Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Temmuz '07

 
Kategori
Trafik
Okunma Sayısı
700
 

Otomobil ve insan

Otomobil ve insan
 

''Otomobil uçar gider / gönlüm gibi koşar gider / ben talihin peşindeyim / talih benden kaçar gider''
Bir çok şarkı yazıldı otomobil üzerine. Daha da yazılacak belkide.
İlk otomobil üretildiğinde, insan yaşamını bu kadar etkileyeceği düşünülmedi sanırım. Düşünülseydi eğer birtakım önlemler alınabilirdi herhalde.


Teknolojinin ani gelişimi, seri üretimin devasa ölçülerde artması, bunun yanında nüfusun hızlı artışı, kentlere hızlı ve kontrolsüz göçler olması nedeniyle kentler yaşanmaz hale geldi. Bu tahribatı yaratan en önemli unsur ise otomobildi.
Bugün bu olgu bilinmesine karşın otomobil kullanımı gün geçtikçe artmakta ve vazgeçilmez bir araç olma özelliğini korumaktadır.

Otomobilin bu kadar yaygın kullanılmasının birkaç temel nedeni var. Bunlardan en önemlisi, otomobilin insana dolaşım özgürlüğü ve hız sağlaması, bunun yanında ulaşım ağının da artık otomobil düşünülerek planlanmış olmasıdır. Bir diğer temel neden ise, otomobilin insana prestij kazandırdığı düşüncesidir. Fakat Mustafa Sandal kardeşimiz arabanın kişiye prestij kazandırmadığına inanmış olacak ki , şarkısında;

''onun arabası var
güzel mi güzel
maalesef ruhu yok''
demiştir.

Ama çoğunluk öyle düşünmüyor olacak ki otomobil tüketimi giderek artmaktadır.
Otomobil herhalde insanlığın en çok sevdiği araç oldu. Hatta insan otomobili öylesine sevdi ki, otomobil insan sevgisinin yerine, önüne geçti. Öyleki; otomobil kullananların önemli bir bölümü kendi sağlığıyla ilgilenmediği kadar otomobilin sağlığıyla ilgilenmeye başladı. Otomobile olan ilgi, kitaba, sinemaya, siyasete vb. yaşamın tüm alanlarına olan ilginin önüne geçti.

Örneğin arabası öksürse tamirciye giden kişi kendisi ya da çocuğu öksürdüğünde doktora gitmez. Aracının yağ değişim tarihini bilir, yağ kontrolünü yaptırır ama kendi damarlarındaki kolestrol oranını bilmez. Aracını her altı ayda bir bakıma götürür ama kendisi altı ayda değil altı yılda dahi bir dahi doktora kontrole gitmez. Bu tür örnekleri çoğaltmak mümkün.

Sonuç olarak; bireysel kullanımda kolaylık ve mutluluk veren otomobil, toplumsal kullanımda zorluk ve mutsuzluk vermeye başlamıştır. Artık insanlar yaygın olarak otomobil kullanımını sorgulamalı ve kontrol altına almalıdır. Ancak insanoğlu otomobilin doğada, kentlerde, insan sağlığında yapacağı tahribatı en aza indirebilmek için bunu en kısa zamanda başarmak zorundadır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Teşekkürler ederim. Ama belirtmeliyim ki, bireysel olan bu çözümü eşim ve ben de motosiklet kullandığımızdan ve çocuklarımız da artçılarımız olduğundan ailesel bir çözüm olmuş oldu. :) Raylı çözüm öneriniz doğru ancak, İstanbul sokaklarındaki şeritleri iptal edip raylı sisteme geçmek sizce ne kadar doğru? Madem tekrar döşenecekti de neden eskisini kaldırıp attılar? Dahası neden Avrupa'daki gibi metro sistemi yolun altında değil? Raylı sistemin yolun altında olması bize alternatif yol düzergahı sağlayacak ve zaten varolan yol şeritlerimiz azalmak yerine çoğalacaktı. Son birşey daha; sözünü ettiğiniz bisiklet yolu hem Avrupa hem de Anadolu yakasında var idi. Ancak üzülerek söylüyorum ki, kendini bilmez bazı sürücülerimizin bu yolu park amaçlı kullanmaları yüzünden bu yollar tekrar beton ile kapatılmak zorunda kalındı. Bence herşeyden önce cehaletimizi yenmeliyiz. Saygılarımla.

Ü Zerrin İZCİ 
 02.08.2007 17:51
Cevap :
sizinde ifade ettiğiniz gibi metronun bir çok faydası var.paris'e gitmiştim.yerin altı karınca yuvası gibi metro ile döşenmiş.londra'da öyle,moskova'da.yalnız bu ülkeler yaklaşık 100 yıl önceden bu işi kotarmışlar.bizim işimiz şu an daha zor.çünkü şehirlerimiz büyük oranda yapılaşmış.hem de çarpık yapılaşmış.bunun üzerine iyi ve yeni bir şey inşa etmek zor ve oldukça pahalı.işimiz zor anlayacağınız.  03.08.2007 16:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 960
Kayıt tarihi
: 13.07.07
 
 

1965 Tarsus doğumluyum. İlk, orta ve liseyi Tarsus'ta tamamladım. 1982 yılında İ.T.Ü. mimarlık fakül..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster