Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Eylül '10

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
3085
 

Ötenazi: Yasal Cinayet

Ötenazi: Yasal Cinayet
 

Geçen yazımda ötenazinin bir yönünü ele almış, insanın kendisi için ötenazi istemesi konusunu da bu yazıya bırakmıştım. Esasında başlıkta konuyu özetledim. Ötenazi dediğimiz şey bir nevi yasal cinayettir.

Kişinin kendisine ötenazi uygulanmasını istemesi de bunu değiştirmez, dolayısıyla ötenaziyi uygulayan kişi katil olur. Ötenazi isteğinde bulunan için ise diyebileceğimiz bir şey yoktur. O sadece “bana ötenazi uygulansın” demiştir. Kararın uygulanması ve onun öldürülmesinden artık sorumlu değildir. Çünkü ölüp gitmiştir. Bu işlemi yapan ise adı her ne olursa olsun vicdanında bu lekeyi taşımaya mahkûm olacak ve bir insanı öldürmüş olmanın soğuk hissiyle yaşayacaktır.

Zaten temelde ötenaziye karşı oluş sebeplerimden bir tanesi de budur. Olayın aslında cinayet olduğu bilindiği halde kamufle edilmesi ve adeta makul ve hak gibi gösterilmesine karşıyım.

Biraz daha açabiliriz. Hatta bir örnekten yola çıkarak durumun vahametini gözler önüne serebiliriz. Burada kullanacağım isim kişileri rahatsız etmesin diye kendimi örnek olarak kullanacağım.

Ben şu anda ufak tefek bazı sağlık problemlerim dışta tutulursa sağlıklıyım. Yani hayattan zevk alan, çalışabilen, okuyabilen, düşünebilen biriyim. Farz edelim ki ötenaziyi savunuyorum ve içinde bulunduğum sosyo-psikolojik durumunda etkisiyle kendim hakkında ötenazi hükmü veriyorum.

Bunun için (artık avukat yoluyla mı olur, noterle mi bilmem) resmi kanaldan vasiyet yazdırıp, ötenazi istediğimi imza ediyorum. Tabi ötenaziyi de ülkemizde yasal hak varsaydık.

Günün birinde (nasıl olsa bir gün öleceğiz) ölüme yaklaştım diyelim. Amansız bir hastalığın pençesinde, acılar içerisinde azap çekerek (Allah düşmanıma vermesin) ölümü bekliyorum. Artık bilincim de bozuluyor. Vasiyetimin uygulanma anı geliyor.

O acılar içerisinde ben zaten refleks olarak bir an önce ölmek isterim diye düşünüyorum (ağır hastalıklarda insan psikolojisi bozulacağından sağlıklı karar vermek güçleşir). Gücüm yetmediğinden kendimi öldüremem. Ancak vasiyetime binaen beni bir doktor ya da sağlıkçı öldürebilir. Yani ben ölüm fermanımı aylar yıllar önce imzalamıştım. Bu durumda iki önemli nokta beliriyor.

Birincisi ben o imza ile intihar etmiş sayılabilirim. Ne de olsa gücümün yetmediği anda öldürülmemi istemiştim. İkincisi de beni öldüren kişi otomatikman katil olacaktır. Çünkü ben o imzayı çok önce attım. O anda acılar içerisinde sağlıklı düşünerek vasiyetimi iptal etme şansım da olmayabilir.(O an iptal etmek istesem de belki bunu dile getirecek durumda olmayabilirim)

Hatta bir diğer husus her ne kadar acı çekiyor olsam da o anda gelen ilahi bir yardımla farklı bir boyutta farklı deneyimler de yaşıyor olabilirim. Belki o an fikrim sorulsa ölmeyi de istemeyebilirim. Bunların olup olmayacağını bilmeyiz tabi..

İşin manevi boyutuna bakmaya gerek yok sanırım. Orada hüküm açık. Cahil halimizle fetva verecek değiliz ya. O konuyu alanında ihtisas sahibi kişilerin açıklamalarına bırakalım.

İşte böyle.. Sağlıklı iken atılan imza hasta haldeyken geri çekilmek istense de buna fırsat ve mecal olmayabilir. Geri çekilmek istenmese bile alınan kararın adı kişi için intihar ve işlemi yapan için cinayettir.

Sevgi, hürmet ve muhabbetle..

Murat HACIOĞLU

www.murathacioglu.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu mantıksal yaklaşımdan dolayı kişilerin sağken yapmış oldukları organ bağışları öldüklerinde otomatik olarak uygulanmıyor. Ölen kişinin yakınlarının izinleri gerekiyor. Belki de kişi organ bağışından vazgeçmiştir de bunu belirtecek zamanı olmamıştır. Ötenazi aslında gereksiz bir hak isteğidir. çünkü ölmek isteyen zaten bunu yaşamsal eylemden uzaklaşarak gerçekleştirebilir. İnsan hiçbir şey yapmayarak da ölebilir. Suyun dışında gıda almadan tedaviyi reddetme hakkını kullanarak da ölüme kanat açabilir. Acı çekmeye gelince, Artık çok şiddetli acılar içinde kıvranan hastalar olduğunu sanmıyorum. Eğer tedavisi mümkün değilse zaten güçlü uyuştuturucularla acı dindirilmektedir. Beyinsel işlerlik bitmişse zaten ölmek ya da kalmak kişinin derdi olmaktan çıkmıştır. Bu durumda da ötenazi anlamsız olmakta. Ötenazi her ne kadar bir ölme hakkı sayılmaya çalışılsa da bu hakkın vekaleten kullanılmasını haktan saymak zorlayıcı bir özgürlük anlayışı olmaktadır. Vekilin de reddetme hakkını vermeliyiz.

Muharrem Soyek 
 18.09.2010 15:27
Cevap :
Benim ifade etmek isteyip de ifade edemediğim hususları çok güzel açıklamışsınız. Bunun için özel bir teşekkür borcum var. Tıbbın ilerleyişi ile gerçekten de güçlü ağrı kesiciler geliştirildi. Kaldı ki ağır kanser hastaları haricinde yoğun bakım süreçleri öyle sanıldığı gibi ağır ağrılı süreçler değil. Kanser vakalarında ise kanserin yayılım durumuna göre ağrılar oluyr ve çoğunlukla yeni jenerasyon ağrı kesici ve uyuşturucu ilaçlarla büyük ölçüde hasta rahatlatılıyor. Bu anlamda da belirtmeyi unuttuğum bir hususu hatırlattınız, sağolun. Sevgi, hürmet ve muhabbetle  18.09.2010 18:15
 

Ötenazi ilk duyduğumdan beri desteklediğim bir fikir. Sonuçta kişinin elinde kalan başka bir çare yok. Bu durumda intihar etmek sadece olacak olanı önceye almak gibi geliyor. Aynı şekilde ötenaziyi uygulayan kişi içinde geçerli olan bu, kişi için elinden gelen bir şey yok onu acılar içinde kıvranırken izlemek daha mı doğru? Ötenazi uygulaması aslında bir yerlerde yasal olarak uygulanıyor. Beyin ölümü gerçekleşti denilen hastaların fişini çekmek ya da hastalığı ilerlemiş birine ne kadar ömrü kaldığını söylemek. Vicdani olarak değil bilimsel olarak yaklaşılması gereken bir konu. Cinayet, intihar ve katil kelimeleri ise çok çok ağır.

Tamer SEN 
 18.09.2010 14:18
Cevap :
Katil ve cinayet tanımlaması elbette çok ağır ifadeler. Esasında orada söylenmek istenen doğrudan doğruya bir cinayet yahut katl olayı değil. Aralarında fark olsa da işlemin netice itibariyle geldiği aşama orası. Tabi ki ağır bir hastanın acı çekmesi katlanılmaz bir surum olabilir. Ancak ölünce acı çekmediğini nereden bileceğiz? Bilim ölüm ötesini bilmiyor. Bilimin her bilmediği şeyi de yok sayamayacağımıza göre bazen vicdani hareket etmek gerekiyor. Konunun boyu belki bizi aşıyor. Bizler naçizane fikirlerimizi ifadeen öte birşey yapamıyoruz zaten. Katkı ve yorum için teşekkür ederim.Sevgi, hürmet ve muhabbetle  18.09.2010 16:36
 

Vasiyet yazıp, gerektiğinde ötenazi isteyen biri intihar etmiş sayılabilir mi? Bir yerde dediğiniz doğru, kendini ifade edemeyecek durumdayken belki de ölmek istemeyecek. Geçenlerde bir yerde okumuştum. Ötenazi aşamasında hastanın göz kapaklarını oynatarak ötenazi istemediğini anlayan doktor işlemden vazgeçmiş. Peki ötenaziyi yapan katil mi sayılır yoksa cellat mı? Peki cellatlar katil mi sayılır? İran'da, Suudi Arabistan'da recm cezasına çarptırılan kişileri attıkları taşlarla öldüren kişiler katil sayılmazlar mı? Benim bildiğim intihar etmenin de, adam öldürmenin de günah olduğudur. Aslında manevi yönünü siz de çok iyi bilirsiniz. Cinayet işleyenin cezası ölümdür. Ancak ölenin ailesi bir diyet karşılığı katili ölümden kurtarabiliyor. Biliyorsunuz, Başbakan'da dinimizdeki bu kuraldan bahsetmişti bir zamanlar. Sonuç olarak yine de karışık bir durum. İşin içinden çıkılması zor gibi geliyor. Saygı ve selamlarımla.

Erol Özışık 
 18.09.2010 11:04
Cevap :
Oldukça karışık hem de.. Yasanın verdiği hakkı kullanarak gereğini yapan kişi görünürde işini yapıyor. AMa o yasa değişirse ne olacak? NE de olsa insan yapımı yasalar ve zamanla değişiyor. Örneği çok. O zaman kişi kendini nasıl savunacak. O zaman öyle gerekiyordu da diyemez. Hakikaten de çok karışık bir durum. Dinen bakacak olursak öldürmenin her türlüsü yasak. Bildiği kadarıyla İslam'da recm yok. O cahiliye devri arapların bir adetidir. Tabi bunları dini daha iyi bilen birinin cevaplaması daha makul olur. Benden bu kadar :) Sevgi, hürmet ve muhabbetle  18.09.2010 11:13
 

Ötenazi neresinden bakılırsa bakılsın, son derece ciddi bir karar ve uygulanıp uygulanmayacağı hakkında bir beyan verilmesi ise akılları zorluyor. Siz gibi düşünmeme rağmen, ötenezi uygulayan kişinin " katil" olacağı fikrinde değilim. Hasta istediği ve yasalar izin verdiği sürece neden olmasın, ama işin insani boyutu düşünüldüğünde; her hastalıkta hala can sağsa, bir umut vardır gözüyle bakıyorum. yani aşağı baktım, sakal, yukarı baktım bıyık. Elinize sağlık.

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 18.09.2010 10:06
Cevap :
Ben de aiağı yukarı her yere bakıyorum. Haikkaten de karışık bir durum. Bir şey söyleyince lafın ötesi berisi çok yekün tutuyor. Esasında sıradan insanlar olarak biraz da boyumuzu aşıyor gibi. Ben hekim gözüyle belki biraz bilmişlik tasladım. O da yaşadığım tecrübelerin birikimi. Olaya psikolojik yönden ve dahi uhrevi açıdan da bakmak lazım. Onlardan az çok bildiğim kadarıyla (yani 3 boyuttan da) ötenazi negatif bir kavram olarak geliyor kulağıma. Bizden bu kadar :)) Sevgi, hürmet ve muhabbetle  18.09.2010 11:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 660
Toplam yorum
: 3284
Toplam mesaj
: 140
Ort. okunma sayısı
: 1557
Kayıt tarihi
: 08.12.08
 
 

Allah kimisine “Yürü ya kulum” demiş. Ben onu “Yürü, yaz kulum” anladım. Yürü anca gidersin manas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster