Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Eylül '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
937
 

Otu çek köküne bak

"Otu çek köküne bak" derlerdi büyüklerimiz de, merak ederdim, acaba ne demek istiyorlar diye.

Hatta bir keresinde bahçeye gidip, bir otu topraktan çekip, kökünü iyice incelemiştim de bir şey görememiştim.

Sonraları öğrendim, büyüklerimin ottan neyi, kökünden neyi kast ettiğini.

Ve yediğim kazıklardan anladım ki, otun kökü çok önemli. Aslında sadece otun değil, tüm ağaçların, tüm bitkilerin, ve de tüm canlıların kökü önemli..

Çünkü toprağın içindeki kök neyse toprağın dışındaki beden, dallar, yaprakta öyle.

Kök aslında tohumdur. Yani büyüklerimiz "köküne bak" derken "tohumuna bak" demektedirler.

Her şeyin başı tohumdur. Tohumsuz hiç bir canlı üremez. Tohumu bozuk olanın her şeyi bozuk olur.

İnsanoğlu da böyledir işte.

Önce tohuma bakacaksın. Tohum düz mü, sivri mi, yuvarlak mı, sağlam mı, çürük mü…?

Tohum önemli.

Hem bir kuşak değil, yedi kuşak öncesi tohuma bakmak gerek. Kuşaklardan birinde yamukluk varsa, torununun dört beş kuşak sonrası torun bile yamuk olabiliyor.

Anne fıstık gibi, baba tam bir artist, çocuğa bakıyoruz, hilkat garibesi bir şey.

Adam efendi, kadın tam bir hanım, kızına bakıyorsun, gelenin gidenin ağzına çemkiriyor, oğlanlar gibi küfredip, sokaktan gelmiyor…

Evlenirken bazen, taraflardan biri karşı tarafı beğenmez,

"Bizi ailesi ilgilendirmiyor, biz bir şelekten (odun kümesi) bir odun çektik" derler. Yani ötekiler odun ama bizim çektiğimiz biraz incesi demeye getirirler. İyisini aldık derler anlayacağınız…

Ama bilmezler ki odun odundur, incesi de kalını da aynı ağaca aittir ve o ağacın tohumu birdir…

Köküne bakmak gerekir.

Yoksa adama;

"Köküne çekmiş kökünü s……." deyiverirler.

Köküne bakın, yediğiniz meyveyi bilin, diliniz yandıktan, acıdıktan sonra tükürseniz de, yıkasanız da eski tadı kalmaz ağzınızın

Köküne nasıl mı bakacaksınız otun?

Onu da büyüklerinize sorun, mutlaka bir sözleri olacaktır size..

2.9.2007

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bu derslik yaziniz icin. Dört dörtlük, tam isabet... Sizi, bana bir yorumunuzla tanidim. Gec, ama olsun... Hemsehri gibi sayilabiliriz. Ben baskentteyim, ama yolum sizin o taraflara cokca düser: Otlarim ve köklerim orada. Bir firsatinda tanisma, söylesme imkani bulabilirsek cok sevinirim... Siz ot dediniz, ben de otla ilgili birsey diyeyim size (ki sizi nasil yakaladigimi anlayin): Ot dediginiz sey, büyürken bir ses cikarir. Ciplak insan kulagi algilayamaz o sesi. Desibeli cok düsüktür. Allah vergisi diyelim, -tinnitus'tan muzdaribim ama- benim böyle bir yetenegim var. Otunuzun sesini duydum, mutlu oldum. Dilerim birebir de olsun. Sevgilerimle.

pirmete 
 02.09.2007 22:41
Cevap :
Teşekkür ederim. Kısmetse görüşürüz neden olmasın. Ben İstanbul'dayım şu an. Sevgilerimle  03.09.2007 1:20
 

Cinsini sevdiğim cinsine çeker!Demiş atalarımız.Ben ağzımdan baklayı çıkarmadan söylediğim için orijinali biraz bozuldu ama gene de manası değişmedi.İyi bir konuydu,sağol!

Ahmet Balcı 
 02.09.2007 22:10
Cevap :
Böyle özlü sözler aslında insana çok şey anlatıyor ama anlayana tabi.. Bir uygulayabilsek anlatılanları başımıza bir şey gelmez de nerdeee.  03.09.2007 1:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 121
Toplam yorum
: 246
Toplam mesaj
: 75
Ort. okunma sayısı
: 1388
Kayıt tarihi
: 23.08.07
 
 

Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunuyum. 28 yıllık g..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster