Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Kasım '07

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
488
 

Otuz beş yaş

Otuz beş yaş
 

" Yaş otuz beş,

Dante gibi ortasındayız ömrüm... "

Lise sıralarındayız henüz. Edebiyat kitabımızda Cahit Sıtkı'nın bu pek bilinen, güzel şiiri...

Ender Öğretmenimizin kulakları çınlasın, şiiri inceliyoruz. Üzerinde konuşup tartışıyoruz."Dante " diyor öğretmenimiz, " yetmiş yaşında ölmüş. O yüzden Cahit Sıtkı böyle demiş. "

Dinliyoruz. Şiiri tekrar tekrar okuyoruz. " Tamam " diyoruz, anladık ne ifade etmek istiyor Cahit Sıtkı...

Şimdi yaş otuz beş benim için gerçek. Hatta Kasım ayının sonu itibarıyla geçmiş zaman.

İlkokuldan, liseden arkadaşlarım var. Hala görüştüğüm, çok çok sevdiğim. Hayat koşuşturmacası içinde yüzyüze gelemesek de, telefon ya da internet aracılığıyla haberleştiğim. (Hatta bebeklik arkadaşlarım da var. )

Bir zamanlar ne kadar da dertsiz, sorunsuzduk. Tek işimiz okula gidip gelmekti.
Arkadaşlar bizim için hep önemliydi. Beraber bir yerlere gidip gelmek, ders çalışmak, konuşmak, gülmek, eğlenmek...

Bizler 80 ihtilalinde ilkokul sıralarında olan, korkunç apolitik gençlerdik. Özal 'ın ortadirek tabir ettiği, işçi ve memur sınıfı ailelerinin çocuklarıydık çoğunlukla.

O zamanlar renkli televizyon lükstü. Tüm mahalle Shogun dizisini renkli seyretmek için Feride Teyze'lere giderdik...

Çoğumuz sıkı bir George Michael hayranıydık. " Wake me up " şarkısı eşliğinde zıp zıp zıplardık. Odalarımızda Wham ve Duran Duran posterleri asılıydı. Cd ler ve bilgisayarlar yoktu hayatımızda. Bir kasetçalarımız varsa kendimizi şanslı sayardık.

Akşamları toplanıp dondurma yemeye Kartal sahiline giderdik. Hatta bazı yaz akşamları kayıklara doluşur sahile kadar yarış yaparak kürek çeker, Kıyı Pastanesi'nden dondurma alır, yer, bir tur atar dönerdik.

Çok rahat gezerdik. Kimse giydiğimize de, saat kaçta dışarıya çıktığımıza da laf etmezdi. Sahilde akşamları ateş yakar, şarkılar söyler oyunlar oynardık.

Platonik takıldığımız, sadece bakıştığımız sevgililerimiz vardı. Mektup arkadaşlığı da modaydı.

Komşumuzun oğlu Ahmet'in yeni Adidas marka spor ayakkabıları vardı. Çok para biriktirerek ve çok süre bekleyerek aldığı. Arkadaşlar parlak beyaz ayakkabılarının üzerine basıp kirletecekler diye aklı çıkardı...

Az kıyafetimiz vardı, çok harçlığımız olmazdı ama çok eğlenirdik çok...

Yaklaşan yeni doğum günüm bunları hatırlatıyor bana...

Tamam her yaş güzel, hakkını vererek yaşayalım da, lise çağlarımız daha mı iyiydi ne?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İyi bir nostalji ama dikkat etmen lazım! İlk okulda dorkunç apolitikdik diyorsun bu uymuyor ilk okulda zaten politikayı bilmezki çocuklar. Yukarıda 35 yaşı kasım la beraber geride bıraktım diyorsun yazı bitiminde doğum günüm yaklaşırkan diyorsun. (Düzeltmelerini yap- bu yorumu silebilirsin) selam-sevgiler.

Nariçi 
 02.11.2007 23:24
Cevap :
Merhaba Sevgili Nariçi. İlk okulu değil lise sıralarını ve üniversiteyi kastetmiştim apolitik derken. Yaş otuz beş de kasım ayı sonu itibarıyla geride kalıyor. Yazımda anlaşılacağını düşünmüştüm. Yorumun için teşekkürler...  03.11.2007 1:57
 

çok içten yazmışsınız.. gülümsemeden edemedim... elleerinize yüreğinize sağlık

yucel evren 
 01.11.2007 20:15
Cevap :
Teşekkür ederim. Öyle yazıverdim aklıma gelenleri işte. Sevgiler...  01.11.2007 21:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 33
Toplam yorum
: 120
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 757
Kayıt tarihi
: 19.10.07
 
 

71 İstanbul doğumluyum. Öğretmenim. Şarkıdaki gibi, " bi' kızım var ve evliyim."..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster