Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mayıs '11

 
Kategori
Projeler
Okunma Sayısı
18188
 

Osmanlılar'da kanal açma girişimleri çok! Don-Volga/Süveyş kanalları

Osmanlılar'da kanal açma girişimleri çok! Don-Volga/Süveyş kanalları
 

Kanallar mesafe ve zamanı kısaltır. resim:Google


XV. asırda bir Cihan İmparatorluğu olan Osmanlılar, ezilen ulusların umudu olmuştu. Dört bir yanından onlara el uzanıyordu. Atalardan miras kalan “Cihan hakimiyeti ideali” gereğince, kimseyi boş göndermiyorlardı. Siyasî ve ekonomik çıkarlara göre yapılan askerî seferleri bu anlayış yönlendiriyordu. Uzanamadıkları, yetişemedikleri alanlara, gerektiğinde Ferhat gibi kayaları oyarak açacakları kanallarla ulaşmayı düşündüler. Kuşkusuz birilerine çılgınca görülen bu projeleri Osmanlılar başlattı, ama gerçekleştirmek yine cihan devletlerine; Büyük Britanya İmparatorluğu, ABD ve SSCB’ne nasip oldu. 

Devletler için çılgın görünen bu projeler, XVI.asır Osmanlı İmparatorluğu için, özellikle Klâsik Dönemi projeleri, icraatları ve kişiliğiyle simgeleyen Boşnak asıllı Sadrazam Sokollu Mehmet Paşa’nın gözünde olağan şeylerdi. 1571’de Kıbrıs adasının fethedilmesi üzerine oluşturulan Haçlı Donanması’nca gafil avlanıp, İnebahtı yakınlarında yakılan Osmanlı Donanmasının yerine altı ayda yeni bir donanma yapılması emrine imkânsız diyen yeni Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa’ya verdiği karşılık imparatorluğun gücünü gösterir: 

“Paşa! Paşa!.. Sen henüz bu devleti anlayamamışsın. Bu devlet öyle bir devlettir ki, isterse bütün donanmanın direklerini gümüşten, halatlarını ibrişimden, yelkenlerini atlastan yapar. Bütün gemileri tam olarak yetiştiremezsem benden iste!”  

Gerçekten Sokollu altı ay gibi kısa bir sürede eskisinden daha kuvvetli bir donanma hazırlatıp 1572 baharında Akdeniz’e gönderdi. Kanallar konusunda hazırlattığı projeler de, iç ve dış engellemelerle karşılaşmasaydı, asırlar öncesinde açılacak; Dünya siyasî haritası bugün farklı olabilecekti. 

*Sokullu Mehmet Paşa’nın Kanal Projeleri 

1-Don – Volga Kanalı 

Kanunî Döneminde hazırlanan bu projeyi Sokollu, II. Selim döneminde gerçekleştirmek için harekete geçti. 

*Don – Volga kanalının amacı: 

- Rusların güneye yayılması, güçlenmesini ve Türk Hanlıklarına verdiği zararı önlemek,  

- Karadeniz’deki donanmayı Hazar Denizi’ne geçirerek, Batı ile ittifaklar kuran İran’ı kıskaç altında tutmak,  

-İ pek Yolu’nu canlandırmak,  

- Orta Asya’daki Türklerle iyi ilişkiler kurarak sıkıştırmak ve gerektiğinde onlara yardım yapmak,  

- Kafkasya’ya tamamen hakim olmak. 

*Açılamayış nedenleri: 

1569 Ağustos'unda Kefe Beylerbeyi Çerkez Kasım Paşa tarafından çalışmalara başlandı, bu faaliyet neticesinde iki nehir arasındaki mesafenin üçte biri kazıldı. 

- Bu faaliyetten Osmanlı Devleti'nin kendisine olan ihtiyacının azalacağı, hatta özerkliğini kaybetme endişesi taşıyan Kırım Hanı Devlet Giray’ın gizli olumsuz propagandası sonucunda amele ve asker arasında hoşnutsuzluklar başgösterdi. 

- Rusya'nın bu projeyi önlemek için yaptığı saldırılar,  

- Astrahan Seferi'nin askerî yeteneksizlik nedeniyle başarısızlıkla sona ermesi, bu projenin gerçekleşmesini engellemiştir. 

*Önemi: Bu proje gerçekleşseydi, Kafkasya tamamen Osmanlı hakimiyetine girecekti. 

*Don-Volga kanalı’nın açılması: 

XVII.. yüzyılda Çar I.Petro’da aynı kanalı inşa girişimlerinde bulundu, ama başarılı olamadı. XX.asırda SSCB döneminde Sergey Zhuk'un tarafından inşaata başlandı. Ancak II.Dünya Savaşı nedeniyle durduldu.1948’de tekrar başlayan kanal çalışmaları, 1952’de tamamlanıp, kullanılmaya başlandı. 

2- Süveyş Kanalı Projesi 

*Süveyş Kanalı Projesinin amacı: 

- Hindistan kıyıları ve Endonezya’daki Açe Müslümanları ile Baharat Yolu tüccarlarını Portekizlilerin baskısından kurtarmak. 

- Okyanuslara kayan Baharat Yolu’nu Akdeniz’e tekrar yöneltip, ticareti canlandırmak. 

1568’de gündeme gelen proje gerçekleşmemiştir. 

*Projenin gerçekleşmeyiş Nedenleri: 

Hint Okyanusu egemenliğini Portekizlilerden almak ve yukarıdaki amaçları gerçekleştirmek üzere, Hindistan’a dört deniz seferi yapılmıştır. Seferler genellikle; 

- Osmanlıların bu suların iklimine yabancı oluşlarının yarattığı talihsizlikler,  

- Donanmanın okyanus koşullarına uygun olmayışı,  

- Bölgenin stratejik ve ekonomik önemini anlamayan devlet adamlarının gereken önemi seferlere vermemesi,  

- Yemen isyanı nedeniyle donanma ve savaş malzemelerinin Yemen’e tahsis edilmesi, gibi nedenlerle başarısızlıklarla sonuçlanmıştır. 

Bu başarısızlıklar Süveyş Kanalı’nın açılmasını gündeme getirdi. 

Daha önce Firavun Nekao zamanında M.Ö. 600'e doğru Nil, Timsah Gölü ve Kızıldeniz arasında bir kanal açılmaya başlanmıştı. Ptolemaios II zamanında, M.Ö. III. yüzyılda bitirilen bu kanal sonraki yıllarda dönem dönem kullanıldı. Sonraları unutuldu. 

Sokollu Döneminde, Süveyş’teki Memlûk Tersanesi genişletilerek işe başlandı, ama yetersiz kaldı. Akdeniz’i Kızıldeniz yoluyla Hint Okyanusu’na bağlayacak kanal açılarak, zaman ve mekanı kısaltma yoluna gidildi. Proje hazırlanarak, kazılar başlatıldı, ama Sokollu’nun öldürülmesinden sonra, yapılan onca masrafa rağmen çalışmalar durduruldu. 

*Önemi : Üç asır sonra aynı projenin gündeme getirilmesi, Sokollu’nun vizyonunu, uzak görüşlülüğünü sergilemeye yeter… Süveyş Kanalı zamanında açılsaydı, ticari alanda önemini yitiren Akdeniz tekrar canlanacak, Osmanlı İmparatorluğu güçlü ekonomisiyle sömürgecilere karşı koyabilecekti 

*Süveyş Kanalı’nın açılması : 

Napolyon, İngiltere ile sömürgeleri arasındaki hayati bağı koparmak için, Osmanlıların dostluğunu düşünmeden Mısır’a saldırdı. Kanal konusunda araştırmalar yaptırıp, 1799’da bu konuda olurluluk raporu istedi. 

Süveyş Kanalı projesi Fransız vicomte Marie Ferdinand de Lessepse tarafından hazırlandı. 1854’te öğrencisi Mısır Valisi Said Paşa’ya projeyi kabul ettirdi. Ancak dönemin birbirlerine rakip güçleri nedeniyle projenin hayata geçişi oldukça güç olmuştur. İngilizler’in diplomatik oyunları nedeniyle, 1869 yılında kanal ancak resmi olarak açılabilmiş ve uluslararası ticarette yeni bir dönem başlamıştır. 

İngilizler, onu işletmeden uzak tutan Mısırlıları kurnazlığıyla dile getirip, o günlerde kullanılan “hisse senedi” yerine “intifa senedi” kavramını ortaya atmışlardır. Buna göre, İngilizler söz konusu şirkette hiçbir idari hakka sahip olmayacak, -genel kurulda oy kullanma, dava açma- sadece malî haklardan yani kâr veya zarardan (Süveyş gibi kritik bir güzergah üzerine kurulu kanalın zarar etmesi düşünülemez.) pay alabileceklerdi. Böylece İngilizler, intifa senedinin ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Üzerinde bu kadar oyun dönen kanal, 1956'da Cemal Abdülnasır tarafından, -Sokollu’nun ruhunu şad edercesine- kamulaştırıldı. 

*Aida Operası : 

Süveyş Kanalı ile ilgili bir gelişme de, resmi açılıştan üç yıl sonra gerçekleştirilen açılış töreni için, Mısır’da bir opera binası yapılması ve ünlü besteci Verdi’ye opera siparişi verilmesiydi. Verdi eski Mısırı konu ettiği Aida operasını ne yazık ki açılışa yetiştirememiş yerine başka bir operası sahneye konulmuştu. 

*Dünyadaki önemli kanallar: 

Büyük Çin Kanalı (En uzun kanal), Lingqu Kanalı (Yeryüzündeki en eski kanal), Klong KanalıTayvan, Süveyş KanalıMısır, Panama Kanalı – Panama, Cape Coral Kanalı – Florida, Welland Kanalı - (Ontario, Kanada), Erie Kanalı - (New York) 

Amsterdam Kanalları, Saimaa Kanalı - (Lappeenranta, Finlandiya), Venedik Kanalları Korint KanalıYunanistan, Kuzey Denizi'nden Baltık Denizi'ne açılan Kiel Kanalı ile İjmuiden-Amsterdam arasında yer alan Kuzey Deniz Kanalı  

- Avrupa'daki en önemli nehir kanalları Ren-Main-Tuna Kanalı ile Ren-Rhône Kanalı sayılabilir. 

- En çok kanala sahip ülkelerden biri de Rusya'dır.Su taşıma oranı çok yüksek olan nehirlere sahip olan Rusya yaptığı kanallarla Hazar Denizi'nden Leningrad'a, Moskova'dan Karadeniz'e kadar ulaşır. Volga ve Don Nehri arasındaki Volga-Don Kanalı ile Ruslar, Hazar Gölü ve Karadeniz'i birbirine bağlayarak, Sokollu’nun ilk hayalini gerçekleştirdiler.. Hazar, artık tamamen bir deniz hâline gelmiştir. Bugün bir gemi Hazar Denizi'nden çıktığı takdirde açık denizlere ulaşabilir. 

Derler ki; “Kanal projesini bitiremeyen orayı kaybeder…”
 

*Kaynakça

-Emin Oktay : Tarih-III, s.104-107, İstanbul-1975

-Halil İnalcık: "Osmanlı-Rus Rekabetinin Menşei ve Don-Volga Kanalı Teşebbüsü (1569)", Belleten C.12 Say.349-402. 

-İsmail Hakkı Uzunçarşılı :s.391-400, 454-455, Ankara-1975 

-http://tr.wikipedia.org/wiki/Ark 

-Uludağ sözlük 

*** 

Devamı : Yedi kez tasarlanan İstanbul Kanalı 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Ayten Hanım, bu proje tam bir doğa katliamı projesi!!! Ekolojik dengeyi çok olumsuz etkileyeceği ve Karadeniz'i tamamen bir nehir suyu denizi yapacağı için, ne balığımız kalacak, ne de tuzlu denizimiz. Boğazın alt ve üst akıntısı var ters yönde, burada tek yönlü bir akıntı olacak. Kaldı ki Süveyş açıldıktan sonra da aynı tehlikeler yaşandı, okyanustaki azgın canlılar Akdeniz'e inip Akdeniz balıklarının soyunu tüketecek noktaya getirdiler! Karşıyım Ayten Hanım. Ayrıca, bu bölgede petrol, doğalgaz ve Altın rezervleri varmış! 6 yıl sürecek kazılarda kim bilir neler bulunup kaçırılacak yurt dışına... Ve tabii iktidarda kim varsa, onların yandaşlarına tüyolar verilip gereken parseller önceden kapatılacak. Haksızlık, bilgisizlik, umursamazlık, Kapitalizm'i ülkemizde tam egemen kılacak ve halkı daha da köleleştirecek bir "Büyük Tezgâh" olarak görüyorum ben bu projeyi. Kepçeler çalışmaya başlamayacak henüz; ama başlama sinyalleri alırsam, gidip toplu protestolar organize edeceğim' Sygl

Mehmet Sağlam 
 27.05.2011 21:15
Cevap :
Katkınız için teşekkür ederim. Süveyş Kanalı açıldığında çok farklı yapıdaki Akdeniz ve Kızıldeniz sularının karışmasının ilk ekollojik facia olduğu söylenir. Hatta iklimdeki olumsuz değişimler 1869'da başladı deniyor. Deniz araştırmacılarının 20.asrın sonlarında bulduğu, boğazlarda iki denizin karışmasını önleyen görünmez perdenin varlığı da, 15 asır önce Kur'an-ı Kerim'de birkaç yerde geçiyor. Alt ve üst akımlara rağmen, ben de Karadeniz-Marmara bağlantısına karşıyım. Benim çılgın projem gelecek yazıda! Teşekkür eder, esenlikler dilerim.  28.05.2011 14:00
 

"Projeler" başlığını görünce, bir tescilli:) sosyal projeci olarak hemen atladım, konuya:) Yazınızı okuyunca da ışıl ışıl birçok proje geldi aklıma... Ne dediniz? Yedi kez mi tasarlanmış, İstanbul Kanalı? E, hadi hayırlısı... Unutmuyoruz, "Biz Osmanlı'nın Torunlarıyız".. Ve sizin de yazınızda belirttiğiniz referanslar, çok sağalm Tarih Araştırmacıları... Bunca, güçlü tetkikten sonra günümüze "yenilik" getirmek de Bugünün Türkiyesi'ndeki Yüreklere ve Beyinlere düşer...Araştırmanızı,Arşivime alıyorum, izninizle Ayten Hanım.Sevgi ve selam ile...

RANA İSLAM DEĞİRMENCİ 
 26.05.2011 14:00
Cevap :
Teşekkür ederim sevgili Elif... Sonraki yazıda asıl çılgın projeyi ben öneriyorum!!! Başarı dileklerimle, sevgilerimi iletirim.  27.05.2011 18:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 228
Toplam yorum
: 1200
Toplam mesaj
: 138
Ort. okunma sayısı
: 2711
Kayıt tarihi
: 03.08.08
 
 

Emekli eğitimci, araştırmacı yazar, şairim. Ülkemin cennet ile cehennemi bir arada yaşadığı bir zama..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster