Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Eylül '19

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
14
 

Othello Sendromu

Othello Sendromu bir başka adıyla ''Patolojik Kıskançlık'' adı üstünde kıskançlıkla ilgili olan bir psikolojik rahatsızlık. Üstelik öyle hafife alınır bir tarafı da yok. Nitekim sonuçları oldukça ciddi boyutlara ulaşabiliyor. Gelin bu hastalığı yakından inceleyim ve tanıyalım. Konumuzun detaylarına tam girmeden önce önemli bir hatırlatma yapmakta fayda var. Hepimiz birilerine aşık olur, onu başkasıyla paylaşmak istememe gibi bir hissi yaşayabiliriz. Bu durumun neticesinde ortaya çıkıyor zaten kıskançlık. Şunu belirtelim, çok küçük miktarlardaki zararsız kıskançlıklar gayet doğal olabilir. Küçük olmayan aşırı dozda kıskançlıklarsa kesinlikle ama kesinlikle normal değil.  Günümüzde kıskançlık kolayca basitleştirilebilen, hatta mizah unsuru bile olabilen bir kavram. Bilimsel açıdansa yoğun kıskançlık normal bir davranış olarak görülmüyor. Dolayısıyla kıskançlık sorununuz varsa durumu ciddiye almanız gerektiğini hatırlatalım ve konumuza girelim.
 
Öncelikle Bir Genel Kültür Bilgisi Olması Adına Othello Sendromu'na Adını Veren Shakespeare'in Ünlü Oyunundan Bahsedelim.
 
Adını ünlü yazar Shaskespeare' nin Othello adlı eserinden alan bu rahatsızlık kişinin sevdiği birini hastalık derecesinde, takıntı derecesinde ve patolojik derecede kıskanması durumu olarak ifade edilmektedir.
 
Shakespeare' in ünlü eserlerinden olan Othello'da oyunun kahramanlarından biri olan, soylu, akıllı, güçlü ve dürüst kişilikli Othello ile karısı Desdemona birbirlerini büyük bir aşkla sevmektedir. Ancak Desdemona, Othello'nun ona verdiği ilk hediye olan mendili kaybetmiştir. Bu noktada Othello, karısının mendili kaybetmesinden kuşkulanmaya başlar. Mendili ele geçiren İago, Othello'nun Desdemona'ya güvenini sarsacak bir plan kurar ve planı başarıyla uygular.
 
İago'nun planı yüzünden Othello Desdemona'nun Cassio'yla kendisini aldattığından kuşkulanır. Kıskançlığın ateşiyle yanıp tutuşan Othello önce Cassio'yu sonra karısını öldürür. Bu arada her şeyin İago'nun işi olduğu ortaya çıkar. Bunun üzerine Othelle kendini öldürür ve İago idama mahkum olur. Bu etkileyici hikayeden çıkarılması gereken ana sonuç ise kıskançlığın kimseye faydası dokunmayacağı aksine zararı dokunacağıdır.
 
Eserde de işlenildiği gibi Othello Sendromu bir sanrısal bozukluk ileri derecede paranoyak düşüncelerin hakim olduğu patolojik kıskançlıktır. Bu sendromda kişi her zaman kendini aldatıldığına şartlamıştır ve bu doğrultuda olmayan sebepler çıkarabilmektedir. Aldatılmaya ilişkin delüzyonların hakim olduğu bir durumdur.
 
Gelelim Sendromun Kendisine
Othello Sendormu en basit tanımıyla kişinin aşık olduğu birini hastalık derecesinde kıskanması durumu olarak ifade ediliyor. Sevginin kaybı ya da kaybedilme tehlikesi, sevilen kişiye ve ya bir rakibe karşı duyulan düşmanlık ve kendine saygıyı azaltan narsistik darbe, kıskançlık duygusunu oluşturan temel ögeler olmuştur. Başka bir deyişle şöyle de ifade edebiliriz. Duygusal ilişki başlamadan çok iyi davranıp elde ettikten sonra sürekli ve paranoya derecesinde kıskançlıkla süslü sahiplenme duygusunun hiddetinden kurtulamayan baskı ve tehditleri öldürmeye kadar gidebilen insanın içinde bulunduğu durumun psikolojik terminolojisindeki adıdır.
 
Kişi sevdiği insanı ve kendisini yıpratacak şekilde ilişkisini sahipleniyor ve herkesten korumaya çalışıyor. Kıskançlık duygusu görülmemiş bir seviyeye çıkıyor, hatta kişi bu kıskançlığın o kadar etkisinde kalıyor ki, sürekli aldatıldığına dair senaryolar üretiyor ve şüphe duyuyor. Othello sendromunu yaşayan kişi hep eşinin kendisini aldattığını, sadık olmadığını düşünür. Bu sendromda olan kişi tipik olarak tekrar tekrar partnerini önemsiz ya da hiç bir etkisi olmayan deliller bularak güvenilmez olmakla suçlar. Bu paranoyak düşüncede takıntı boyutuna varacak kadar ısrar eder.
 
Othello Sendromu oldukça ciddiye alınması gereken bir hastalık, aksi takdirde iki tarafa da zarar verebilir. Patolojik kıskançlık dediğimiz şey bir nevi akıl ile izah edilemeyecek takıntılar ve davranışların sergilenmesi durumudur. Kişinin gerçek olaylarla kuruntuları bir birine karıştırdığı problemleri duygusal ve fiziksel şiddet göstererek ve mantık dışı hareketler sergileyerek çözmeye çalıştığı bir durumdur.
 
Sendroma sahip kişi genelde gerçek dışı düşüncelere kapılır. Sevdiği kişinin sadakatsiz olduğunu düşünüp, bunun için tehlikeli olabilecek derecede önlemler alma yoluna girer. Örneğin sevgilisini veya eşini eve kapatma, kimseyle görüştürmeme gibi garip kararlar alabilirler Eşini takip eder, evden dışarı çıkmasını, camdan dışarı bakmasını istemez. Perdelere ve çarşaflara işaret koyar. Giydiklerine, arkadaşlarına karışır. Partnerinin yalnız dışarı çıkmasına izin vermez. Karşı cins ile konuşmasından rahatsız olur. Telefonlarını ve bilgisayarlarını kontrol etme davranışları sergiler. Partnerini sürekli kontrol altında tutma isteği çok hakimdir. Özellikle partnerine ulaşamadığı zamanlarda kafasında çeşitli senaryolar ile sürekli iz peşinde olması sonucunda iki kişi içinde tehlike yaratan durumların ortaya çıkmasına neden olurlar. En ufak şeylerden şüpheye kapılır ve bu şüphe sanrıları öylesine kuvvetli olur ki, kişi bütün vaktini bunu düşünerek geçirebilir. Bunun neticesinden de doğal olarak günlük yaşamı son derece olumsuz etkilenir.
 
Kişiyi bu paranoyak düşüncelere itense aslında seven insan kıskanır inanışı değil bilinçaltında yatan kaybetme korkusudur. Ayrıca bu tür kişilerin narsist yapıları olduğu ve benlik saygılarını kaybetme korkusu yaşadıkları da biliniyor. Bu sendroma sahip kişiler için neredeyse her olay aldatıldığına dair bir kanıt niteliğindedir. Basit bir gülücüklü mesajdan tutun benim birazcık daha işim çıktı cümlesine kadar her şey onlara sevdikleri kişinin başka birini sevdiğini veya kendilerini artık eskisi kadar sevmediğini düşündürtür. Bu noktada rahatsızlık tehlikeli bir hal almaya başlar.
Nitekim bu sendroma sahip kişiler saldırganlığa ve şiddete yatkındırlar. Sendroma sahip kişilerin şiddet yatkınlıkları kıskançlıkla birleşince ortaya felaket sonuçlar çıkabilir. Nitekim yıllardır bu sendrom yüzünden işlenen yüzlerce cinayet ve saldırı rapor edilmiştir. Örneğin 2013 yılında Robert Mercati adlı 63 yaşındaki bir adam, kendisiyle aynı yaştaki eşinin bir ilişkisi olduğunu düşünmüş ve sonucunda önce karısını boğmuş sonrasında da kendini asarak intihar etmiştir. Bu sendromun sebeplerini ve belirtilerini genel olarak ifade edecek olursak şöyle bir liste çıkartabiliriz.
-Sevilen kişiyi herkesten ve her şeyden kıskanarak kısıtlama isteği
-Aşırı derecede aldatılma korkusu
-Kişideki aşırı öz güven eksikliği ve düşük benlik değeri
-Sevilen kişiden ayrılmanın bir fobi haline gelmesi
-Hakaret ederek partnerine kendine değersiz hissettirmek
-Aşırı kontrolsüz tepki ortaya koymak
-Saldırganlık ve şiddet eğilimi
-Sevilen kişiyi sürekli tehdit etmek
 
Eğer sevdiğiniz kişide ve ya kendinizde böyle bir durum olduğunu düşünüyorsanız Othello Sendromunun tedavi edilebilir olduğunu belirtelim. Yani uzman bir doktor gözetiminde kıskançlık krizlerinden kurtulabilirsiniz. Nitekim kıskançlığın kimseye faydası olmadığını, hem kendiniz için hem de karşınızdaki için hayatı zehir ettiğini anlamanız gerekiyor. Sevgi ve aşk denilen kavramlar zaten karşılıklı güven ve sadakat üzerine kuruludur. Siz bu temeli şüphenizle sürekli sarstığınız takdirde mutlu olmanız mümkün değil. Ayrıca kıskançlık çok tehlikeli bir durum. Gerek ülkemizde gerek farklı ülkelerde kıskançlık, hatta genelde direk olarak Othello Sendromu nedeniyle cinayet bile işleniyor. Özetle kıskançlığı abartmayın. İnsanlara güvenmiyorsanız bile sevdiğiniz insana güvenmeyi öğrenin hayatta. Sevmek de o şekilde daha güzel.
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 17
Kayıt tarihi
: 09.09.19
 
 

1980 İstanbul doğumluyum. Lise mezunuyum. Güvenlik görevlisi olarak çalışiıyorum. Spor yapmak, ki..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster