Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Haziran '17

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
66
 

Ortaya karışık 7

Ortaya karışık 7
 

Cipssever bir martı - Ben çektim


İnceden bir rüzgar esti önce belli belirsiz, birkaç kahkül birbiriyle oynaştı. Teyzenin biri, yerdeki mor erguvan yapraklarını süpüren adama “çöp mü ki onlar?” diye çıkıştı, adam söylendi. Kısa bir soluklanma anının ardından önce martılar çığlıklarını da yanlarına alıp havalandılar. İlginçtir, denizden uzaklaşıyorlardı bu defa. Sonra birkaç kedi görüldü bahçe duvarının üstünde, arada bir arkalarına baka baka kaçıştılar. Rüzgar bu defa yüzlerini kapadı saçlarıyla insancıkların. Bir amca bakkal poşetini sımsıkı tutmuş, ayaklarını adeta yerden kaldırmadan evine yürüyordu. Bu ayak sürüme sesinden bir şey anlamayan bir çocuk Boybey Sokak’ta cama çıktı, amcanın ardından bakakaldı. Gök önce ışıl ışıl oldu, çocuk gergince sesi bekledi, birkaç saniye sonra gök gürledi. Ondan sonra tufan. Sonra sel suları banyo küvetinin dışına ışıl ışıl bir yüzük bıraktı. Kadın dünden razıydı, erkek yarından umutlu. Şimdi ikisi de çok mutlu...  
 
Geçenlerde tanımadığım bir adam yanımdan geçerken duydum: “Bizde ancak 3 kere, 5 kere. 155 kere yok! Onunla polis gelir.”
 
İran’ın yüz ölçümünün Türkiye’nin iki katı olduğu, martıların ağızlarıyla halvet olduğu, Meksika’da erkeklerin 72 yaşında emekli olabildiği ve Avusturalya’nın başkentinin Sydney değil Canberra olduğu, Şenol Güneş’in bile 2.5 liralık mısır ekmeğini pahalı bulduğu, “jöle süreyim mi abi?“ diye soran mahalle berberine “çok az, saçı tutsun yeter, dışardan belli bile olmasın“dedikten sonra kafanın akşam düğünün varmış gibi bir hale geldiği, ki ben iki ayrı düğünde damat olarak aktif rol almış ve ikisinde de saç traşı olmamış bir insanım, Manisa’da bir birlikte yüzlerce askerin zehirlenmesinin ardından tahlil sonuçlarının verilmediği bir ortamda suya sabuna dokunmadan yazı yazmanın oldukça zor olduğu bu dünyada birlik ve beraberliğe her daim çok ihtiyacımız var.
 
Yeni başladığın bir işte, kapaktan çıkan garç gurç çatırtıları arasında yazıcıya kartuş yerleştirdiğin gün tamamdır, artık ofisten birisi olmuşsundur.
 
Yavru martılar 6 haftalık olunca uçmaya başlayabildikleri için, bizim evin karşısındaki kentsel dönüşümden paçasını kurtarmış eski apartmanın çizgi filmlerdeki gibi tüten bacasının kenarında ana martı ile iki tane gri yavrusu haftalardır hayatlarını idame ettirmekte. Arada bir yavrucuklar 1 metrekarelik alan içinde sağdan sola ancak yürüyebiliyorlar ve ben bu koşullarda 6 haftayı nasıl çıkaracaklar diye hayretle izliyorum. Izleme eylemini ara ara balkona çıkıp yaptığımda ise ana martı çığlık çığlığa bana doğru çekingen bir uçuş sergiliyor, çığlıkları diğer martıları çekiyor, yavrularının diğer yetişkin martılar tarafından yenilme riski olduğu için bu defa da onlara çemkiriyor. Bu sahneleri her hafta sonu yaşıyoruz bakalım. 
 
Yılmaz Morgül, “Hepimiz metrobüsseksüeliz.” diye tivit atalı 4 buçuk yıl kadar oldu.
 
Zamanında, o zamanın TOBB Başkanı Türkiye’deki aile şirketlerini genellikle elti kavgalarının batırdığına dair dahiyane bir tespitte bulunmuştu. “Elti eltiye küstü” isimli bir dantel çeşidinin olduğu bir ülkede çok dahiyane bulmamam lazımdı, ama uzun bir süre beraber açtıkları dükkanı işleten iki kardeşin hikayesinin örneğini de verince, başkanı takdir etmemek olmazdı. Bundan sonra biraz erken gelsin ve dükkanı önceden açsın diye kardeşine tembihleyen abi ile bunu kabul eden kardeş arasında hiçbir sorun yokken, evde iki eli belindeki elti bu kardeşi “sen neden daha fazla çalışıyor muşsun?” minvalinde fişteklediği için dükkanda aralarına duvar örerler. Sonra şirket batar ve başkasının işinde maaşlı çalışmaya başlarlar. Türkü bile var: “Bahçelerde eğrelti oynar iki elti / oynasınlar bakalım bir araya gelince.”
 
Son krizde enerji zengini Katar’ı toprak, deniz ve hava yollarını kapatarak izole eden ülkeler silsilesine eklenen Maldivler’i duyunca ben de sizler gibi ‘ne alaka’ dedim, sonra gördüm ki güya bunlar da yıllardır Ortadoğu’da barış ve istikrarın yanındalar ve terörizme ve aşırılık yanlısı eylemlere muhalifler. Öyle ki Maldivler, vatandaşları dışardaki savaşlara kaçma oranında önde gelen ülkelerden biri. IŞID’e katılmış birçok vatandaşı var. Geçen sene İran ile bağları koparan ülkenin bu kararı, Suudi Arabistan’ın koparmasından sonra geldi. Peki geçen ay Suudi Arabistan'daki Arap-İslam-Amerika zirvesine katılanlardan biri kimdi? Maldiv Cumhurbaşkanı Yameen Abdul Gayoom. Pekii, sadede geleyim, Maldivler’in bu Suudilerden çıkarı ne? Tabii ki nakit para yardımı ve yatırım yapma sözü. Hayat ne kadar garipti ve bize ne kadar da ilginç şeyler sunuyordu…
 
 
Yılmaz Morgül, “Hızlı yaşayıp genç öleceğime kızlı yaşarım. Hahahaha.” diye tivit atalı 4 yıl kadar oldu.
 
Kafamda bazen ilginç fikirler beliriyor ancak bir türlü anlatamıyorum. Böyle kimi şeylere hot meyilli olmak gibi. Bir Zara’da siyah kumaş pantolon-beyaz gömlek ikilisiyle dolaşıp teyzelerin pileli etek, gümüş bilezik, “bu ayakkabının 36’sı yok mu?” sorularına maruz kalmak gibi. Rüyada görülen ak sakallı dede ile berbere gitmek ya da taksicide vuku bulan konuşma isteği ile bendeki konuşmama isteği kesiştiğinde “larda yüzen al sancak” diye bağırmak istemek gibi. Olmadı millet olarak bir filmde bornozlu bir kadın gördüğümüzde beklentiye girmeden duramamamız gibi…
 
O değil de şimdi ben önceden başladığım açlık grevimi evimde sürdürmeye devam etsem, evimde ölemiyor muyum? Yaka paça sürüklenerek alınıyor muyum dama? “Ayağında diken yarası olmayan, sinesine gül kokusu süremezmiş.” Sen kurban ol lan bu cambaza. Bu ne alaka şimdi onu ben de anlamadım. Zaten hayat pek ortaya karışık...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 52
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1482
Kayıt tarihi
: 17.10.08
 
 

*Liberal muhafazakar, oldukça postmodernist ve meritokrat bir gezgin  *Kuleli - Galatasaray - Boğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster