Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ağustos '08

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
494
 

Öykü yazıyoruz hep beraber

Öykü yazıyoruz hep beraber
 

O nasıl olacak demeyin. Eğer katılımınızı esirgemezseniz el birliği ile yazılmış ilk ortak MB öyküsünü oluşturabiliriz. İstediğiniz zaman, ister sevincinizi, ister hüznünüzü, özgürce fantazilerinizi bu öyküye katabilir, hikayenin ilerlemesini sağlayabilirsiniz.

Hikayemiz üç kişi üzerine kurulu. Üç kişilik ailemiz Elazığ, Harput’a gitmek üzere İstanbul’dan yola çıkacaklar. Ne zaman ve niçin İstanbul’a geldiklerini bilmiyoruz, niçin Harput’a gitmek istediklerini de bilmediğimiz gibi. Bir de Anadol marka arabalarının olduğunu öyküye katabiliriz. Şimdilik bildiğimiz isimleri. Zeki bey, Zeliha hanım ve kızları Zeynep, üçü de tesadüfen mi alfabenin sonuna kümelenmiş yoksa bunun da bir anlamı var mıdır? Bilmiyoruz. Kişilikleri nasıldır, dertleri, sevinçleri nelerdir, yaşları, kaçtır, aralarında sevgi, kıskançlık var mıdır ve bunun gibi daha onlarca soruya yanıt arıyoruz.

Bütün bunları katılımcıların eklentilerinden öğreneceğiz. Öykünün ilerlemesine katkınız bazen bir kelime, bir cümle olabileceği gibi bazen de 10-15 cümle olabilir.

Sıradan bir ailenin çok sıradan bir seyahat öyküsü var elimizde. Katkılarınızla ne kadar sıra dışına çıkabilecek ve zenginleşecek, neler yaşayacaklar veya hissedecekler birlikte düşünüp birlikte öğreneceğiz.

Yazması kadar okuması da çok keyifli olacak. Öykü geliştikçe adı da kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Katılımcılara şimdiden burada teşekkür ediyorum

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Büyük şehir onlara "BÜYÜK" gelmiştir. Şimdi memlekete "DÖNÜŞ" zamanıdır. Saygılarımla...

TEKBAŞINA 
 19.10.2008 15:00
 

Anadolun direksiyonunda dönen yollar,Zeki Beyin içinde dönüyordu sanki.Çıktıkları yolculuk Harput'un değil içlerinin yolculuğuydu,Geriye gitmeyi pek sevmiyordu,ilerye doğru denemediği yerler ona heyecan veriyordu.Yaşamın bazen dayattıkları bize söz geçiriyor diye düşündü ve derin bir iç geçirdi.

Şerife Mutlu 
 10.10.2008 13:33
 

etrafına baktı..Birden içini bir hüzün kapladı, az önce ki sevincinden eser kalmamıştı.. -Zeliş İstanbul'a gelişimizi hatırlıyor musun? Geceler boyu, gitmeyelim diye ağladığını..Şimdi dönüyoruz diye surat asıyorsun.. -Hatırlamak istemediğim geçmişime götürüyorsun beni.. Ağladım gelmeyelim diye evet.. Geride koca bir aile yitirmiştik ve ben onlarla ölmeyi düşündüğüm bir anda karnımda bir can kımıldamaya başladı.. Zeynep için geldik buralara.. Sen istedin. -Kalsaydık bizde ölecektik.. -Hayır. Komutan bize sahip çıkacaktı. -Onun için mi bütün aile yok oldu ? Kardeşimin düğününde köyü basıp,her tarafı yakıp yıktıklarında komutan nerdey di? 1 saat sonra anca vardılar. -Mezraları boşaltın dediklerinde baban laf dinleyeydi olmazdı böyle.. -Zelişim babam yaşlıydı, anamın mezarını bırakamazdı. Hatırlasana her sabah ezanında namazdan sonra gider onunla söyleşirdi. Sonra döner gelir odaya kapatırdı kendini..Hem o gidin demedi mi bize?

Nurcan Çelik Yalun 
 09.08.2008 1:44
 

zeynep kmler akıp giderken anadolun arka koltuğuna uzandı amacı hem vücudunu dinlendirmek hemde harput ile ilgili çiçek kokulu anılarına geri dönmekti.Cılız bacaklarını saran kısa şortuyla Harput Çetesini oluşturmuş ve o çeteyle o zaman ne ağaçlar fethetmişlerdi.Uyurken yüzünde beliren gülümsemeyi Zeliha hanım Zeynep i seyrederken farketmişti.

Bekir Fatih DEMİRAĞ 
 08.08.2008 23:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 50
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 1316
Kayıt tarihi
: 03.07.08
 
 

Tarih öncesi yaşamdan, uzaydaki yaşama kadar merak ettiklerim pek çok. Bir süredir okuyucusu olduğum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster