Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Şubat '19

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
53
 

Oscar'ın Gerçek Yüzü

Dün gece Digiturk’den canlı yayınlanan Oscar töreninin tamamını sabırla izledim. 

Digiturk’ün, Yekta Kopan liderliğinde hazırlanan Oscar Gecesi programı ise tören Amerika’da başlamadan saatler önce yayındaydı. Yekta Kopan’ın enerjisi gece boyu yüksekti, gülümsemesi, pozitif yorumları ve naif esprileri ile programı sonuna dek izletmeyi sağladı.

Hande Doğandemir’in ise elbisesi güzeldi.

Tören öncesi program iki bölümden oluşuyordu, Melis Behlil ve Mehmet Açar ile adaylıkların yorumlandığı bölüm ve Ceylan Atınç ile kırmızı halı değerlendirme bölümü. Mehmet Açar ve Melis Behlil’in konuya hakimiyetlerine hayranım. Gece boyu yerinde yorumları, analizleri ve öngörüleri ile izlenmeye değerlerdi. Ceylan Atınç’da kendi alanında donanımlı bir hanımefendi ancak TV programına değil de bizzat törene katılacakmış gibi hazırlanmıştı. Kıyafeti fazla iddialıydı.Törene katılan Hollywood ahalisini görünce, Ceylan Atınç’ın pek çoğundan şık olduğunu düşünmeden edemedim.

 

Saat iki sularında kırmızı halı töreni başladı. Başlar başlamaz da, kırmızı halı sunucularından biri olan  Billy Porter’ın  kıyafeti gündeme bomba gibi düştü. Oscar, daha başlamadan sosyal medya sallanıyordu.Halı ve kıyafet konusunu pek anlamam.Yine de iyi hazırlanmış bu  kırmızı halı geçit töreni kendini izletiyor. Dolby Theater girişinin dört farklı noktasında konuşlanmış sunucular, birbirinden ilginç ve eğlenceli konuk ile röportaj yapıyorlar ve diğer yandan halı üzerinde arz-ı endam eden hanımları ve beyleri yorumluyorlardı. Pembeler, fuşyalar, cırt kırmızıların havada uçuştuğu, ortaokul mezuniyet töreni kıyafetleri, hediye paketi gibi fiyonklanmış acayip elbiseler, mahrem yerleri cömertçe sergileyen tüller, yırtmaçlar, transparanlar… Erkeklerde ise kadife ceket ve papyon ile düğün salonu modası hakimdi.

 

Oscar töreni bu yıl sunucusuz yapıldı. Bir önceki yazımda anlatmıştım, Kevin Hart son dakika kırmızı kart görünce, akademi töreni sunucusuz yapmaya karar vermiş. Sunucusuz bir törenin nasıl olacağı merak konusuydu ama iyi idare ettiler.

 

Tören, Queen ‘in Adam Lambert eşliğinde sergilediği canlı performans ile başladı ve mükemmeldi. Salon ayakta, heyecan dorukta.

Törenin hemen başında sahneye çıkan Maya Rudolph,Tina Fey ve Amy Poehler ,lafı  Netflix’e dokundurup bonusları toplarken, “Yardımcı Kadın Oyuncu” ödülünü sundu ve daha başlangıçta yüksek bir tempo ile geceye başlandı.

 

Törenin izlenme oranı son yıllarda ciddi anlamda düşmüş, 40% lardan 20% li rakamlara düştüğü söyleniyor. Nasıl düşmesin; kabak tadı veren ödül politikası, sıkıcı showlar, uzun teşekkür konuşmaları vs…

Akademi bu yıl izlenme oranını arttırmak için seyircilerin online katılabildiği oyun/yarışma düzenlemişti ve seyirciye de ödüller dağıtıldı ama etkili oldu mu bilemiyorum.

Tören bu yıl jet hızıyla yapıldı, performanslar ve teşekkür konuşmaları kısaltılmıştı, showlar abartısızdı.

Queen dışında, Bette Midler ve Lady Gaga’nın canlı performansları da mükemmeldi.

Barbara Streisand, ayakta alkışlandı, gecenin en havalısıydı. Ama Bette Midler ile beraber cenin yediklerine kanaat getirdim.

Çok iyi bir yönetmen olmasına rağmen akademinin dikkatini henüz çeken Spike Lee, gecenin en çarpıcı konuşmalarından birini yaptı. Siyahların varoluş mücadelesine, Trump politikalarına dokunarak değindi, seçimlerde doğru olanı yapalım gibi şeyler söyledi. Gecenin en renkli, en sevimli siması Spike Lee, ödülünü sunan Samuel L. Jackson’ın kucağına atlayarak Oscar tarihine geçecek bir anı yarattı.

Rami Malek ve Lady Gaga duygusal konuşmalar yaptılar. İnanırsan yaparsin minvalinde etkileyici şeylerden söz ettiler.

Oliva Colman, çok tatlıydı.Ödülü aldığına kendisi bile inanamıştı, Glenn Close’dan özür diledi vs…

Bu yıl da En İyi Film ve En İyi Kadın oyuncu hariç tüm kategorilerde favoriler kazandı.

Ve tüm bunlar Oscar’ın görünen yüzü.

Gerçekte neler olup bitiyor,

Amerikan Sinema endüstrisi ne yapıyor, Oscar nereye gidiyor?

Bilindiği üzere akademi jurisi, yedi binden fazla sayısı olan  kalabalık bir ekip. Çoğunluğu endüstri çalışanları, oyuncular, yapımcılar vs… Juri ortak karara varmak sureti ile değil bireysel oylamalarla karar veriyor. Son yıllarda kemikleşmiş, yaşlı, beyaz ve erkek egemen Oscar jürisi yenilenmeye başladı. Toplam sayı artarken toplam içindeki kadın, genç ve beyaz olmayanların da sayısı da arttı. Hollywood’un Trump karşıtı politikaları ile desteklenen akademi, muhafazakar Amerika’lıların aksine eşcinselerin, siyahların ve göçmenlerin sorunlarına odaklanlanmaya başladı. Politik etkiler dışında, akademi içindeki genç kesim, seyircinin beğenisine daha fazla önem veriyor.

Eleştirmenler nezninde hiç şansı olmayan Bohemian Rhapsody ya da Black Phanter gibi filmlerin adaylıkları biraz da bu durumdan kaynaklanıyor.

 

Para-Çokomel

Akademi, sinema ödülleri piramidinin en üstünde yer alıyor. Venedik ya da Cannes gibi önemli festivaller izleniyor, Golden Globe, Bafta, SAG gibi ödül organizasyonları yakından takip ediliyor.

Öte yandan, bir filmin festivallerde gösterimi, dergilere haber olması, TV‘lerde reklamının yapılması, bazı önemli gazetelere konu olması filmin ticari başarısı için yapılması gereken yatırımlar. Yapımları öne çıkarmak için uzman stratejistler ile çalışıyor ve filmin bütçesi kadar tanıtım ve promosyon bütçeleri harcanıyor. Yani Oscar tedasüflere değil para-çokomel eğrisine dayanıyor.

 

Filler ve Çimenler

İşin bir de bilinçaltı boyutu olduğunu düşünüyorum. Doğası gereği isyankar olan insanoğlu, bu aralar mutsuz . Mutsuzluğu kollektif öfkeye dönüştürerek yönetmek ise yüz yıllardır kullanılan bir yöntem. Bazen din, bazen milliyetçilik kisvesinde ortaya çıkan bu öfke nice savaşlara nice katliamlara yol açtı, tarihi biraz düşünmek yeterli. Şimdi de mutsuz insanlığın önünde, cinsiyet eşitsizliği, göçmenlik ve siyahilerin ezilmesi seçenekleri sunuluyor. Hepsi evrensel sorunlar, sosyal medya ve popüler sanatı da kapsayan kitle iletişim araçları sayesinde etkisi güçlenerek artıyor.

 

Basit bir kırmızı halı dedikodusu ya da “tüm tahminlerim tuttu” edasıyla bakılan Oscar dünyası aslında çok daha karmaşık.

 

Bu yıl, aday gösterilen 212 kişi arasından kazananların tam listesini, veriliş sırası ile aşağıya ekledim.

 

İsimleri bir de yukarıda yazdıklarıma bakarak değerlendirmek ister misiniz?

 

  1. En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu /Regina King
  2. En İyi Belgesel/Free Solo
  3. Saç-Makyaj/Vice
  4. Kostüm/Black Panther
  5. Prodüksiyon Tasarımı/Black Panther
  6. En İyi Sinematografi/Roma
  7. Ses Kurgusu/Bohemian Rhapsody
  8. Ses Mixaj/Bohemian Rhapsody
  9. En İyi Yabancı Dilde Film/Roma
  10. En İyi Kurgu/Bohemian Rhapsody
  11. En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu/Mahersala Ali
  12. Animasyon/Spiderman
  13. En İyi Kısa Animasyon/BAO
  14. En İyi Kısa Belgesel/Period,end of sentence
  15. En İyi Görsel Efect/First Man
  16. En İyi Kısa Film/Skin
  17. En İyi Özgün Senaryo/Green Book
  18. En İyi Uyarlama Senaryo/Blackkklansman
  19. En İyi Film Müziği/Black Phanter
  20. En İyi Şarkı /Shallow
  21. En İyi Erkek Oyuncu /Rami Malek
  22. En İyi  Kadın Oyuncu /Oliva Colman
  23. En İyi Yönetmen/Alfonsu Cuaron
  24. En İyi Film /Gren Book

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 136
Kayıt tarihi
: 09.05.18
 
 

Dünyadaki milyonlarca çalışan anneden biriydim.İstanbul'un karmaşası içinde;  müşteriler, sunumla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster