Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ağustos '10

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
21559
 

Oruç kimlere farzdır? Kimlere farz değildir?

Oruç kimlere farzdır? Kimlere farz değildir?
 

Onbir ayın sultanı Ramazan, hepimize hayırlı olsun..


İslam ibadetlerinin hepsinin kendine ait sırları ve önemi vardır. Ancak oruç ibadetinin önemi bir başkadır. 

Yüce Allah oruç hakkında’’İnsanın oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, onu nefsime izafe ediyorum, mükafatını da ben vereceğim’’ buyurmuştur. 

Ancak dinimiz tüm ibadetlerde olduğu gibi, oruç ibadetinde de belli başlı özelliklere sahip olanları mükellef tutmuştur. 

Oruç ibadeti kimler farzdır? Kimlere farz değildir? sorularının doğru cevaplarını bulmak için diyanetin sitesinden araştırdım.. Oradaki bilgilere göre; 

Oruç ibadetinin temel hedefi; İnsanları takvaya eriştirmektir. Bu bizzat Kur’ân-ı Kerim’de “Ey iman edenler! Allah’a karsı gelmekten sakınmanız ve takvaya erişmeniz için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı (…)” (Bakara: 2/183– 184) seklinde ifade edilmektedir 

Oruç (ibadeti) kimlere farzdır? 

Akıllı, ergenlik çağına ulaşmış ve oruç tutmasına engel bir mazereti olmayan her Müslüman’ın Ramazan orucunu tutması farzdır. 

Biraz daha açarsak; 

1. Müslüman olmak: Oruç ibadetinin bir kimseye farz olması için, o kişinin Müslümanlığı kabul etmiş olması gerekir. Müslüman olmayan kimseler, böyle bir ibadeti yapmaya zorlanamaz. 

2. Ergenlik çağında ve akıllı olmak: İbadetlerin farz olması için bulunması gerekli olan şarlardan biri de o kimsenin ergenlik çağında ve aynı zamanda akıllı olmasıdır. Zira henüz belli bir yaşa (ergenlik) gelmemiş kimseler İslam’da mükellef kabul edilmemişlerdir. Bu anlamda çocuklar ve ergenlik yaşına ulaştığı halde akıldan mahrum olanlar, bu ibadetten muaf tutulmuşlardır. Bu hususu Resûlullah (sav) şu beyanlarıyla bildirmişlerdir: “Üç kişiden sorumluluk kaldırılmıştır: Buluğ çağına erinceye kadar çocuktan, aklı yerine gelinceye kadar deliden, uyanıncaya kadar uyuyandan.” (Buhârî, Hudûd 22) 

3. Oruç tutmaya güç yetmek, engel mazereti olmamak ve yolcu olmamak: Orucun farz olması için, mükellefin beden itibariyle sağlıklı olması, hasta olmaması ve mukim olması gerekir. Bedenen oruç tutmaya muktedir olmayanların, hastaların ve seferde olan kimselerin oruç tutmaları farz değildir. Ancak bu kimseler yine de oruç tutacak olsalar, tutmuş oldukları oruç geçerlidir. Şayet kendilerine verilen bu ruhsatı kullanır da tutmazlarsa, o zaman da tutmadıkları gün sayısı kadar daha sonra tutarlar. 

* Oruç (ibadeti )kimlere farz değildir? ( Hangi hallerde oruç tutulmayabilir? ) 

İslâm dini, kişileri güçleri nispetinde sorumlu tutmuş, güçlerini aşan veya sıkıntıya yol açan durumlarda kolaylaştırıcı hükümler getirmiştir. 

Aşağıdaki mazeretlere sahip kimselerin Ramazanda oruç tutmakla yükümlü olmayıp daha sonra kaza etmelerine veya yerine fidye vermelerine ruhsat tanınmıştır: 

1- Yolculuk; Yolculuk, Ramazan ayında oruç tutmamak için ruhsat olarak kabul edilmiştir. Yolculuk esnasında tutulmayan oruçlar, daha sonra kaza edilir. 

Kuran’da “Ey inananlar! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allah’a karsı gelmekten sakınasınız diye, size de sayılı günlerde farz kılındı. içinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca dayanamayanlar, bir düşkünü doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa, o iyilik kendisinedir. Eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha iyidir.” buyrulmaktadır (Bakara 2/183-184). 

Geceden oruca niyetlenip de, gündüz yolculuğa çıkan kimse, dilerse bu orucunu bozar, dilerse tamamlar. Geceden oruç tutmaya niyetlenip gündüz ise yolculuğa çıkmak zorunda olan kimse yolculukta zorluk çekerse orucunu bozabilir. Ancak orucunu tamamlaması daha uygundur. 

2-Hastalık; Oruç tuttuğu zaman, hastalığının artmasından veya uzamasından endişe edilen kimse ile, hastalığı sebebiyle oruç tutmakta zorlanan kişilerin Ramazan ayında oruç tutmayıp, iyileştikten sonra bunları kaza etmelerine izin verilmiştir. Yukarıda zikredilen ayet buna işaret etmektedir. Uzman bir hekim tarafından oruç tutması halinde hasta olacagı bildirilen kimse de hasta hükmündedir. 

3- Hamilelik ve Çocuk Emzirme: Oruç tutmaları kendilerine veya çocuklarına zarar vermesi halinde, hamile kadınlar oruçlarını tutmayabilirler. Emzikli kadınlar da, sütlerinin kesilmesi ve çocuklarının zarar görebileceği durumlarda oruç tutmayabilirler. 

4-Zor Ve Meşakkatli islerde Çalışmak: Oruç tuttuğu takdirde sağlığına bir zarar gelmesinden korkan kimse, orucunu tutmayabilir. Bu durumda olanlar, izinli oldugu günler veya uygun zamanlarda tutamadıkları oruçları kaza ederler. Bir zorunluluk olarak, agır islerde çalışmak zorunda olan kişilerin oruçlu olarak çalıstıkları takdirde saglıkları risk altında kalacaksa ramazan ayında tutamadıkları oruçlarını uygun bir zamanda kaza ederler 

5-Yaslılık: Oruç tutamayacak kadar yaslı olan kimseler, oruç yerine fidye verebilirler. Bakara suresinin 184. ayetinde, bu şekilde olup da oruca güç yetiremeyenlerin, oruç tutmayıp fidye vermeleri gerektiği hükme bağlanmıştır. İyileşme umudu olmayan hastalar da aynı hükme tabidir. 

************** 

Allah Teala'nın, "mükafatını ben vereceğim" buyurduğu yegane ibadet oruçtur. 

Bu itibarla da onun genişliğini, derinliğini ve Hak indindeki değerini kavramak, ona bir kıymet biçmek mümkün değildir. Dolayısıyla onun mükafatını vermeye Cenabı Allah!tan başka kimsenin gücü yetmez. Yüce Allah oruç sevabını bizzat takdir etmiş ve onu öbür alemde bir sürpriz olarak verme vaadinde bulunmuştur. 

Bu mükafatın en önemli vesilesine de ‘’Çünkü oruç tutan kulum, yemesini içmesini benim için terk ediyor ‘’ sözüyle buyurmuştur. 

Bir hadisi şerifte oruçla ilgili olarak; Ramazan-ı şerifte, oruç tutmak çok sevaptır. Özürsüz oruç tutmamak büyük günahtır. (Özürsüz, Ramazanda bir gün oruç tutmayan, bunun yerine bütün yıl boyu oruç tutsa, Ramazandaki o bir günkü sevaba kavuşamaz) buyrulmuştur. (Tirmizi) 

Yararlanılan kaynak; 

http://www.diyanet.gov.tr/turkish/duyurular/dok/oruc.pdf 

Herkese hayırlı ramazanlar diliyorum. 

Sevgi ve ışıkla. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu güzel ve hikmetli yazı için sizi tebrik ediyorum. Tüm İslam alemiyle birlikte orucumuzu tutacağız inşaAllah. Allah için yapılan her ibadet ayrı güzel. Ramazan ayı çok hayırlıdır. İnsan her nimet için ayrı ayrı şükreder, her gün Rabbine daha da yaklaşır. Her nimetin kendisi için özel olarak yaratıldığını anlar. Bu dünyada herkese ahirette yanlızca inananlara verileceğini düşünür. Saygılarımla

Ahmet Secer 
 10.08.2010 16:41
Cevap :
Beğeninizle mutlu oldum Ahmet Bey... Ayrıca yine anahtar bir cümle kullanmışsnız '' Bu dünyada herkese, ahirette yalnızca inananlara''.. Değerli katkınız için çok teşekkür ederim. Hayırlısıyla,sağlıkla huzurla bu mübarek ayı tamamalamamızı nasip etsin Rabbim. Saygılarımla.  10.08.2010 17:29
 

Sizin vesilenizle, MB ailesine, Türk Milletine ve cümle ümmet-i Muhammede rahmet ve bereketi bol bir Ramazan niyaz ediyorum. Sevgi, hürmet ve muhabbetle

Murat HACIOĞLU 
 09.08.2010 16:33
Cevap :
Şahsım ve okurlar adına çok teşekkür ediyorum Murat Bey.. Allah hepimize hayırlısıyla tamamlamayı nasip etsin. Sevgi, hürmet ve muhabbetle.  09.08.2010 16:52
 

Mübarek bir ay olan Ramazan-ı Şerif ayının hakkınızda ve hakkımızda hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah'tan niyaz ederim. Sağlıcakla Kalın... Selam ve Dua ile...

Yorum Dükkânı 
 09.08.2010 13:52
Cevap :
Çok teşekkür ederim Sv Yorum Dükkanı, Allah razı olsun.. Ben de Yüce Rabbimden sizlere ve hepimize hayırlara vesile olmasını dilerim. Selam, sevgi ve saygılarımla.  09.08.2010 17:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 296
Toplam yorum
: 628
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 5236
Kayıt tarihi
: 22.11.08
 
 

Öğretmenlik yapıyorum ve anneyim. Çocukları çok seviyorum. Yüreği sevgi dolu olan insanlara, sela..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster