Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Aralık '13

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
11498
 

Osmanlı'da sadaka taşları

Osmanlı'da sadaka taşları
 

Sadaka Taşı


Kelime anlamı, İçten bağlılık, sağlam, güçlü dostluk olan  Sadaka; yardıma muhtaç kimselere karşılıksız olarak yapılan yardımlardır.  Yapılan herhangi bir yardım veya iyiliğin sadaka sayılabilmesi için şu üç özelliğin birlikte bulunması gerekmektedir. 1- Allah rızası için yapılmalıdır, 2- Özellikle fakir ve ihtiyacı olan kişilere yapılmalıdır, 3- Karşılıksız olarak yapılmalıdır.

 Ben Osmanlıcı değilim hatta Osmanlı yönetimini de fazlası ile Türk olarak algılamıyorum, varlığını ganimet ve saldırı üzerine oturtmuş, Osmanlıyı, edindiği arazileri üzerinde oturanlara vererek onlardan vergi alınması sistemiyle yaşamını idame ettiren göçebe ve çadır kültüründen gelen bir devletti diye düşünüyorum. Ama bütün bu dar anlamdaki üst yapı düşüncem  Osmanlı devletinin yönetim uygulamaları ile sosyal projeler konusunda kendine özgü karakteri ve genlerin  varlığını inkar etmiyor. Osmanlı’nın özellikle genişleme ve gelişme döneminde gerçek anlamda hayır ve yardımlaşma konusunda çok ince olduğunu ve çok duyarlı olduğunu yapılan bazı uygulamalarda görmekteyiz. Ramazanlarda misafire verilen diş kirası bu uygulamalardan bir tanesi.  Ama günümüze kadar gelen sadaka taşları ise sosyal yardımlaşmanın en güzel örneklerinden biridir. Osmanlıda camilerin önünde, büyük meydan ve alanlarda, kütüphane gibi sosyal kurumların önlerinde  veya yan kısımlarında 1,5 veya 2 metre yüksekliğinde genelde granitten ve üst tarafı oyuk bir taş bulunurdu. Bu taşın toplumsal yapıdaki adı sadaka taşıydı. Genel alışkanlık itibariyle akşam karanlığında camiye giden insanlardan o gün hayır ve yardım vermek isteyen ve buna durumu uygun olan insanlar yardımlarını bu taşın oyuk kısmına bırakırdı. Paraya ihtiyacı olan insanlarda sadaka taşlarının oyuklarında ihtiyacı olduğu kadar parayı oradan alırdı. 17. yüzyıl İstanbul'unu anlatan bir Fransız gezgin, üzerinde para bulunan bir taşa tam bir hafta boyunca kimsenin gelmediğini yazmıştı. 

Konya, Erzurum, İstanbul gibi şehirlerde bu taşların olduğu rivayet ediliyor. İstanbul'un dört yerinde sadaka taşı vardı: Üsküdar'da Gülfem Hatun Camii'nin avlusunda, yine Üsküdar Doğancılar' da, Karacaahmet' te ve Kocamustafapaşa' daydı. Bugün bu taşlardan sadece bir tanesi, Doğancılar' da dikili olanı, ama o da yarısından fazlası toprağa gömülü vaziyette duruyor.  

Günümüz koşullarında kardeşin kardeşe borç vermediği bir dönemde bu uygulama garip gelip yadırganabilir. Ama Osmanlı Avrupalıların bahsettiği gibi dışarıya karşı barbar görünse de iç yapısında söylenilenlerin aksine dönemindeki yönetimlerin içinde yeryüzündeki yardım sever ve en alçak gönüllü uygulamaların temsilcisiydi. Paraya ihtiyacı olan utanmasın darda kalmasın diye ve sadaka taşına parayı koyan kişiye karşı boynu bükük kalmasın diye bırakan gece bırakır ve alanda gece alırdı. Hadi ihtiyacı olmayan alırsa o da artık Allaha havale edilirdi ama toplumda o terbiye ve saygınlık adına ahlaki bir norm oluşmuştu. imse, sadaka taşından ihtiyacından fazla para almazdı. Bu durum toplumdaki dilencilik sisteminin de önüne geçmekte ve  İslam dininin emrettiği en temel kuramlarında biri olan  "sağ elin verdiğini sol el görmemeli " cümlesinin gereği de yerine getirilmekteydi. Bu uygulama zengin fakir arasındaki sosyal dayanışmayı da sağlanmaktaydı.

Günümüzde, yaşadığımız yerleri hatta evlerimizdeki güvenlik korumaları dikkate alındığında ve yaşamın tüm vahşi rekabet koşulları göz önündeyken, sosyal devleti sadaka kültürü ile yönetme emarelerini izlerken, yardımlaşmayı ve fakire yardım bir şov  halindeyken, yazılı kanunlar ya da toplumsal meşruiyet düzeyinde mülkiyeti kendine ait olmayan bir taşınır malı, izinsizce alıkoyma, kullanma, nesneden menfaat temin etme had safhadayken, Osmanlıda  sadaka taşı uygulamasının sosyal olarak ne kadar sağlam bir norm ve nezaket taşıdığını itiraf etmek, söylemek gerekir, diye düşünüyorum. 

Sadaka Taşı örnekleri;

sadaka taşı çeşitleri

sadaka taşı

sadaka_tasi-1

 sadaka_taslari(1)

 sadaka_taslari49234_0da2e853db

sadaka3

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

sadaka-tasi_86360

osmanlıdan kalma sadaka taşı

Evlenerek başka aileye gitmiş ihtiyaç sahibi kız kardeşlere, ayrılmış oğlan kardeşlere, bunların çocuklarına, yani yeğenlere, amcalara, dayılara, bunların çocuklarına, hala ve teyzelere, kayınvalideye, kayınpedere, damada, geline ve akraba olmayan diğer ihtiyaç sahipleri konu komşuya, ihtiyaç sahibi öğrencilere sadaka verilmelidir. Diğer sadakalarda olduğu gibi, verilişte öncelik sıralaması; ihtiyaç sahibi yakın akraba, yoksa uzak akraba, yoksa komşu, yoksa bulunduğunuz yerden başlayarak, ihtiyaç sahibi diğer gruplardır.

Doğal afetlerde yardım malzemelerini yağmalayan bir topluma evrilmişken, çevremizde ihtiyaç sahibi onca mağdur ve fakir insan varken, fazladan malı ve parası olanlara şova kaçmadan, çaktırmadan pamuk eller cebe diyesim geliyor sevgi ile.

Nizamettin BİBER
 

gülsen tunçkal, Şennur Köseli bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Müthiş incelik, müthiş duygulu... Neden Osmanlıcı olmayayaım? Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 15.12.2013 17:12
Cevap :
Osmanlıcı olun efendim itirazım yok saygı duyarım, ifade ettiğiniz gibi inanılmaz bir incelik ve imrenilecek kodlar taşıyor selam ve saygılar.  16.12.2013 17:12
 

Merhaba, bilgiler için teşekkürler. Selamlar...

Mesut KARİP 
 10.12.2013 14:36
Cevap :
Merhaba, rica ederim Mesut bey, benden de selamlar.  10.12.2013 15:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 881
Toplam yorum
: 3742
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2549
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster