Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ekim '19

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
 

Otizm ile Nasıl Baş Edilir?

Otizme Karşı Çaresiz Değilsiniz!
 
Merhabalar Sevgili Okuyucularım,
 
Otizm, doğuştan gelen bir nöro gelişimsel yetersizliktir. Dünyaya gelen her 59 çocuktan 1’i otizm riski ile doğuyor.  Otizmin günümüzde bilinen tek tedavisi; erken tanı ile yoğun ve sürekli özel eğitimdir.
 
Otizm tedavi sürecinde ailelerin tutumu oldukça önemlidir. Öncelikle anne ve babalar çocuğun otizm olduğunu kabul etmelidirler. En büyük sıkıntı anne ve babanın bu durumu kabul etmemesi ile başlıyor. Kabul ettikten sonra süreç daha hızlı ve olumlu ilerliyor. Ebeveynler çocuklarını çok iyi tanımalıdırlar.
 
Çocuklarının uygun ya da uygun olmayan davranışlarını hangi durum ya da uyaranların yardımcı olduğunu gözlemlemeleri gerekir. Çocuğun hangi durumları stresli, hangi durumları sakinleştirici buluyor, gözlemlemek ve bu gibi durumları bilmek bazı davranışları önlemek açısından önemlidir.
 
Çocuklarınızı Arkadaşları ile Kıyaslamaktan Kaçının 
Otizm teşhisi almış çocukları, diğer çocuklarla kıyaslamak, eksiklerine odaklanmak uygun olmayan davranışlar arasındadır. Ebeveynler çocuklarını var olan bireysel özellikleri ile olduğu gibi kabul etmelidirler.
 
 Aileler çocuklarının farklılıklarını bilmeli ve çocuklarının başarılarını desteklemelidir. Otistik çocukların tedavisinde koşulsuz sevgi ve kabul sürecin daha sorunsuz ilerlemesini kolaylaştıracaktır.
 
Ebeveynlere Tavsiyeler
Otistik çocukların tedavi süreçlerinde, ailelerin “otizmi” yakından tanımaları çok önemlidir. Bunun yanı sıra ebeveynlerin dikkat etmesi gereken birtakım kurallar vardır. Otizm tedavisinde göz önünde bulundurulması gereken kuralları sizler için derledim.
 
Ebeveynler için tavsiyeler:
 
- Eğitim tedavinin ana öğesidir. Eğitimden kasıt, anne baba ve çocuğun eğitimidir. Eğitimle çocuğun olumlu davranışları artırılmalı, uygun olmayan davranışları azaltılmaya çalışılmalıdır.
 
 -Çocuğa tutarlı davranmak önemlidir. Annenin izin vermediği bir davranışa baba da izin vermemelidir. Ortak kurallar belirlenmelidir. Çocuğa söz veriliyorsa mutlaka tutulmalıdır. Çocuğun güveni sağlanmalıdır. Anne-baba-öğretmen işbirliği halinde çalışılmalıdır. Tutarlı bir tutum sergilenmeli ve çocuğun öğretmeninin uyguladığı kural ve teknikleri evde de doğru bir biçimde uygulamak önemlidir.
 
- Uygun davranışlarını ödüllendirmek, olumlu pekiştirmeyi kullanmak etkili uygulamalardan biridir. Dolayısıyla iyi bir gözlemci olmak ve ödül sunmak için fırsatları değerlendirmek çok önemlidir. Çocuk hangi davranışından dolayı ödüllendirildiğini bilmelidir.
 
- Çocuğun özgüvenini desteklemek gerekir. Çocuktan yapamayacağı bir davranış ve beceriyi istemek özgüvenini zedeler. Onu zorlamanız, aşırı yükleme yapmanız, kendine güvenini sarsar ya da içine kapanmasına neden olur. Başarı hazzını yaşayabileceği ortamlar yaratın. Tek başına yapabileceği işleri destekleyin.
 
- Aşırı korumacı yaklaşım çocuğun bağımsız hareket etmesini engeller. Çocuğun kendi başına bir şeyler yapmasına fırsat vermek gerekir.
 
- Gerekli olandan fazla TV ve bilgisayar kullanımına izin vermemek doğru bir davranış olacaktır. Bu çocuğun sosyalleşmesini engeller. Tek başına oyun oynamasından çok birileriyle beraber faaliyetler yapması sağlanmalıdır.
 
- Çocuğun çevresi düzenlenmeli bakıcı, anneanne, babaanne vs. gibi kişilerin doğru seçilmesi ve bilgilendirilmesi otizmli çocukların hayatında önemli rol oynar.
 
- Çocuğun ilgilerini belirlemeli ve ilgisini çekecek durumlar yaratmaya çalışmalıdır. En çok sevdiği şeylerden hareketle aktivitelere katılmasını sağlamak gerekir.
 
- Çocuğa her istediğinde istediği tepkiyi vermeyin. Çocuğunuzu şaşırtın.
 
- Çocuğu sosyal-fiziksel ortamlardan kısıtlamamak, onu eve kapatmamak gerekir. Çevredeki insanların bakışları, soruları anne-babayı etkilememeli. Çocukların çevre ile olan bağı artırılmalıdır. Parka, ev gezilerine götürmek, birlikte sokağa çıkıp yürümek, alışverişe gitmek, çevreyi tanıtmak ve anlatmak, sorularına cevap vermek çocuğu desteklemek açısından önemlidir.
 
Tüm bunları yerine getirmeye çalışırken anne-baba zorlanabilir. Otizmli bir çocuğun anne-babası olmak enerji ve zaman gerektirir. Otizmle baş etmek bol bol sabır gerektirir.
 
Anne-baba kendini tükenmiş, çaresiz, yorgun hissedebilir. Bu noktaya gelmeden anne-babanın hemen o anda yardım ve destek alması gerekir. Çünkü bu yolculukta en önemli şey anne ve babanın ruhsal ve psikolojik olarak iyi durumda olmasıdır.
 
"Farkında Ol, Elini Uzat…"
 
 Mine Ağır
Özel Eğitim Öğretmeni ve Psikolog
 
 
ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 19
Kayıt tarihi
: 15.05.19
 
 

1980 yılında İskenderun'da doğan Mine Ağır; sırasıyla Gözcüler İlköğretim Okulu, İskenderun Lises..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster