Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Haziran '06

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
802
 

ÖSS, başlangıç mı? Bitiş mi?

ÖSS, başlangıç mı? Bitiş mi?
 

Öğrenci Seçme mi? Öğrenci Sevme mi ? Sınavı daha kesin bir bilgi yok. Tarih 18.06.2006 bir çok kişiye göre hayatının dönüm noktası. Tabii bir çoğu bilmiyor kararmış hayatının daha fazla kararacağı gün olduğunu. Ben de kendi halinde sınava gidenlerden biriyim. Sınavdan çok etraftaki insanlar ilgimi çekiyor. Sağıma bakıyorum, gencin sınav umrunda değil ama yanında annesi, babası, abisi, dayısı, halası, maşallah sülalece gelmişler sınava, bir sağa bir sola dönüyorlar çıldırıyorlar stresten heyecandan, sanki sınava girecek olan onlar. Tabii ki böylesine heyecanlanmaları normal . Kızları Hacettepe Tıp kazansa ne kadar güzel olur. Semra hanımın kızı öss’de çok güzel bir puan almış, Hacettepe Tıp’a kapağı atmış.

Şimdi hem genç hem Semra hanım açısından bir bakalım olaya. Semra hanım mutlu; çünkü Ayten hanımın kızı barajı bile geçememiş. Akşam 5 çayında buluşuyorlar. Semra teyzemiz kabarmış “Benim kız da Hacettepe Tıp kazandı; o kadar para harcadık ama değdi. Ayten hanım senin kız nereyi kazanmıştı ?” muhabbeti başlar en az 1 sene sürer.

Kız 2.sınıfa geçti bile… kız ikinci sınıfa geçince Semra hanımın muhabbeti biter mi? Elbette hayır. Sadece biraz şekil değiştirir. “Bizim kızda bu sıralar defterden kitaptan kafasını kaldırmıyor. Gece gündüz ders çalışıyor. Çok iyi bir doktor olacak.. Ayten hanım senin kızı dün bir gece kulübünden çıkarken görmüş bizim bey” gibi bir muhabbete dönüşüyor. Semra hanım basıyor havasını.

Gelelim bizim robota. Yani Öss’nin sıralamaya girmiş Süper Zeka kızına. Tıpta günleri nasıl da güzel geçiyordur. 4 senelik bir lise dönemi… Sabah 8de okula gitti, akşamüzeri 4’te çıkıp dershaneye gitti; sonra akşam 8’de eve gelip 11’e kadar test çözdü ve uyudu. Arada yemek falan yiyip tuvalete gitmiş olma ihtimali var tabii ki.

4 sene, kimine göre hayatını kurtaran, bana göre hayattan kaybedilmiş koskocaman 4 sene böyle geldi geçti. Kızımız bu sene de tiyatro, sinema, müzik, hayat nedir unuttu. Bu 4 senede dünyada neler oldu biliyor mu acaba birini? Amerika Irak’ı işgal etti desek şimdi kim bilir nasıl bir tepki verir arkadaşımız. Türkiye’nin başbakanı kim desek herhalde Pisagor felan der. Üçgenlerden aklında kalmıştır ya :)

Tabi bu kızımızın bu içler acısı hali lise bitince bitti mi? Biter mi hiç, daha 6 senelik tıp maratonu var. Kafasını kitaptan kaldırırsa asla doktor olamaz.. Aynı durum 6 sene daha devam edecek. Bir de yüksek lisans yapmaya kalkarsa vay haline vay. En az 10 senesi var. Gelecek 30 yaşına. 30’unu geçen insan da bana göre ne hayatı yaşar, ne tat alır, ne de hayatı öğrenebilir. Bir sorunla karşılaştığında ne yapacağını bilemez; herhalde fonksiyonlara başvurur çözüm için.

Tabii kızımızın üstüne de bu kadar gitmemek lazım. Bu durumda en büyük suçlu sevgili devletimiz, arkasında da biricik ailelerimiz.. Devletimiz sağolsun, hep yabancı ülkelerin kötü şeylerini örnek alır, iyi olanakları, eğitimi gibi şeyleri asla görmez. Bir de sistem değişti ya. Öğrenci seçmeme sınavı oldu iyice. Yani bize bir seçim sunuyorlar. Üniversite mi / Hayatın mı? Ya hayatından ya da üniversiteden vazgeçeceksin; çıkar yolu yok.

Ailelerimizin, o güzel insanların da paylarını unutmayalım. Bir çocuğu lisenin başında tamamen üniversite psikolojisi içine sokup dershanelerden okuldan çıkartmayan. Arkadaşlarından yiyeceğine içeceğine kadar içine girip, üniversiteyi kazanamasa hayatının sonu olacağına çocukları inandıran o güzel o nadir insanlar canlarımız ciğerlerimiz.. İşte Öss denen saçmalık. Kimin suçu bilemiyorum ama sıralamaya sokarsak sıralama şöyle olurdu. Devlet > Aile > Çocuk. En az suç sahibi de olsa, çocuklarında payları yok değil. Böyle düşünceler geçiyor kafamdan etrafıma baktıkça. Heyecandan dudakları uçuklayan gençler sağda solda deli gibi dolanan veliler. Hepsi bir endişe bir karmaşa içinde. Herkes heyecanlı. Herkes düşünüyor…

Başlayacak mı… bitecek mi…

Volkan ARSLAN

19.06.2006

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ben devlet dairesinde memur olarak çalışıyorum, sınavla atanarak işi girdim, liseyi 1979 Üniversiteyi 2006 yılında bitirdim, hiç sınıf geçme ,sınav sitresim senin düşüncenle içler acısı halim olmadı. Şimdi düşündüğümde üniversiteyi 2006 yılında değilde 1986 yılında bitirseydim. Hiçte hayatım kararmazdı insan istedikten sonra tıp'ta okurken sosyal hayatını devam ettirir, hobilerinide ,sanatlada uğraşır. ha illaki tıp olmaya bilir MYO'da da okuya bilir yeterki istesin diyorum. sanatla uğraşmak ,hobi edinmek için üniversite okumamak gerekmiyor, H.kal Volkan

Aysegül ÖZKESKIN 
 01.09.2006 11:04
Cevap :
bende üniversite öğrencisiyim yazdığım şeyleri bende yaşamıyorum. yansıttığım şeyler çevremde gördüklerim. etrafın durumu bu. ben gözlemlerimi yazıya döktüm sadece :)  02.09.2006 9:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 23
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 2120
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Hayattan sıkılmış bir kişilik.  Hep acaip şeylere ilgi duydum insanlara göre. Bir çok insana gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster