Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mart '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
3015
 

Oya gibi işleniyor, mübarek!

Oya gibi işleniyor, mübarek!
 

Kaynak:İnternet


Zekeriya Öz’ün konumu değişti; artık Ergenekon ile özdeşleşmiş adı mı aklanıyor, bilinmez!

Lakin, bir gerçek var ki Ergenekon davaları Türkiye’nin önünde bir engel oluşturmaya başladı; öncelikle Avrupa inancını yitirme noktasında!

Her ne kadar hükümet olarak yatırımlarımızı Şark tarafına yapıyor olsak da artık, ki üst düzey ziyaretler bunu gösteriyor, başbakanın bu durumdan memnun olacağını sanmıyorum.

Basılmamış kitabı sonucunda içeriye apar-topar atılan Ahmet Şık son örnek olarak Avrupa basınında yer bulunca; bir çalım yapmak gerekliydi; lakin öyle bir çalım olmalıydı ki hem ne şiş yanacak ne kebap, hem de karizma yara almayacak!

Bir taraftan da belirsizlikler içinde yine herkes bocalayıp, “Aman piyango bize vurmasın hocam!” diye kaygılar ve korkular içinde yaşayacak!

Prof. Beyaz Hoca’nın evine yapılan baskın, toplanılan argüman falan, reklam!

“Eşit yaklaşımdayız” imajı verilirken, alttan da “Fethullah Gülen”e de dokundurmayız asası aba altında yerini de almakta!

Bu arada, bürokratik anlamda bakarsak, Ergenekon davasının bir başka savcıya aktarılması, efendime söyleyeyim, konunun irdelenme aşamaları falan derken, vakit olarak daha fazlasına gerek duyulacağı bir başka gerçek!

Yani, duyulmasa dahi duyulacaktır; konu bu kadar basit!

Bir taraftan artık altından kalkılamayacak bir hal almış olan Ergenekon davalarının seçimleri etkilememesi gerekiyor, tabii ki!

Yani, bunca zamandır sonuçlandırılamayan davalar yerine, hedefi yargıya çevirmek; çevirirken de ak kalmak adına gayet zekice bir plan!

Yiyenlere afiyet olsun!

******

Yargının iplerini eline alıp da “Yargının işi, ben karışamam!” demek de ayrı bir maharet, kabul etmek gerek!

Yani, herkesin harcı değil!...

Bu da ayrı bir beceri, yani…

Ne bileyim, ben yapamam!

Neden dersek?

Ne namaz kılarım, ne oruç tutarım…

Ne camiye giderim, ne Kabe’ye gitme isteği içindeyim…

Lakin bir inancım vardır ki; Allah, Tanrı, Yaradan, adı her ne ise…

Bana verdiği hak kadar başkalarına da vermiştir; birinin hakkını çalmak, diğerininkini yok saymak kendime ihanettir!

Birileri üzer beni mesela, zamanında ona şu iyiliği yapmıştım diye düşünmem!

Zira, bilirim ki kendim için yapmışımdır o iyiliği; başka türlüsü içimi rahat ettiremediğinden!...

Bedelini beklememin anlamı var mı ki?

Beklersem, kendime ihanet etmişim demek ki!

******

Hani, çok fazla Allah’a yakınız diye reklam yapanlar, Allah’ı kullananlar var ya; sizlerden daha çok O’nun ne dediğini anlayanlar var; bakmayın kullanmayı akıllarından bile geçirmiyorlar!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gülgün hanım gerçek bir yazı samimi bir insan.Allah'ı hakkiyle bilen Allah'ın sevgisini kaybetmekten korkar.Ve şahsi menfaatleri için Allah'ı satmaya kalkamaz.Allah derler de Allah'tan korkmadan insanlarım yaşam haklarını yerler.Gönlünüze ferahlık kaleminize güç olsun.

CENGIZ ÖZÜNAL 
 01.04.2011 18:16
 

Gülgün Hanım, Beyninize sağlık olsun. Sizin gibi yurtseverleri gönülden seviyoruz. Ama bu güzel ülkenin tüm imkanlarından yararlanan Mustafa Kemal düşmanları hainler ise yıkmak için utanmadan çalışıyorlar

ibrahim yilmaz 
 01.04.2011 16:50
 

Birilerini kandırmayı aklına koyanlar; bilsinler ki; sadece kendilerini kandırırlar.Bütün zamanlar da bu hep böyle olmuştur.Siyasi taktikler gereği atılan adımları bence ciddiye almamak gerek.Zira geri tepmeli silah misali hedefe zarar verdiği kadar ateş edene de zarar verir.Hele hele sadece göz boyama,insanları Amerikan safı yerine koyma,propaganda amaçlıysa… çift taraflı kesen bıçak gibidir.Siz de bu bıçak tarafından kesilmekten kurtulamazsınız.Yazınızın en muhteşem yanı; yapılan her şeyi; insanın kendisi için yapmasında ki mutluluktur.O, eylemler sayesinde hepimiz biraz daha insanlaşmaktayız.Diğer taraftan; bize yakışan herkesin en az bizim kadar zeki olduğu ve onlara karşı tatbik edeceğimiz zekanın onları değil bizi zor durum da bırakacağına inanmaktır.Bu şekilde; gülünç ve komik durumlara düşmekten kurtuluruz.Beş duyunuza sağlık çok anlamlı bir yazıyı daha kaleme almışsınız.Saygılarımla…

Süleyman Alkan 
 01.04.2011 15:59
 

Bu dava uzadıkça toplumun adalete olan güveni sarılmaya başlayacak. Ülkemizde yasama, yürütme , yargı erkleri ayrı ama. Yürütme organı Yasama organında çoğunluğa sahipse, ki sahip. istediğ yasal düzenlemeyi yapabiliyor. Gerek bu dava gerekse hizbullah sanıklarının bir şekilde elden kaçırılması, yürütmenin ve yargının sorumluluğunu üzerinden atamaz. Hiç kimse bizans oyunları içerisine girerek birbirini kandırmasın. Suçlu varsa gereği bir an önce yapılsın. Bu ülke çok daha güzel şeyler hakediyor.

Aziz ÖZLÜ 
 01.04.2011 14:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1275
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster