Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Prof. Dr. İbrahim Ortaş

http://blog.milliyet.com.tr/ibrahimortas

14 Temmuz '07

 
Kategori
ÖSYS
Okunma Sayısı
1069
 

ÖSS sonucu ve sosyo-ekonomik yapımız

ÖSS Sınav Sonuçları ve Ülkemizin Bölgesel ve Sosyo-ekonomik Gelişmişlik Yönünden İrdelenmesi Üzerine Görüşler

Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Çukurova Üniversitesi. iortas@cu.edu.tr

2007 yılı ÖSS sınavına 1 milyon 776 bin kişi başvurdu, sınav sonucuna göre 47 587 aday bu yıl ÖSS'de sıfır (0) çekti, geçen yıl 25 bin aday sıfır çekmişti. Geçen yıla göre sınavın göreceli olarak kolay olduğu düşünülürse, sıfır puan alanların toplam sayısında 20 bin artışın olması düşündürücü. Sınavda da yine en başarılı okullar Fen ve Anadolu liseleri olmuştur. Normal devlet liseleri yine dökülüyor.

Fen-Matematik Ortalaması Yine Düşük Bu sınavın temel esprisi, öğrenciler arasında düşünme ve algılama yeteneğinin ölçülmesidir. Matematik bu anlamda son derece önemli bir yere sahiptir. Fen aynı keza doğanın gözlenmesi ve sonuç çıkarılması bakımından çok önemlidir. Ne yazık ki ülkemiz öğrencileri son derece fen okuryazarlığında başarısızdırlar. Genelde çok yoğun bir fen ve matematik müfredatı olmasına karşın bu yıl ilk verilere göre yine ortalaması düşük. Bu yıl bir nebze sınavın kolay olmasının da etkisi ile matematik ortalamasının geçen yıla göre 7'den 9.6'ya yükseldiği, fen ortalamasının da 7'den 8'e, sosyal bilgiler ortalamasın da 8.1’den 9.4'e çıktığı görülmektedir. Bu sonuçlara göre Türkiye öğrencilerinin düzeyinin aynen kötü yönde devam ettiğini gösteriyor. 50 bine yakın öğrencinin sıfır puan aldığı bir eğitim sisteminin gerçekten ciddi olarak kendisini sorgulaması gerekir. Genel kanı, sıfır alanların büyük bir çoğunlukla devlet liseleri ve meslek liselerinden geldikleri yönündedir. Devlet liseleri adeta kaderine terk edilmiş. Özelliklede Doğu ve Güneydoğuda liseler sanki kaderlerine terk edilmiş durumda. En çok sesi çıkanlar ise özel okullar ve dershaneler. Sınav sonrası dershaneler ve özel okullar kendi öğrencilerinin başarısını önüne alarak reklam yaparken, devlet okullarının ismi ortada yok. Bir şekilde ülkenin eğitim sistemini milli ve ulusal anlayıştan yavaş yavaş özelleşmeye doğru kaydığını göstermektedir. Bugün ciddi bir maddi ve manevi güç durumuna gelmiş olan dershane ve özel okul sektörü uzun vadede ciddi sorunları da beraberinde getirmektedir.

Kabahat Öğrencinin Değil, Sistemin Kendisidir Sınav sonuçlarının açıklanması ile sınava giren 1 milyon 776 bin öğrenciden yaklaşık 202 bininin dört yıllık bir yüksek okula gireceği düşünüldüğünde öğrencilerin yaklaşık % 86’sının herhangi bir yüksek öğretim kurumuna girmek için umutlarının bir başka bahara kaldığı görülmektedir. Her ne kadar bu yıl örgün öğretime 433.150 kişi yerleşebilecek dense de çoğunluğu Açık Öğretim ve Meslek Yüksek okullarına kayıt yaptıracaktır. Kaldı ki böyle olsa bile öğrencilerin yüzde 75’i yine açıktadır. Sınav sonucuna göre öğrencilerin en fazla %10’u açıkta kalabilmeliydi. Diğerlerinin çok önceden kapasiteleri, yetenekleri ve çalışma becerilerine göre bir yerlere girebilmeleri sağlanmış olmalıdır. Bizde görüldüğü gibi bütün bir ortaöğretim tek sınava endekslendiği için %90’nına yakını başarısız olmaktadır. Aynı Tas Aynı Hamam Türkiye'nin batısı genelde başarılı, doğusu yine başarısız. En başarısız il yine değişmedi ve Hakkari. Bir önceki yazımda değerlendirdiğim sınav başarısı ile eğitim ve ekonomik durum arasındaki ilişkinin özeti, ülkemizde ilköğretimden OKS sınavına girenlerin içinde Anadolu/Fen Liselerine geçebilen öğrenci oranı % 13-14 civarında bulunuyor. Aynı şekilde Ortaöğretimden (liselerden) 4 yıllık lisans programlarına geçebilenlerin oranı da % 13-14 civarında olmaktadır. Ancak doğal olarak bir nitelik sorunu da yaşanmaktadır.

Bölgeler Arasında bir Pozitif Ayrımcılığa Gidilmesi Yararlı Olur mu? Mevcut durum ülkemizde adaletli ve fırsat eşitliğine dayalı bir eğitim sisteminin olmadığını göstermektedir. Bölgeler arasındaki gelişmişlik ile sınavda alınan puan arasında bir ilişki bulunmaktadır. Bu sınavlar yapıldığından bu yanan sonuç benzer şekilde değişmiyor, ülkenin batısındaki okullar genelde başarılı, doğudakiler ise başarısız olduğu veriler ve istatistikler ile sabittir. Bunun için bölgeler arasında bir pozitif ayrımcılığa gereksinim olabilir. Bu konuyu ileride işleyeceğim.

Sınav Kazanmak İle Sosyal ve Ekonomik Gelişmişlik Arasında Doğrudan İlişki Bulunmaktadır OKS’ sınavını kazanan öğrencilerde olduğu gibi ÖSS sınav sonuçları yönünden öğrencilerin sınavı kazanma durumuna göre eğitim ve sosyo-ekonomik yapıları yine önemli bir yer tutmaktadır. Eğitim ile sosyo-ekonomik durum arasında da doğrudan ilişki olması nedeniyle sorun doğrudan eğitimin kendisi ile ilgilidir. Sosyal ve ekonomik konumları düşük bölge, semt ve ailelerin çocuklarının Anadolu/Fen Liselerini kazanma oranı düşük, buna karşılık meslek liselerine gitme eğilimleri ise yüksek çıkmaktadır. Ailelerin Sosyo-ekonomik Durumu İle Tercih Edilen Meslekler Arasında da Benzer İlişki Kurulmaktadır Gümüş (2006)’ün rapor ettiğine göre üniversite meslek tercihleri yönünden üst gelir gurubuna dahil olan ailelerin çocukları askeri akademi, havacılık, bilgisayar mühendisliği, tıp, mühendislik, filolojiler ve akademisyenlik gibi “nitelikli” mesleklere yönelirken, düşük gelir guruplarına sahip ailelerin fakir çocukları ise meslek yüksek okulu, polis, astsubay olmayı, küçük bir iş bulabilmeyi veya küçük esnaf olabilmeyi benimsiyor. Türkiye genelinde Gümüş (2006)’ün raporuna göre Ortaöğretimden mezun olanların % 19’u Meslek Yüksek Okullarına, % 13’ü de Üniversite/Fakültelere devam etme şansı buluyor. Fakülteye devam oranları İmam Hatip, Endüstri ve Ticaret Meslek Liselerinde % 1-2’lere düşerken, Anadolu Liselerinde bu oran % 55’leri buluyor. Normal lise mezunlarının fakülte şansı da % 12 oranıyla çok kötü durumda.

Türkiye'nin Doğusunda Doğan Çocukların Ne Günahı Var Eğitim imkanı alamamış, fakir güneydoğuda gözlerini dünyaya açmış bir çocuğun üniversiteye ve daha da ilerisi için eğitim görme şansı nasıl sağlanacak? Genetik kodu yüksek, doğal zeki çocuklar iyi beslenme, iyi eğitim olanağı bulamadıkları için kendilerini gerçekleştirme şansı bulamamaktadırlar. Bu da sosyal adaletsizlik yaratmaktadır. Bu sorun bir liderlik sorunu ve çözümü de ülkenin yönetimine talip olan siyasilere ve diğer ilgililere düşüyor. Asıl siyasilerin öncelikle düşünmesi gereken konunun çarpık yapılanmaya bağlı fırsat eğitliği yaratılamayan sınav sistemi ve sonuçları olduğunu düşünüyorum.

Sınav Sorunu Bir Devlet Sorunudur Sorun çok ciddi ve bir devlet sorunu niteliğindedir. Yapılan seçim kadar önemlidir. Çünkü bir ülkenin geleceği gençlerin yaşam geleceği sınanıyor veya şekilleniyor. Sınav sonuçlarının nitelikli olarak değerlendirilmesi ve eksiklerin giderilmesi konusunda hiçbir yetkiliden bir ses çıkmamaktadır. Neden devlet liseleri başarısız? Neden Güneydoğu illerimiz hep başarısız? Bu konuda yetkililerimiz ne düşünüyor bilmiyorum. Normal bir batı ülkesinde her yıl aynı manzara yaşansa, yetkililer oturur konunun eksiklerini gidermek için ciddi proje üretir ve sonuçlandırırlar. Bizde ise maalesef bu konuda fikir üretenler yok denecek kadar azdır. Bu durum ülkemizin geleceği açısından endişe vericidir. Not: Sayın Hocam, bazılarınızın e-posta adresi bir şekilde makinemdeki adres listesine takılmıştır. e-posta almak istemeyenler lütfen belirtin isminizi listeden çıkarırım.

Şimdiden ilginize teşekkür ederim.

Saygılarımla

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kutucukları doldurarak meslek seçilen(seçtirilen) bir eğitim sistemimiz var. Doktor olmak isteyen adam iki kutucuğu boş bırakıyor ve mühendis olmak zorunda kalıyor. Böyle bir eleme sisteminde öğrencilerin sıfır çekmesi son derecce normal. On sene boyunca ezberlenen bilgiler üç saatte gün ışığına çıkamıyor sanırım. Sevgiler...

Hasan ARSLAN 
 14.07.2007 11:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 189
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1144
Kayıt tarihi
: 21.06.07
 
 

1985 yılında Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi’nde mezun oldum. 1986 yılında Şanlıurfa Köy Hiz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster