Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Aralık '14

 
Kategori
Dilbilim
Okunma Sayısı
103
 

Osmanlıcayı öğretelim mi?

En büyük ağabeyim ile onun iki yaş küçüğünün sünnet düğünü davetiyesi var. Babam bastırmış. Onun kopyasını buraya koysam, yüzde doksanınız ne yazdığını anlamazsınız.

Yani, benim gibi yaşlılar için babasının yazdığı sünnet düğünü davetiyesini, daha gençler için dedesinin yazdığı sünnet düğünü davetiyesini anlayamayan bir millet yetiştirdik. Siz bir de tarih hocalarını düşünün. 1900 lü  yıllarda yani 20. asırda yazılı olayları anlatan belgeleri okuyamayan, okusa da anlayamayan tarih hocaları var.

Birisi çıkıyor diyor ki, babalarımızın yazdığı, okuduğu lisanı çocuklarımıza öğretelim. Vay sen misin konuşan. Kıyamet kopuyor. Ne Cumhuriyet düşmanlığı kalıyor, ne Atatürk düşmanlığı. Oturmak, konuşmak, tartışmak yok. Hemen yanlış, kötü, art niyetli damgasını yapıştırıyoruz.

Aydınlarımız maalesef bu işi de şimdiden ağaç kesme işindeki tepkilerine benzettiler. Bir yerde birkaç bin veya birkaç yüz hatta birkaç tane ağaç  mı kesiliyor; hemen yaylım ateşe, bombardımana başlıyorlar. Vay vicdansızlar, vay rantçılar, vay doğa düşmanları vs. Yahu adam niye doğa düşmanı olsun, o da, onun çocukları da, torunları da bu memlekette yaşamıyor mu, yaşamayacak mı? Evvela bir oturup, akıllı uslu düşünmek, konuşmak tartışmak yok. Hemen hücum, hemen suçlama, hemen hakaret.

İşte yetiştirdiğimiz aydınlarımızın durumu.    

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben günümüzden 100-150 yıl önce yayınlanmış Almanca kitapları okur ve anlarım ama cumhuriyetin kuruluş yıllarında yazılan gazeteleri ve kitapları okusam da anlamam. Sorun şu ki cumhuriyetin kuruluşundan sonra çok garip bir Türklük ve Türkçe takıntısına girildi. Sonuçta da 1920 li yılların diline yabancılaşmış bir Türkçe ortaya çıktı. Keşke latin alfabesinin kabulüyle yetinilse ama buna karşılık o yılların Türkçesine hiç müdahale edilmeseydi. Yüzlerce yılda oluşan bir dili birkaç senede değiştirmeye kalkarsanız bugünün sorunları ortaya çıkar. Biz Türkler birbirimizi anlamıyoruz ve bu nedenle de her konuda kutuplaşıyor ve çatışıyoruz. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 10.12.2014 16:02
Cevap :
Katılıyorum. Teşekkürler..  11.12.2014 15:21
 

benim ninem mübadele ile selanikte türkiyeye göç eden bir muhacirdi.. 16 yaşıma kadar onunla yaşadım gayet akıcı Türkçe konuşurdu Osmanlıca bir kelime kullandığını hiç duymadık zaten ne Osmanlıca ne de Türkçe okuyup yazamazdı,dedem de öyle imiş o çok genç ölmüş öyle çocuklarına davetiyler bastırıp düğün yapacak gücü yokmuş.. siz benim gibi yaşlılar babasının yazdığı sünnet düğünü davetiyesini anlayamayan daha gençler için dedesinin yazdığı sünnet düğünü davetiyesini anlayamayan gençler yetişdirdik yazınca düşündüm ki bu o kadar da çok büyük kayıp değil çünkü Osmanlı tebaasının çok büyük bir kısmı zaten bu dili ne okuyor ne yazabiliyordu zaten öyle evlatlarına düğün dernek yapacak davetiye bastıracak gücü bile yoktu.. bu ayrıcalığa sahip olanlar zaten onlar da isteseler kendi evlatlarına öğretirlerdi illaki devlet okullarına zorunlu hale getirmenin bir lüzumu yok.. önce herkese eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalı ..herkesin koleje gitmen imkanı bugün bile yok !!!

Meltem Şahin 
 09.12.2014 21:06
Cevap :
Meltem Hanım öncelikle ilginiz ve yorumunuz için teşekkürler. Osmanlıca deyince,en azından ben,sadece devlet erkanının özellikle imparatorluğun son 50 senesinde kullanılan çok ağdalı dili kastetmiyorum. Bugün gençler arasında bile israrla ve bilir bilmez, yerli yersiz ama büyük bir özenti ile kullanılan aslında kullanılmasının dilimize zenginlik katacağına inandığım pek çok kelimeler var. Bunlar kulaktan dolma öğrenildiği için yerli yersiz ve yanlış kullanılıyor. Mesela, akabinde, itibariyle, bilfiil (yanlış olarak birfiil diyorlar), bihakkın, binaenaleyh, bilhassa, bililtizam, mamafif,ve daha yüzlerce belki binlerce kelime. Bunların günlük lisanımıza doğru bir şekilde kazandırılmasının dilimizi çok zenginleştireceğine inanıyorum. Yoksa konu sadece zenginlik fakirlik konusu değil.  10.12.2014 13:44
 

Merhaba Ali Bey...Kim neyi isterse onu öğrensin. Devlet ve hükümet buna karışmasın...Zorla öğretilen hiçbir şey işe yaramaz...Yabancı dil kursu gibi "Osmanlıca" kursları açılsın, isteyen gitsin öğrensin. Ama, "yüksek lisans" ve "doktora" eğitimlerinde ders olarak okutulması gerekir...Selamlar.

cdenizkent 
 09.12.2014 20:44
Cevap :
evet seçmeli ders olması belki en iyi çözüm. Nasıl isteyen almanca fransızca öğrenebiliyorsa Osmanlıca da öğrenebilmeli. Ben kendi hayatımda eski harfleri okuyamamamın çok eksikliğini hissettim, pek çok defalar. Keşke eski harfler de en başından beri seçmeli ders olarak okutulsaydı. Ayrıca ben Osmanlıcayı çok güzel ve çok zengin bir lisan olarak görürüm. Üç dilin harika bir kombinasyonyu. Mesela nasıl bazen, "onun için" veya "bundan dolayı" diyoruz, arada sırada da "binaenaleyh" diyebilmek çok hoş olur doğrusu.  10.12.2014 13:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 326
Toplam yorum
: 181
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 908
Kayıt tarihi
: 10.03.11
 
 

Okullar: TED Ankara Koleji, ODTÜ, Bogaziçi Üniversitesi (Master) İş Hayatı: Philips, Anadolu Endü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster