Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Şubat '08

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
767
 

Öykü ve sinema emektarı / Osman Şahin

Öykü ve sinema emektarı / Osman Şahin
 

İzmir’de 14-16 Şubat 2008 tarihleri arasında Konak Belediyesi, Edebiyatçılar Derneği ve Ege Kültür Vakfı işbirliği ile “7. İzmir Öykü Günleri” düzenlendi. Bu yıl “Öykü ve Sinema” ekseninde işlenen etkinliğe birbirinden değerli pek çok yazar, şair ve sinemacı katıldı. Etkinliğin onur konuğu Füruzan’dı.

Katılımcıların hepsi önemliydi benim için, ancak biri vardı ki, benim için bambaşka bir öneme sahipti. Gerçekten uzun yıllardır tanışmak için sabırsızlandığım, çocukluğumun geçtiği Fırat’ın kenarındaki köylerde, ben doğmadan yıllar önce yaşamış, öğretmenlik yapmış, öykü ve sinema emektarı sevgili ağabeyim sayın Osman Şahin’di bu… Kitaplarını okumuş, öykülerinden sinemaya uyarlanan filmlerini izlemiştim. Uzaktan uzağa bir hayranlık duyuyordum ona. Öykülerinde yaşadığım coğrafyayı, o coğrafyanın insanlarını anlatıyordu. Kahramanlarının çoğu tanıdığım isimlerdi.

İlk gün, heyecanla gidip etkinliğin yapılacağı salonda buldum onu. Kısa boylu, gözlüklü, Anadolu insanına has bir sıcaklık taşıyan yüzüyle yıllardır tanışıyormuşum gibi geldi. Elimi uzattım, “Osman abi, nasılsın?” dedim. Yüzüme baktı, Yıllardır tanıyormuş gibi gülümseme yayıldı yüzüne, beni kendine doğru çekerek yanaklarımdan öptü. O konuşmadan ben tanıttım kendimi, “Abi, çocukluğum Nisibin köyünde, Tille’de, Kazo’da, İnik’te geçti, senin de çok iyi tanıdığın, şimdi çoğu soğuk, karanlık suların altında kalan, boğulan köylerde…”

“Ne! Nisibin mi? Gerçekten mi?” dedi. Yeniden sarıldı bana, yeniden öptü. Gözlerindeki ışıltı, yüzündeki sevinç beni de etkiledi. Hemen daldık sohbete. Yanımda ‘Taşın ve Aşkın Ezgisi’ ile ‘Ağıtsız Kadınlar’ isimli romanlarım vardı. İmzalayıp takdim ettim kendisine. “O topraklardan, o köylerden bir yazar çıktı ha! Ne kadar sevindim anlatamam.” dedi. Kitaplarımı yüreğine bastı, dostça kucakladı. “Ben yazdım Fırat’ı ama asil sizler yazmalısınız, ” diye devam etti.

Siverek’in Kalemli köyünde 1957 yılında öğretmenlik yapmış. Köyün ağası Halil ağayı, çocuklarını, köylüleri, kan davalarını, Ahmo’yu bir bir anlattı. Sonra dönemin mahkûmu eşkıya Bekiro’dan, bahsetti. Anlattığı yerler, kişiler benim de yaşadığım ve tanıdığım yerler, kişilerdi. Cana yakın, halktan biri Osman Şahin.

“Biliyor musun bu İzmir öykü günlerinde en büyük kazancım, seni tanımak oldu, ” dedi. Mutlu etti beni. Sıcak, babacan bir tavırla anlattı, Nisibin’i, Kazo’yu, Kalemli’yi, Tille’yi, Aşurge’yi.

Sohbetimizden sonra program kapsamında “Öyküden Sinemaya” konusunda konuşmak üzere sahneye çıktı. Konuşmasında sinema ve edebiyatı karşılaştırdı. “Edebiyat ve sinemanın bir tek ortak yönü var” dedi “İkisi de insanı anlatır. Başka hiçbir benzer yönleri yok. Romanı, öyküyü tek kişi yazar, ruh tektir. Ama sinema filmini en az iki yüz kişilik bir ekip meydana getirir. Kitabı her yerde açar okursunuz, ama filmi evde ya da sinemada kalabalık bir ortamda izlersiniz. Kolektif bir ruh vardır. İkisinin şiirselliği farklıdır.”

Başka önemli bir konuya daha değindi Osman Şahin, “Edebiyatı kendi coğrafyasından ayırmamak gerek…” dedi. Örnek verdi, “Yaşar Kemal’in İnce Memed isimli romanını Yugoslavya’da çektiler. Başarılı olmadı”

7. İzmir Öykü Günlerinde benim için de en büyük kazanım Öykü ve sinemanın emektarı Osman Şahin’le tanışmak oldu. Onun gibi bir edebiyat çınarıyla tanışmaktan gurur duydum. Mutlu oldum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kuşadası Öykü ve Şiir günlerinde tanışıp sohbetine katılmak olanağı buldum Sayın Osman Şahin'in. Çok deneyimli bir edebiyatçımız. Çok değerli eserler vermiş ve senaryolar yazmış. Bu işe ömrünü verenler bambaşka oluyorlar. Buradan size ve Osman Şahin beye selam ve saygılar..

Ezgi Umut 
 19.02.2008 0:40
Cevap :
Selam Ezgi Hanım, Tanışmalar, paylaşmalar, hele bu edebiyat alanındaysa gerçekten değerli oluyor. ve biz nedense, yazarlarımızı, şairlerimizi, sanatçılarımızı öldükten sonra hatırlarız hep. Oysa yaşarken onlara gönderilecek bir selam bile herşeye bedel. Teşekkürler, Sevgiyle kalın....  24.02.2008 11:52
 

ne güzeldir böyle insan insana buluşmalar... herhangi bir vesile ile (kitaplarından, filmlerinden, müziğinden vs.. ) tanıdığımız ama yüz yüze gelmediğimiz hayatımıza anlam katan biri ile karşılaşmak aslında tanışmak değildir de sanki buluşmadır... önceden zaten tanıdığımız bu kişi ile buluşmanın heyecanı ve keyfini paylaşmanız sevindirici...

ilke Veral Coşkuner 
 17.02.2008 15:17
Cevap :
Sevgili İlke Hanım; Çok güzel özetlediniz, duygularımı... Aynen ben de bunları yaşadım. sanki yıllardır tanıyormuşum gibi bir duygu. teşekkürler. Yorumun ve katkıların için.... Sevgiyle, dostça...  17.02.2008 17:30
 

Mutluluğunuzu paylaştım.

Şahin Yamaner 
 17.02.2008 12:29
Cevap :
Sevgili Dost; Teşekkürler paylaşımın için. Yazılarınla tanıştım. sade, sıcak, duru bir dilin var. Başarılar sana.... Dostça kal  17.02.2008 14:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 96
Toplam yorum
: 277
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1524
Kayıt tarihi
: 01.11.06
 
 

1970 yılında Siverek'te doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Tarsus'ta tamamladım. İstanbul Üniversites..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster