Orta yerlere bir yere varırsın... Gücünün yettiği kadar yani… Nefesin olduğu kadar işte... Çok yolun vardır daha, onu da bilirsin... Fakat (yanında taşıdığın demek çok utanç verici olur bence, kendini savunmak olur) yüklendiğin yükler seni dizginler... Daha gidemezsin!

Yanında taşıdığın yükleri de kendin zorla getirmişsindir oraya! Kimse sana yük olmak için yalvarmamıştır... Sen davet etmişsindir işin kötüsü, yukarılar güzel diye kandırmışsındır... Bilmediğin ülkeleri anlatmak gibi bir şeydir bu, lanet olsun!

Sen nesindir orada biliyor musun? Ortayı mesken tutmuş bir hinoğlu hinsindir! Tamam, aşağılarda yaşayamazsın! Fakat yukarılara çıkma konusunda, diplere dalmakta çok dürüst değilsindir...

Az ondan, az bundan, az şundan diyerek ortaya demir atmışsındır... Düzlemden aldığın her şey paçalarından damlar... Yük saydığın her şeye sahip olmak için kişiliğini örselemişsindir... Eşini, çocuğunu o yolda senle olması için bin bir planla sen kandırmışsındır... Bu onların seçimi değildir...

Dibini kadar gitmek! Sadece bazı gecelerde içki şişelerinin dibini bulmak anlamına gelebilir... Neden mi böyle oldu? Yalnız olmak, yalnızlık kalmak korkusu desek yeter mi acaba? Düzlemden bir karış çıktık mı acaba yukarı? Ya da indik mi bir karış dibe? Bedel ödemekten kaçmak aslında hepsi... Kandırmaca bu... Yaşamla düşüncenin kavgasına herkesi ortak etme telaşı bizim sinsiliğimiz...

Her şeyin ortasını savunmakla geçti bu ömür be! Onun azını, bunun bezini, şunun tuzunu, ötekinin gözünü... Ne bildik, ne umduk, ne olabildik? İki cami arasında bey namaz derler ya, onlarca kültür arasında, birer dangul olduk ola ola... Altı şişhane üstü kaval derler ya, işte ondan olduk... Geçmişine küfür etme bari… Sen osun zaten! Değerin o! şimdi gidenlere geri dönün çağrısı iğrençliğin dik alası… Gidemedin tamam, ama gidenlere ‘’yolun açık olsun’’ de bari….

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Niye KUYUCAK blog ismini kullanıyorsunuz?Yoksa KUYUCAK'lımısınız? SELAMLAR........

AHMET BÜYÜKSUCU 
 28.08.2010 11:02
Cevap :
Merhaba Kuyucak soyadım benim...  28.08.2010 13:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 615
Toplam yorum
: 1395
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 925
Kayıt tarihi
: 25.06.10
 
 

1959 Denizli doğumluyum.. İ.Ü. İktisat Mezunuyum.. Emekliyim ve hala çalışıyorum.. Yaşam bizden önce..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster