Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Nisan '11

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
1090
 

ÖSYM Başkanı Bilimsel Aşırmalar yapmış...

ÖSYM Başkanı Bilimsel Aşırmalar yapmış...
 

Prof olmak bu kadar kolay demek ki...


Üniversite hocalığımda nelere tanık olmadım ki..

80 li yılların başında,....Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsünde, görev yapan sorumlu proflar,yandaşlarına arşivten tezler verip bu çalınan tezlerle onlarca kişinin haksız doktora yapmalarına göz yummaktan ağır cezalarda yargılandılar...

Bu bilim hırsızlarını foyasını çıkaranlardan biri de o dönem ....İnkılap tarihi enstitüsünde Yard.Doç olan Merhum Necip Hablemitoğlu idi....Sonra kim vurduya gitti adam...

O dönemki ikttdar bakanı ve mebbus ve eşlerinin ;önemli bürokratların bu velinimetlerden bedava ve ziyadesiyle faydalandıkları bilinir.Hatta bunların bazılarının doktora dil sınavında ,görevlilerce kopya çekerken yakalanıp dışarı atıldıkları...yıllar sonra bu hısızların Prof olup hatta dekanlık yaptıklarına tanık olmuştum.

Milletin ahını aldılar...Halen saltanat sürüyorlar...

Bilimsel hırsızlığı ÖSYM Başkanı yapar mı...

Yaparsa tuz da kokmuştur...

Ben demiyorum...Koca Gazeteler yazıyor...Önemli TV ler açıklıyor...*YÜKSEKÖĞRETİME Geçiş Sınavı’nda (YGS) ortaya çıkan “şifreli kitapçık” nedeniyle tartışmaların odağı haline gelen Yükseköğretim Kurulu Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ali Demir, intihalle (akademik hırsızlık) suçlandı. TV 8 kanalında yayınlanan habere göre Demir, Alman Peter Latzke’nin yazdığı makaleleri 1990’da Teknik ve Tekstil Dergisi’nde 9 bölüm süren yazı dizisinde, kendi yazmış gibi gösterdi. İntihalin fark edilmesi üzerine Demir, “özür” yazısı yayımladı. Haberde, olay şöyle anlatıldı:

‘Akademik ahlaka uymaz’

“Peter Latzke’den ilk yazıdaki kısa bir anma dışında söz edilmiyor ve makaleler Doç. Dr. Ali Demir’in kendi eseriymiş gibi gösteriliyordu. Oysa, makaleler, kelimesine tercüme idi ve bu intihal sayılıyordu. Bu durum Leeds Üniversitesi’nden Prof. Mike Denton’un dikkatini çekti. Onun Loughborough Üniversitesi yönetimine başvurması üzerine konu Tekstil Bölümü Başkanı Prof. Dr. Gordon Wray’a iletildi. Yapılanı akademik ahlak açısından kabul edilmez bulan Dr. Wray soruşturma başlattı. Dr. Demir’in kariyerini tümden bitirecek bir adım atmak yerine, akademisyen dostlarının da ricalarını kıramayarak, onun Teknik ve Tekstil Dergisi’nde bir özür yazısı yayınlatmasına karar verildi. Bu özür Teknik ve Tekstil Dergisi’nde dizinin 9’uncu bölümünün başında yayınlandı.”* Hürriyet

........

Sehven olmuştur...

Takiyyedir benim işim..

Naylon ünvanım var benim...

Babam prof oldum diye gocunuyor benimle...

Valahi haberim yok...

İki gözüm çıksın ki suçum yok...

Ekmek kulağımı çarpsın...

İstifa etmem...ne yaptım ki...

İstifa edecektim ;ama bırakmadılar..

O dönem korkumdan açıklayamadım...

Vay halimize..

....

Alınan alınsın...yarası olan gocunur...

Suçlular aramızda...Onlara sesleniyorum..

....

Basiretsiz ve beceriksizler...kıldığınız namaz;gittiğiniz haç haram size...Milletin evladı diplomalı açıkta işsizlikten inim inim inlerken..Yediğiniz ekmek;bu fukara milletin vergileriyle aldığınız yüksek maaşlar haram olsun size.

Uyumayanlar ,sizi hiç unutmayacaklar...koyunlar sizin olsun...tepe tepe kullanın...

Ali Demir Hocam,ne oluyor...sana inanıyoruz...Bi açıklayıveesen gaaarii..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bazıları intihale alıntı diye ad takmış, gördüm de sinirden gülümseyiverdim. Daha "alıntı"nın, "aşırma"nın tanımını bile bilmeyenler, intihal denilence çok masum bir şey gibi savunmaya çalışanlar beni çok kızdırıyor. Çok açık, İntihal=Akademik aşırmadır yani hırsızlıktır. Hırsızlık bir suçtur. Cezası olmalıdır. Bu hırsızlık bir de akademik düzeyde yapılmışsa olay daha da vahimdir. Olay bu kadar nettir. Savunulacak hiç bir tarafı yoktur. Şimdi Ali Demir'i savunanların, yakın geçmişte Kemal Alemdaroğlu'nu savunanlardan ne farkı vardır. Ne diyelim yani. Hırsız benimse iyidir mi? diyeceğiz. Mesut bey, anlamışsınızdır ki, yazdıklarım sizin şahsınıza değildir. Bu konudaki düşüncelerimi bloğunuzun altına not düşmektir. Buna müsaade ettiğiniz için şahsınıza çok teşekkür ederim... Sağlıcakla ve Sevgiyle Kalın...

Yorum Dükkanı 
 22.04.2011 13:00
Cevap :
Hırsızlık sanatını*** icra edenler,bu ülkede çok muteber şahsiyyetlerden telakki edilmektedir.Keriz Feneri,kayıp trilyonlar da cukkalanırken en yüce duygular sömürülerek malı götürdüler...Gemicikler oldu Transatlantik...Yumurta suları oldu çiftlik...Benim hırsızım iyidir..Mantığıyla ülke talan ediliyor...Suçu sabit görülenlerin cezasız kalmaması gerekir...Ülkemiz ,anarşi döneminde bile böyle zincirleme SINAV SKANDALLARIYLA sallanmamıştı...Onurlu insanlar istifa ederler...yargıya başvurup aklanmalarını beklerler...Yapanın yanına kar kalıyor.Aliyi,Kemali,Erdoğanı,Merdıvanı anlamam...Millet artık gerçeği görüyor...korkudan pısıyor...Hırsızlar ortada ...Millet tribündedir...korkarım yeni soygunların da üstü çamurla örtülecektir.Bu ense bizde oldukça şamarı atan çok olacak...Saygılarımla..  25.04.2011 16:11
 

...Toplumun gerçeklerinden kopuk;devekuşu rolünde gezinen;eleştirenleri düşman gören;sorun çözücüleri yanına yaklaştırmayan sivil bir dikta havasında uyduruk demokrasi fırtınaları esecek...Ayrıca kendini aydın hisseden ve üretime katkıda bulunabileceğini hisseden insanlarımızın olayları tribünden seyredip eleştirmek yerine bizzat STK larda ve Partilerde aktif görevler alarak ağırlıklarını koymalıdır.Sonra kötü yönetilmekten,yüzsüzlerin eğitimi bile sömürdüğünü göre göre timsah gözyaşları dökmelerine kimse inanmayacak.Adalet-eğitim-güvenlik sistemimizde derin yaralar açılmıştır.Halk, korkarak konuşamaz,derdini dile getiremez haldedir.İşsizlik çıkar çevrelerince körüklenerek biat edenlerin sayısı arttırılmaktadır. Zengin-ahlaksızın meclise girmesi kural haline gelmiştir.Partiler halk tabanından kopuk yaşamayı yeğleyerek zamanı geldiğinde popülasyonlarla işi bitireceğini bilmektedir.Konu uzun... Çare :yurtseverlerin ellerini taşın altına koymalarıdır...saygılarımla...

Mesut Selek 
 21.04.2011 12:47
 

Değerli Mesut Bey, ifadeyi bilirsiniz, "sana kötü diyen mi biziz, seni kötü yapan mı?" Toplum olarak herhalde önce, "fena!" yapıyor, sonrasında da, "Çok fenasın" diyoruz. Kendisi için uygun olmayan bir toprakta bir ürünün yetişmediğini biliriz. İnsanın olduğu her yerde, insana özgü, her türlü uygun olmayan sıfata müşteri çıkmaktadır. Çevremizde bunun çokça örneği görülmektedir. Eğer, en başta medya, yargı, siyasetçiler veya aydınlar, kendilerine anlayış olarak yakın olsalar da; yapılan bir yanlışlığa, haksızlığa göz yummamış olsalardı, örneğinizi gerçek kabul ederek, kimsenin bu yanlışlar içine giremeyeceğini, girse de bedelini ödeyeceğini bilirdi. Ne olmaktadır? Çoğu yapana kar kalmaktadır. Doğru soru; bu toplum neden bunlara prim vermekte, neden yapanın yanına, yaptığı kar kalmaktadır? Sistem (Bataklık) mi, ahlaksız üretmektedir? Yoksa ülkemizde kazanmak için adı her ne olursa mübah olmakta, görülmekte midir? Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 20.04.2011 16:32
Cevap :
Saygıdeğer Mehmet Bey,60 yıllık ömrümün büyük bölümünü öğrencilik ve üniversite hocalığında geçirdim.Çok seçkin ve erdemli insanlar tanıdım.Bir o kadar da karaktersiz,yalaka,çıkarları için herşeyi mübah sayanları tanıdım.Toplumsal eğitim düzeyimiz ve siyasi yapımız nedeniyle bizlere altın tas içinde sunulan demokrasiyi iyi algılayamadan,bu konuda yeterli alt yapıyı oluşturmadan sadece devletin bir deniz olduğu ;soymayanın keriz olduğu yönünde yaklaşım gösterenin sürekli ön plana çıktığı;yani namussuzun tüm kurum ve kuruluşları,ele geçirdiği ;siyaseti elinde tuttuğu yıllar katlayarak geldi.Ne oldu...Üç kağıtçılar zengin oldu...Zaten el etek öpme ve Ya devlet başa ya kuzgun leşe zihniyetiyle bizt kültürünü öne çıkaran yapılaşma aydınları sindirmeye başladı.Peki ne yapmalı...Bu seçim barajı indirilmeli...Parasız aydının meclise girme şansı olmalı...Yunanstanda bile yüzde 3 iken ;Finlandiyada neredeyse yüzde sıfır iken bizde de bu şans verilmeli...Aksi takdirde,toplumun gerçeklerinden kopu  21.04.2011 12:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1522
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1570
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster