Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Şubat '10

 
Kategori
Yemek - Mutfak
Okunma Sayısı
618
 

Osmanlı yemeklerine bi bakalım mı?

Osmanlı yemeklerine bi bakalım mı?
 

...


Televizyonlarda bir dönem TV aşçıları modaydı. Bunlar çok hijyeniz babında ellerine şeffaf eldivenleri geçirip, bana göre abuk gübik tarifler yaparlardı. Zira bu tarifleri her denediğimizde, yenmeyecek yemekler ortaya çıkar, isyanımı “bıktım bu televizyon yemeklerindeennn” diye belirtirdim. Yemekte acayip bir devrim yaparlar, tavuk göğsünün içine kaşar peyniri sarıp, üzerine kürdanı saplayıp, ardından susamı ekip, fırına sürerlerdi. Tabağın yanına haşlanmış bi sap brokoli, etrafına da kenar süsü olsun diye bişeyler serperlerdi. Bir de evdeki malzeme geyiği vardı ki; akıl durduran cinsinden. Sanki evdeki malzeme, buzdolabında mitos bölünme ile “pıt pıt pıtırdayarak çoğalıyordu.” Durmandan markete gidiyoruz, dipsiz kuyu gibi olan arabaları dolduruyoruz da, yine de, eksik gedik çıkıyor. Evdeki malzeme, “pöfff” yani.

Neyse kurtulduk artık bu televizyon aşçılarından. Şimdi de gelin görün ki, son iki yıldır “yemekteyiz” programında şahane yemek tarifleri izliyoruz! Bi Allahın kulu çıkıp da değişik bir menü sunmuyor.

Herkes aynı yemekleri yapmakta ısrar ediyor. Aslına bakacak olursanız öyle mutfağa, yemek yapmaya, hele hele tarif alıp vermeyi pek sevmem. O tarifler anlatılırken rüyalara dalarım.

Bununla birlikte asla aç da kalmam. Bildiklerim herkesin bildiği genel şeylerdir. Öyle değişik yemekler pişireyim aman o da neymiş, bu da neymiş, diye açıkçası merak etmem. Fakat internetin olmadığı dönemlerde, mutfak sanatına biraz kafayı takıp Gönül Candaş’ın “Bereketli Olsun” yemek kitabını almıştım. Ama yemek defterim olmamıştı.

Bi arkadaşım var, memleketteki mevcut krizlerden birinde işsiz kalmış, can sıkıntısından yemek kursuna gitmeye karar vermişti. Bu kararını, “ama ben Türk mutfağı değil, Fransız mutfağına gidicem,” deyip, monşeriçeliğini ilan etmişti. Ben de gıcıklık olsun diye, “ben de gideyim ama Osmanlı mutfağına gideyim,” dediğimde bana biraz garip bakmıştı.

Geçengün arkadaşım aklıma geldi, sonrasında onun Fransız mutfağını öğrenme isteği ve benim de Osmanlı mutfağına duyduğum merak.

Osmanlı mutfağında yemeklerle birlikte meyvelerin da kullanıldığını biliyorum. Mesela yaprak sarma pişerken içine erik atıldığını, etli yemeklere ayva konulduğunu v.s.

Biraz önce çok sevdiğim, her soruma cevap veren gugıla “Osmanlı mutfağı” diye girdim. Bir yığın site çıktı. www.lezzetler.com dan yemek tariflerini inceledim. Osmanlı’da insanların neden bu kadar erken yaşta öldüklerini ve hepsinin de maşallah kilolarının 3’lü hanelerde dolaştığını anladım. Silme kuzu, koyun eti, tereyağ, şuruplu tatlılar…

Koyun ve kuzu eti de nasıl yenir, anlayabilmiş değilim. Kasapta dahi kuzu etine bakamam ve asla da almam. Es kaza kuzu eti yesem, kendimi katil gibi hissederim. Başka et kalmamış gibi! Bu arada et fiyatları da almış başını gidiyor. Tarım ve hayvancılık olan memleketimizde kesilecek hayvan kalmamış. Daha önceki bir yazımda bahsettiğim gibi Adana diyarından bolca kaçak, nallı marka kesim haberleri geliyor. Tamam tamam konuyu dağıtma lütfen, dediğinizi de duyuyorum. Toparlıyorum meseleyi; Osmanlı yemeklerini inceledim. Bi de ağzınıza layık menü hazırladım. Tarifleri yazmıyorum tabii ki, merak eden siteden, damak tadına uygun olanını seçer. Benim maksadım size hizmet, merak ettirip, değişik tariflere doğru yol almanızı sağlamak. Yoksa bunların hiçbirini yapmadım. Belki bigün denerim, kim bilir? Birazdan aşağıya yazacağım, zeytinyağlı vişneli yalancı sarmayı çok tuttum, mesela. Yaz aylarında denemeyi fena halde arzu ediyorum hoş şimdi de denebilinir deee… Çok uzattım, hadi hazır mısınız, menüyü açıklıyorum:

Çorba: Badem Çorbası

Salata: Nohut Ezmesi

Zeytinyağlı Vişneli Yalancı Sarma (İçine 40 Adet Vişne, 10 Adet Caneriği Konuluyor)

Et Yemeği: Nızbaç

Hürrem Sultan Pilavı

Tatlı: Bademli Elmasiye

İçecek: Ekşi Karadut Şurubu

Bu tarifleri okuması bile keyifli ve gülümseten cinsten. Değişik bir dili var. Eğer deneyecek olursanız, şimdiden affiyet olsun. Ben mi? Şimdi denemeyeceğim dedim ya, yazın mutlaka belki de bahar ayında…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

tek geçerim arkadaş... Erikli pişririm ben oniii... Demekki osmanlılık devam ediiiii.:)

yekruseha 
 12.03.2010 8:20
Cevap :
Ediii dostom ediii, ben de pişiricimm, erikler çıkar çıkmaz:) Çağla ile de pişer aslında yawww:))  12.03.2010 10:53
 

Osmanlı yemeği dediğin, anneanne veya babaannelerimizin pişirdiği yemeklerdir. Bazen inceleyince aa bu bizim filan yemeğimiz diye gülümserim. Kaysılı pilav yedin mi bilmem, Hürrem Sultan Pilâvı derler, oysa ben onu Kâyseve olarak bilirim. Elimde o kadar çok proje var ki, kafam karışmaya başladı diyebilirim. Güya bu aralar Şifalı çorbaları yazacaktım, sıra gelmiyor ki... Sevgiyle kal ve yerime de dolaş...

Ayten Dirier 
 13.02.2010 1:11
Cevap :
Merhaba hocam, hoşgeldiniz sayfama:) Geçen aklıma geldi bu konu. Meyveler ve sebzelerin birlikte pişirilmesi. Haklısınız, ninelerimizin yemeği. Ama toplum olarak bizde öyle bi virüs var ki; "unutma virüsü, hatırlamama virüsü" kültürümüze sahip çıkmıyoruz. Kaysılı pilavı yemedim, ama çok güzel olacağına eminim. Sizden şifalı çorbaları okumak ve yapmak çok zevkli olur eminim. Merakla bekliyorum:) Soğuklardan ve yağmurlardan sonra, bu hafta doyasıya gezeceğim inşallah:) Sevgilerimle:))  14.02.2010 20:12
 

Bre arkadaşım etin tavana vurduğu, ülkemin insanlarının ise bodurlaştığı bir ortamda kalkıp etli yemek tanımı yapmanın bir manası var mı? Bu bodur insanlar nasıl olup da tavandaki eti yiyecekler. Yalnızca ağızlarının suyu akarak izleyecekler. Zaten yemekteyiz programı da insanları yeme içmeden bıktırmak için hazırlanmıştır. Uzmanlarımıza bu konuda çok şey borçluyuz. Şu etli yemekleri fazla ballandırmamak gerekir inan Allah Başbakan duyar da tüm memurları 4/C kapsamına alıverir ha... Lütfen bunca yıllık hizmetim boşa gider sonra, bir de Ankarada Tekel işçileri kadar direnecek takatım yok sanırım. Saygılarımla.

Yapukay 
 11.02.2010 11:53
Cevap :
Arkadaşım sanki etkiye tepki gibi bi yazı değil mi? Et fiyatları uçuyor. 4/C millette, C4 patlayıcısı gibi patlatacak. İnan etli yemekleri ballandırmıyorum. Bilakis meyve ile sebzeyi karıştıralım diyorum. Yoksa nerde millette et alacak hal? Tekel işçilerine Allah kolaylık versin ve birileri de insafa gelsin. Selamlarımla...  12.02.2010 10:16
 

Ben annemin yemeklerinden şaşmam arkadaş,,,,,,,,,,,,sevgiler,,,,,,

Alyoşa-Sevmek Güzeldir. 
 10.02.2010 20:39
Cevap :
Hülya'cım annemin yemeklerinin tadını hiç bi yemekte bulamıyorum. Sevgiler:)  10.02.2010 22:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 246
Toplam yorum
: 1381
Toplam mesaj
: 276
Ort. okunma sayısı
: 983
Kayıt tarihi
: 15.02.08
 
 

Hepsi kurgu... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster