Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ağustos '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
484
 

Ortadoğuda rol kapma savaşları!

Ortadoğuda  rol kapma savaşları!
 

Önce Kürtler ABD ‘nin desteği ile eli kanlı Irak diktatörü Saddam Hüseyini devirip iktidarına son verdiler ardından Tunus halkı kendi diktatörleri Zeynel Abidin Bin Ali nin diktatörlüğüne son noktayı koyarken Mısırlılar Kahir'de tahrir meydanında değişim ve devrimin meşalelerini çoktan yakmaya başlamışlardı bile, uzun yıllar Mısır'ı demir yumrukla yöneten Hüsnü Mübarek de iktidarından vazgeçip al aşağı edilirken, bir zamanların kadim diktatörü daha sonra bir demir kafeste yargının önünde hesap vermek zorunda kalıyordu. 

Saddam’ın ipini çeken Kürtler aslında Ortadoğu coğrafyasında “domino” etkisi yapan devrimlerin ateşini fitillemeye yetmişti. 

Irak, Tunus, Mısır ve bu travma daha sonra Suriye, Libya ve Ürdün’e sıçrıyordu, Arap coğrafyası şaşılacak bir hızla değişime doğru koşar adım yürürken 

Ürdün bu sancılı süreci şimdilik ertelemiş gibi görünürken, Suriye’nin babadan kalma kanlı diktatörlüğünü devr alan Beşar Esad’ın kendi halkına yönelik uyguladığı şiddet ve imha poltikası şu sıralar tüm acımasızlığı ile devam ederken Libya’nın kırk yıllık despot diktatörü Kaddafi batının desteği ile iktidardan uzaklaştırılıyordu. 

Evet tüm bu baş döndüren gelişmeler yaşanırken ABD, İran ve Türkiye bölgede rol kapma savaşına çoktan girmiştiler bile. 

Amerika asla Ortadoğu’daki etkinliğini kimseye kaptırmaya niyetli görünmese de özellikle bu coğrafyada İran ve Türkiye’nin gizli bir savaş verdikleri ortada; nitekim Ankara hem Mısır, hem Libya ve Hem de Suriyeli muhaliflere açık destek vermekten çekinmediğini zaten gösteriyordu, İran ise özellikle Libya da Kaddafi rejimine yakın dururken Suriye’de Esat rejimine karşı yapılacak tüm operasyon ve yaptırımlara sert tepki verdiğini bize gösteriyordu. 

Irak'ta ise durum biraz farklılık arz ediyor olmalı, ülkenin Kuzeyinde kurulan Kürdistan federe devleti hem İran hem de Türkiye için kendi ülkelerinde yaşayan Kürtler için bir cazibe merkezi olur endişesi yaşatırken Türkiye’nin otuz yıldır savaştığı PKK, İran’ın ise adeta başının belası olan PKK destekli PJAK örgütü bu endişenin haklılığını göstermesi anlamında karşımıza çıkan en makul örnekler. 

Olaylara biraz vakıf olan herkes ABD, Türkiye ve Iran arasında bir iktidar savaşının yaşandığını fark ederler, PJAK en ağır darbelerini Ahmedi Nejad rejimine bu dönemde indirdi örgütün ve Avrupalı bazı yayın organlarının iddiasına göre bir ay içinde aralarında bir devrim muhafızı generalinin de bulunduğu 250 İran askeri bu dönemde öldürüldü, molla rejimi kendisini rahatsız eden bu silahlı örgüte karşı topyekün bir savaşa girişti ve PJAK Irak’ın içlerine kadar sürüldü, PKK’nın İran’a PJAK konusunda rest çekmesi, daha sonra İran’ın Örgütün iki numarası Murat Karayılanın ellerinde olduğunu açıklaması ve haberin daha sonra asparagas olduğu hem örgüt hem İran tarafından yalanlanması Türkiye’nin en büyük açmazı olan PKK’yı adeta bir koz olarak kullanıp Türkiye’nin Şam yönetimine karşı sergilediği agresif tavırdan rahatsız olan İran’ın “bak istersem PKK’yı izole edebilirim” mesajını mı vermek istediğini yoksa PKK içinde Karayılana nispeten daha baskıcı ve daha şiddet yanlısı Suriye uyruklu Bahoz kod adlı Feyman Hüseyni örgütün başına getirip Türkiye’nin gözünü korkutmak mı istedi anlamış değiliz. 

Bölge de tüm bu gelişmeler yaşanırken Türkiye ile 30 yıldır çatışan PKK çok kayıplı kanlı eylemlerini işte tam da bu süreçte ortaya koydu, bilanço çok ağır oldu bir ay içinde 50 Türk güvenlik gücü yaşamını maalesef yitirmiş oldu. 

Bu baş döndüren trafik içinde Türkiye belki de tarihinin en ağır hava harekatını kandile başlatarak Türk kamuoyunda oluşan endişe ve panik havasını dağıtıp deyim yerinde ise devletin kudretini yeri geldiğinde gösterebileceğini göstermek istedi. 

Evet arap baharı, kandil savaşları ve her an büyük değişimlere gebe Ortadoğu coğrafyası ; süreci endişe ve merakla izlemeye devam edeceğiz. 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 166
Toplam yorum
: 82
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 525
Kayıt tarihi
: 02.09.09
 
 

Batmanın Beşiri ilçesinde doğdum, Mersinde yaşıyorum, edebiyata ilgi duyuyorum, yerel ve ulusal d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster