Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ekim '09

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
787
 

Örtünmek

Örtünmek
 

Örtünmek, önce hakarete uğrama sebebidir.

Örtünmek, okuldan uzaklaştırma sebebidir.

Örtünmek, işinden ve aşından edilme sebebidir.

Örtünmek, kitlelerin baskı altına alınma sebebidir.

Örtünmek, partilerin kapatılma sebebidir.

Örtünmek, hükümetlerin yıkılma sebebidir

Ve örtünmek, bundan böyle savaş sebebi olacak gibi.

Gerek yazılarımda gerek konuşmalarımda, "mükemmelce bir örtünmenin, günümüz dünyasının Allah Teâlâ ile irtibatı anlamına geleceğini, özellikle bu coğrafyanın ancak örtünerek var olabileceğini, hem de tarihten gelen bütün görkemini donanarak insanlık sahnesinde güçlü bir şekilde kendini göstereceğini, örtüden sıyrıldığında da -Allah korusun- tarihten ve coğrafyadan silinip gideceğini." dile getiriyorum. Biliyorum; ilk etapta birileri, hatta örtünenlerin kendileri bile konuyu abarttığımı düşünebilir, fakat zaman ilerledikçe mesele daha da berraklaşacaktır.

Örtünenler açısından durum böyle olduğu gibi, örtünmenin karşısına dikilenler için de durum aynı derecede önemlidir, bu konu onlar için de bir hayat memat meselesidir. Örtüsüzleri kastetmiyorum, örtünmenin karşısına dikilip mücadele verenleri kastediyorum.

Evet, bugün yeryüzüne egemen olan güç odakları için petrol ne kadar savaş sebebi ise, su kaynakları ne kadar savaş sebebi ise, gittikçe artan bir şekilde ve kitleler halinde bayanların örtünmeleri de o derece savaş sebebidir.

Çünkü bugün yeryüzüne egemen olan Batı kaynaklı modernist ve seküler toplumların, sürdürdükleri hayat tarzlarının, felsefelerinin ve kültürlerinin en büyük sütunları, olmazsa olmazları; kadın cinselliğinin ön plana çıkarılmasıdır, örtüsüzlüktür, çıplaklıktır ve nikâhsızlıktır. Bütün bunlar, söz konusu güç odakları için petrolden, su kaynaklarından daha önde gelmektedir. Çünkü petrol ve su, onların böyle bir hayatı sürdürebilmeleri için sadece birer araçtır, aslolan böylesi bir hayatı yaşamaktır. Onların her şeyleri çıplaklık üzerine, kadın cinselliği üzerine bina edilmiştir. Ticaretleri, ekonomileri, sanayileri, edebiyatları, romanları, hikâyeleri, ekranları ve bütün medyaları özellikle örtüsüzlük üzerine kurulmuştur.

Ne var ki, günümüz dünyasında İslam hızlı bir şekilde yükselişe geçmiştir. Yükselen İslam'ın en belirgin yüzü ise tesettüre bürünen bayanlardır. Bundan önceki devirlerde İslam'ın görünen yüzü belki akıncılardı, mücahitlerdi, fetihlerdi... Günümüz dünyasında Allah'ın nurunu yeryüzüne yayma görevi Müslüman kadınlara, Müslüman kızlara ait olacaktır. Artık bundan böyle İslam denilince akla ilk gelecek olan şey, tesettürlü bayanlar olacaktır.

İslam'i yükselişle birlikte kadının örtünmesi demek, cinselliğini geri plana çekerek şahsiyetini ön plana çıkarması demektir, yani onların bütün sermayelerinin ellerinden alınması demektir, sistemlerinin en büyük sütununun yıkılıp yerle bir olması demektir.

Onun için, İslam'ın yükselişi ve özellikle bayanların artan bir şekilde örtünmeleri karşısında söz konusu güç odaklarının sessiz kalacaklarını, bu işi kendi oluruna bırakacaklarını, mücadeleye son vererek pes edeceklerini beklemek saflıktır.

Seküler, modernist ve kadın cinselliğine tapınan Batı dünyasının örtünmeye karşı Türkiye kadar gaddar olmadığını, daha anlayışlı olduğunu, hatta üniversitelerinde örtünmenin serbest olduğunu, dolayısıyla Batıda ve Batılı hayat tarzının egemen olduğu toplumlarda örtünenlerle örtüsüzler arasında bir gerginliğin söz konusu olmayacağını ileri sürecek olursanız, şu noktaları unutmamanızı hatırlatırız.

Birincisi: Batı emperyalizmi, ülkelerinde kendi hayat tarzını tehdit etmeyecek boyutlardaki az miktardaki bir tesettürü, demokrasileri için bir çeşni ve zenginlik kabul etmekte, hatta ne kadar özgürlükçü olduklarını göstermek için bunu bizlere karşı koz olarak kullanmaktadırlar. Tesettür ne zaman kendi hayat tarzlarını tehdit edecek boyutlara vardı, siz onların kim olduğunu hele o zaman bir seyredin.

İkincisi: Batı emperyalizmi örtünmeye ve Müslümanca hayat tarzına karşı verdiği savaşı, şimdilik kendi coğrafyasının dışında, başkalarının topraklarında, yani bizim topraklarımızda sürdürmektedir. Mecbur kaldığında bu savaşı kendi topraklarında da vermekten geri durmayacağının işaretlerini görmekteyiz.

Tarih, bu gerginliği defalarca yaşamıştır. Aziz şehid Hz. Yahya Aleyhisselam bu konunun zirvesindeki biricik sembolümüzdür. Saray etrafında çöreklenen ve ahlaksızca bir hayat süren sosyete gurubu, Hz. Yahya Aleyhisselam'ı sürdürmekte oldukları ahlaksız yaşantıları için en büyük tehdit olarak görmüşlerdir. Hayâsızca sürdürülen bu yaşantı biçiminin üstüne üstüne giden, saray ve çevresinde oluşan bu kokuşmuş yaşantı biçimini hedef alan Hz. Yahya Aleyhisselam, önce hapse atılmış ve sonra da mübarek başı kesilerek fuhuş düzeninin önüne bir tepsi içerisinde sunulmuştur.

Yüzyıla yakındır Türkiye'ye egemen durumdaki oligarşi, örtünmeye öylesine düşmandır ki, bu konuda gücünün yettiği her şeyi ortaya koyacaktır. Bugün AKP için açılan kapatma davasındaki iddiaların tamamı dönüp dolaşıp örtünme üzerinde yoğunlaşmaktadır. Dahası, bundan önce kapatılan aynı kulvardaki partiler de örtünme üzerinden kapatılmışlardır.

Birtakım siyasi değişikliklerle üniversitelerde başörtüsü serbest bırakılsa bile, hayatın diğer alanlarında yasağın sürmesi örtünenleri, örtünmek isteyenleri kesinlikle tatmin etmeyeceği gibi, örtü düşmanlarının direnişi de artan bir hızla sürüp gidecektir.

Şimdi siz örtünme meselesinin bir kanunla, bir yönetmelikle halledileceğini ve artık bu konunun tamamen kapanıp gideceğini ve gündemden düşeceğini zannediyorsanız, büyük bir yanılgı içindesiniz...


Bu yazıyı okuduğumda çok etkilenmiştim. Evet Türkiye'de örtünmek birçok şey maruz kalma sebebi. Türkiye özgür bir ülke değil çifte standartın uygulandığı çok alanlar var özellikle din ve başörtüsü konusunda. İşe başörtüsüne türban demekle başlandı ki türban fransiz kadınların başını örtme tarzı bizim dinimizde yok. Üniversiteler, kamu alanları ve birçok yere başörtüsüyle girme yasağı, sokakta örtülü bir bayan gördüğünde tepkili bakışlar ve haklarını savunduklarında ağır itham ve tepkiler. Türkiyede şöyle bir durum var bence benim platformumdaysan sana özgürlük ve değilsen öyle bir hakkın yok. Birbirimize saygı duymasını öğrenmediğimiz sürece ilerleyemeyiz ve hep olduğum yerde kalacağız...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yani açılmaktan bahsediyorum. Yasakları biz insanların kafalarının üstündeki örtüye bakarak koyuyoruz. Düşüncelerinde hür bir millet değiliz olamadık; bugüne denk. Aslında bunu savunanlara; yani Laikliklik elden gidiyor diye nara atanlara şunu söylemek isterdim; Soyunmayı çağdaşlıktan sanan ahmaklar sürüsü; Soyunmak çağdaşlıksa maymundan çağdaşı yok. Bütün bedeni kapalı ama KIÇI açıkta. Çağdaşlık bilimde, hukukta, kendi oluşturduğumuz ve değerini düşürdüğümüz kişilik haklarımızda yenilik olması. Örtü peşinde koşacağına; git bir buluş yap. Bunca yıldır ; sağcı-solcu, başörtülü-başörtüsüz..vb gibi incir kabuklarını doldurmayacak meselerle ne biz çağdaş oluruz; nede tam bağımsız bir devlet oluruz...

OsMn 
 28.06.2010 18:33
Cevap :
Tebrik ediyorum hatta ayakta alkışlıyorum.. Ama biz nedersek diyelim anlatamayacağız bunu insanlara benim başımdaki örtüye takarlar üniversiteye sokmazlar ben açarım başımı ama kafa aynı yine yapacağımı yaparım. İnsanlar sap samanı ayırt edemiyorlar şekilci bi millet olmuşuz onların çağdaşlık dediği şey ve ve geleceğinden umutlu oldukları gençlerimiz modayı yakından takip eden sosyetik her tarafı açık ama başbakanın ismini bilmeyen gençler :)ne deyim hayırlı olsun o gençlik onlara....yorumunuz için teşekkürler...  29.06.2010 18:49
 

Örtünmek, örtünmek isteyenin hakkıdır. Ama bunu örtünmek istemeyen hatta bu isteğini senin örtünü de yok ederek yaşamak isteyen bir düşüncenin anlayabileceği bir hak arayışıyla aramak, onunla bilmediği bir dille konuşmak gibidir. İşaretlerle ve bakışarak bile bir sonuca varamazsınız çünkü bu; senin beyaz gördüğünü onun siyah görmesidir ve mesele de her iki tarafında kendi görmüş olduğuna bir renk diye haklı olarak sahip çıkmasıdır. Çözümse renklere özgürlük ve renk körlerine eşitlik sağlamaktır. Bunu sağlamanın yolu ise, herkesin kendisinin de bir renk körü olabileceğini varsaydığı gelişmişliğe toplumu kavuşturabilmektir.

HisMajestyE 
 21.05.2010 6:32
Cevap :
Ama bunu bizim toplumda sağlamak çok zor. Malesefki medeniyiz diye bas bas bağıran bizler düşüncelerimiz ve saygı özürlü olmamız bizim ne kadar geride kalmışlığımızın bir göstergesidir. Yorumunuz için teşekkürler...  22.05.2010 7:43
 

Yazmış olduğunuz bu blog Kurşunkalem 2009 - MB'de en çok önerilen 10 blog ödülleri' ne aday gösterilmiştir. Konuyu blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=209651 'dan takip edebilirsiniz. Bol şanslar.

kurşunkalem 
 02.12.2009 18:15
Cevap :
Böyle bir yazıyı ben yazmış olmak isterdim.Yorumumdada belirttiğim gibi ilk okuduğumda çok etkilenmiştim.Başörtüsü Türkiyenin en büyük sorunlarından birtanesi.İnsanlara bazı gerçekleri göstermek için paylaştım bu yazıyı. Bu kadar ilgi görmesi ve aday olması buna vesile olmak çok mutlu etti beni...  02.12.2009 23:24
 

Büşra kardeşim bu güzel, nitelikli ve Hakk'la donatılmış yazınızı okumakta biraz geç kaldığım için hakkınızı helal ediniz. Örtünerek Allah-u Teala'nın emirlerine uymak adına yapmış olduğunuz bu MÜCAHEDE'niz mübarek olsun. Yorumlara da göz gezdirdim. Malum olduğu üzere bu hayat bir imtihan üzerine kurulmuştur. Adı üzerine 'imtihan' zorlu ve meşakatlidir. Bu açıklamaları şahsınıza yapmıyorum, zaten bu içerikte bir yazıyı kaleme almış olmanız bunun farkında ve bilincinde olduğunuzun remz'idir. Ben bunları, bu sayfaya yazarak müsadenizle tarihe bir not düşmek ve şahsınız vesilesiyle Hakk'ı savunanlar tarafında olduğumu belirtmek için yazıyorum. Allah (C.C.) sizden razı olsun, Rabbim bizleri; Sırat-i Müstakim üzerine, Sünnet-i Seniyye üzerine yaşamayı düstur edinen ve Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'in Ahlakıyla ahlaklanmayı başaranlardan eylesin İnşaallah...

Yorum Dükkanı 
 04.11.2009 14:16
Cevap :
Amin. Allah razı olsun o güzel yüreğinizle yanımda ve yanımızda olduğunuzu bilmek inanın beni onurlandırıyor. Son günlerde Mevlam her yönden bi imtihana tabi tuttu beni yine onun verdiği sabırla atlatıcam. Hele ki sizin ettiğiniz bu güzel dualarında bana çok büyük yardımı olacağından eminim. Yorumunuz ve güzel yüreğinizle yanımda olduğunuz için teşekkürler...  04.11.2009 17:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 31
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 1169
Kayıt tarihi
: 28.04.09
 
 

24.07.1984 Sakarya doğumluyum... Hayatım hep yoğun geçer hem çalışıyorum hemde okuyorum... Bana iyi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster