Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mayıs '08

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
532
 

ÖSS, neyi ölçüyor ?

ÖSS, neyi ölçüyor ?
 

Öss sınavı yaklaşıyor.

1.644.073 öğrenci bu sene ÖSS sınavına giriyor.

2006 yılında sorulan şu matematik sorusunu 750 bin öğrenci yapamamış.

Soru şu : 15 - ( 8 - 3 ) = ?

Bu soruyu yanıtlayamadıkları için, hemen öğrencilerimize yükleniyoruz. Onları geri zekâlılıkla bile suçluyoruz.

Bir buçuk milyonun üzerindeki genç üniversite adayları, hayat- memat meselesi olarak gördükleri bir sınava, büyük baskı ve steres altında giriyorlar.

Şunu sormak gerekiyor. ÖSS sınavları neyi, nasıl ölçüyor ?

* Gençlerin zekasını mı ölçüyor ?

* Gençlerin, yeteneklerini, becerilerini mi ölçüyor ?

* Gençlerin, girişimci, sosyal zekalarını mı ölçüyor ?

* El yatkınlığını, uzluğunu, pratikliğini mi ölçüyor ?

Dünya'da başka bir örneği olmayan bu saçma sistemle, gençlerimiz bunalıma sürüklenmektedir. Sınavı kazanamayanlara ne yazık ki aptal, geri zekalı gözüyle bakılmaktadır. Bu tamamıyla yanlıştır, bu gençler sistemin kurbanlarıdır.

Sınavı kazanamayan, sınavda başarılı olamayan bir öğrenciyi, kazanan öğrenciyle aynı bölümde okutma denemesi yapalım. Sınavı kazanamayan öğrencinin, bu bölümü başarıyla bitirme olasılığı, sınavla kazanmış öğrencinin başarısıyla karşılaştıralım. Bu bir araştırmadır, çok önemlidir. İlgililer bu tür araştırmaları, denemeleri yapmalıdırlar.

Ne yazık ki ezbere dayalı, test tekniğine ve mantığına dayalı sınav sistemleri haksız olarak çok yetenekli ve başarılı öğrencilerimizi eliyor.

Parası olan dershanelere gidiyor, çoktan seçmeli testlerin tekniğini, kalıpları, sistemi ezberliyor. Destekli atmayı, formülleri, soru mantıklarını, bazı konuları ezberliyorlar. Soru bankaları sayesinde benzer sorular ÖSS' de çıkmış ve çıkması muhtemel sorular üzerinde çalışılıyor. Bu tür anlayış ve eğitim , gençlerin girdiği veya gireceği bölüme hiç bir katkısı olmadığı gibi bu test alışkanlığı yüzünden üniversitede başarısız duruma da düşebiliyorlar.

Çoktandır, dinleme, anlama, anlatma, yazılı anlatım, sözlü anlatım, sosyal zeka, duygusal zeka gibi iletişim kapılarını kapattık. Çağın çok gerisinde kalmış bir sisteme çocuklarımızı kurban ettik. Geri zekâlı yaptık, kafasız yaptık.

Bu konuda eğitimciler uzmanlar sistemi yargılıyorlar, uyarıyorlar ama herhangi bir çözüm yolu ufukta gözükmüyor.

Bu sistemin diğer ve en büyük zararı da kırsal, yoksul kesimlerdeki gençlerimizin eğitim olanaklarını baltalamış olmasıdır. Çok yetenekli, zeki, becerikl, gençlerimiz kendi kaynaklarında kurutulmaktadır. Bu durum da ülkemize büyük zarar vermektedir.

Siyasi anlayış, üniversiteleriyle zıt gideceğine, karşısına alacağına, onlarla oturup köklü çağdaş bir sistem geliştirmek için çalışılmalıdır.

Emekli bir eğitimci olarak, gençlerimizin durumuna üzülüyorum. Onları çok önemli ve değerli buluyorum. ÖSS sınavlarının da gerçek anlamda bir şey ölçmediğini düşünüyorum. Gençlerimizi bu stresli, baskılı - aile, çevre, sistem- anlayıştan kurtarmalıyız. Bu, geleceğimiz olan gençler için çok önemlidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ben sizin yazdıklarınıza katılıyorum.siz zaten anlamışsınız.

karga 
 07.05.2008 11:03
Cevap :
Merhaba, Sizin yorumunuzla benim yazım örtüşüyor. Bir ölçüde tamamlamışsınız. Sorun yok. Teşekkürler eder, esenlikler dilerim.  07.05.2008 11:18
 

Reha Bey, ilk okul 1 de bu soruyu çözdürüyorlarsa dahiler okulunda okudunuz ve şu an nasadasınız. Dil, edebiyat gibi bölümlerden mezun olanların bu tarz formüllerle karşılaşmaları zor. İlk okulda karşılaşmışlarsa da unutmuşlardır kullanmadıklarıdan. Herkesden matematik bilmesini bekleyemeyiz. Bu işlemi yapıp cevabı bulamasalarda pekala sosyal bilimlerde başarılı olabilirler. Mozart ile einstein ı aynı kefede değerlendirebilir miyiz? Belki nasıl olsa yapamayacağım diye soruya hiç bakmamış bile olabilir pek çok öğrenci. Ama öğretimin ezbere dayılı eğitiminse maalesef olmadığı bir milli eğitimimiz var. Haliyle de durum böyle oluyor.

karga 
 06.05.2008 15:41
Cevap :
Merhaba, Yorumunuz, benim yazdıklarımla örtüşüyor zaten. Siz Reha Bey'in yorumu üzerine yorum yapmışsınız. Her çocuk matematik yapacak diye bir şey yok. Herkesin farklı zeka grubu var. Teşekkürler eder, esenlikler dilerim.  06.05.2008 16:35
 

Beyefendi, o sorunun yanıtını, bize 1966'da ilkokul birde, 500 nüfuslu bir yerde öğretmişlerdi. Üniversite sınavına dekki 11 senede o soruyla, 100 kere karşılaşılır. Tabii öğrencilerimiz, o soruyu hep hesap makinasıyla çözdükleri için, beyinleriyle yapmayı akledemezler. Durum budur.

Reha Ülkü 
 04.05.2008 14:50
Cevap :
Reha Bey Merhaba, Evet ne yazık ki gerçekler ortada. Bu suç çocuklarımızın değil, sistemin bir suçu. Bu sistem gençlerimizi, harcayan, bunalıma sürükleyen bir sistem. Yazılacak çok şey var... Umarım , değişim için ilgililer, yetkililer bir şeyler yaparlar. Teşekkürler eder, esenlikler dilerim.  05.05.2008 11:15
 

1-Eğitimde fırsat eşitliğinin olmadığı bir düzende bu tür sınavlar haksızlık yaratır. 2-İyi bir hayat hakkının sınavlarda başarılı olanlara ait olduğu düşüncesine dayanan bu tür sınavlar eşitsizlik yaratır. 3-Farklı kabiliyet, yetenek, algı gibi birbirine benzemeyen insan yeteneklerini merkezi bir sınavla ölçen bu tür sınavlar yanlış sonuçlar yaratır. Bunlar ilkesel yanlışlıklar, yoksa, uygulama düzeyinde eğitimde doğru olan bir şey olduğunu sanmıyorum.

Erdal Aydın 
 04.05.2008 13:28
Cevap :
Merhaba, Çok önemli bulduğum katkınızdan dolayı, teşekkürler eder, esenlikler dilerim.  04.05.2008 17:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1374
Toplam yorum
: 1901
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1019
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster