Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Şubat '09

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
3036
 

Osmanlı Devletinde Esb Süvar ve Ester Süvar

Osmanlı Devletinde Esb Süvar ve Ester Süvar
 

Esb (At) ve Ester (Katır) süvar Hecin Süvar (Deve) değil..


Osmanlı İmparatorluğuda kendi dönemindeki ortaçağ devletlerinin karakteristiklerini taşıyan bir devletti. Bu nedenle sadece Osmanlı Devletinde uygulanmayan, ortaçağ batılı devletlerinde de uygulanan “yasaklar”ın uygulandığı bir devletti. Başka bir deyişle ortaçağ devlet yapısı içerisinde yalnızca islamiyetin hüküm sürdüğü bir coğrafyaya özgü bir durum olmayıp, “öteki”nin belirlenmesinin din, dil esasları üzerine kurulu olduğu tüm coğrafyalarda geçerli bir yaklaşımdı. Bu yazıda Osmanlı İmparatorluğunu tarihsel gelişim süreci içerisinde “yasaklar tarihinin” bir parçası olan “ata binme” (esb süvar) ve “katıra binme” (ester süvar) yasağını “karamanlıca” bir eserde bulduğumuz bir belge üzerinden anlatmaya çalışacağız.

OSMANLI HUKUKUNDA DÜALİST YAPI

Osmanlı Devletinde 1839 yılında yayınlanan Tanzimat Fermanına kadar hukuk yapısını ikili bir yapı olarak şer’i hukuk ve örfi hukuk belirliyordu. Bu ikili yapıda kendi içerisinde iki kategoriye ayrılıyordu. Müslümana uygulanan hukuk, gayrimüslime uygulanan hukuk olarak uygulanıyordu. Gayrimüslime uygulanan hukuk ise Zımmilik Hukuku idi. Zımmilik statüsü her nekadar gayrimüslimlerin haklarını güvence altına almak amacıyla düzenlenmişsede bu durum onların müslümanlarla aynı haklara sahip oldukları anlamına gelmiyordu. Yasaklar ve sınırlandırmaların kaynağı toplumdaki sosyo-ekonomik nedenlerden değil, dinsel hukuktan (şer’i) kaynaklanıyordu.

OSMANLIDA ATA VE KATIRA BİNME YASAKLARI

Osmanlı döneminde tanzimata kadar padişahtan başka sadece Şeyhülislam, Anadolu ve Rumeli kazaskerleri arabaya binebilirdi. Bunun dışındaki devlet yetkilileri ancak ata binebilirdi. Alt düzey devlet memurları 17.yy.’a kadar ata da binemezlerdi. Müslüman olmayanların ata binmesi sözkonusu bile değildi. Bir gayrımüslim, ata binmiş bir müslümanla karşılaşacak olsa kenara çekilerek yol vermesi gerekirdi. Osmanlı tebaasının giyim kuşamı, silah taşıması, bineceği hayvanlar fermanlarla belirlenirdi.


1914 yılında “karamanlıca alfabe” ile yazan Anadolu Rumlarının eserlerinde “ata binme” (esb süvar - f.d.) ve “katıra binme” (ester süvar - f.d.) konusunda bulduğumuz bir yazı aşağıda verilmiştir:

İSTANBUL’UN ADET-İ KADİMESİ ETRAFINDA

İstanbul şehri, şehir-i avrupa kıtasında vaki isede şark devletlerinden addolunan Devlet-i Osmaniyenin ve hilafet-i muazama-i islamiyenin payitahtı olmakla bugün bile şark alemine mahsus bir çok adetin merkezidir. İşbu adet bundan 80-100 sene mukaddem (önce - f.d.) büsütün bambaşka imiş. Mesela ol vakit asar-ı terakki-i ahireden (son zamanlardaki ilerlemelerin eserleri - f.d.) bulunan şimendefer, tramvay, tünel ve saire gibi vasait-i muvasile (ulaşım vasıtaları - f.d.) olmadıktan başka, şeher (şehir - f.d.) dahilinde esb süvar (ata binmek) ve ester süvar (katıra binmek) olmak dahi herkese nasip değilmiş. İş ve sanaatları dolayısı ile esb süvar olmak mecburiyetinde bulunanlar dahi bu ihtiyaçlarını ancak hükümetin ruhsat-ı resmiyesi ile def ederler (giderirler - f.d.) imiş, ve belkide esb süvar olmak yerine canib-i hükümetten (hükümet tarafından - f.d.) ester süvar olmasına müsade olunur imiş. Bu bapta desteres (dest-res olmak - elde etmek - f.d.) olduğumuz varaka (belge - f.d.) maruzatımızı müeyyed (teyit etmek –doğrulamak - f.d.) bulunup, kıymet-i tarihiyesi olmağle (olmakla - f.d.) aynen dercedilir.

Suret-i Tezkere:

Darende-i Tezkire:[1]

Fenerli hekim usta Argiros ester süvar (katıra binmesine - f.d.) olmasına müsade olunmasını niyaz ve istida eylemiş, ve mersum[2] (adı geçen - f.d.) ol vechile etıbbadan (hekimler - f.d.) bulunduğundan bazı uzak mahallere gidecek olduğundan ruhsat olunmuş olmağle (olmakla - f.d.), mersumun (adı geçenin – f.d.) ester süvar olmasına asakir-i nizamiye zabitanı ve karkol (karakol - f.d.) memurları ve memurini saire taraflarından müdahale ve mümanaat (engel olma - önleme - f.d.) olunmamak içün canib-i seraskeranemizden işbu tezkere tahrir ve mersum yeddine (eline - f.d.) ita kılındı.

Fi 29 Cemazi-ül evvel sene 1252. (1836)

(Mühür)

Mehmet Halil Rifat

Serasker – Asakir-i Mensure ve Redif Rumeli ve Muhafızı - İstanbul


SON SÖZ:

Osmanlıda Tanzimata kadar süren düalist hukuk yapısı, tebaanın (reaya ve beraya) eşitlik ilkesiyle tanışmasıyla kökü ilk dönem islam uygulamalarına dayanan şekli ayrımcılık yerini batılı yaşam normlarıyla çağdaşlaşacaktır. Tıpkı benzer süreci batılılarında yaşadığı gibi...

Fehmi DİNÇER

Ankara 2009

Kaynaklar:

Alkan, Türker, Osmanlı Yasakları, 27.03.2003, Radikal.

Alkan, Türker, Yasaklı Toplum, 28.04.2002, Radikal.

Turan, Namık Sinan, 16.yy.dan 19.yy sonuna dek Osmanlı Devletinde Gayri Müslimlerin kılık kıyafetlerine dair Düzenlemeler, İktisat Fakültesi, İstanbul.


[1]Hükümetten alınan izin belgesi.

[2] Müslüman olmayanlar için adı geçen (merkum) anlamında kullanılan bir kelime.

Esb Suvar: Ata binmek

Ester Suvar:Katıra binmek

Hecin Suvar:Deveye binmek



Fotoğraf:
http://animalphotos.info/a/topics/animals/mammals/mules/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 109
Toplam yorum
: 40
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 5195
Kayıt tarihi
: 23.03.07
 
 

1959 yılında Fertek - Niğde'de doğdum. Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster