Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Kasım '12

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
6277
 

Öyle bir geçer zaman ki dizisinde Aydın öldü: Uyu Memik Oğlan uyu...

Öyle bir geçer zaman ki dizisinde Aydın öldü: Uyu Memik Oğlan uyu...
 

Bu dizi başlayalı beri ilk defa bu kadar güçlü fırtınalar estirdi içimde... Okulun ''devrimci''  lideri Aydın, okulun ''ülkücü'' lideri Mithat tarafından, evinde babasıyla tavla oynarken, ''kalleşçe'' vuruldu... Amacım ülkücüler cinayet işler, Devrimciler masumdur filan tartışmasına girmek değil... Çok iyi biliyoruz ki, her iki taraf da çok ''cinayetler'' işledi buna benzer... Kimse ''masum'' değildi o dönem...

Son bölümde duygu fırtınaları esti içimde... Dizi karakterleri zaten müthiş yaratmış/bulmuştu… Şimdiye kadar ise kadar güzel geliştirmişti... Son bölüm ise sanki dizinin finali gibi oldu…

Aydın siyasi yanı ile inanmış biri... Ancak yetersiz, ''Abilerine'' bağımlı... Aydın, yani Osman'ın arkadaşı Aydın deli dolu, gözünü budaktan sakınmaz bir deli fişek... Yaptığı işin sonunu hiç düşünmeyen biri… Sevgiye değer veren biri, fedakar... Kız arkadaşı karşısında utangaç... Arkadaşı Osman'ın yanında çocuğun çocuğu...

Mithat karakteri de çok başarılıydı... Geleneklere bağlı... Ağır oturaklı biri... Ailede egemen ve çok ciddi... Sevgisini göster(e)meyen biri... O da inanmış, kahramanlara katılmak istiyor... O da yetersiz ve ''Abilerine'' bağımlı... İçinde boğmaya çalıştığı çocuk, sevgiye muhtaç...

Senaristleri ve çekim ekibini kutlarım... Bir vurulma anını, sonrasını en ince detaylarıyla vermeye çalıştılar... Oyuncuların her birini ayrı ayrı kutluyorum… Neredeyse kendileri yaşadılar olayı… Bu öyküye saygı duyduklarını gösterir… Hele o ''Memik oğlan'' türküsünün söylendiği sahne... İşte orada bittim ve salıverdim kendimi...

Dün geceden beri kadınlarımızı düşünüyorum... Hani her güzelliğin onlarda olduğunu sandığımız kadınlarımızı... Analarımızı, bacılarımızı, sevgililerimiz... Dost ve arkadaş olduğumuz kadınlarımızı... En az erkekler kadar suçlu olduklarını düşünüyorum... Hem de hiç bir eksikliği olmadan...

Ölenin de öldürenin de kahraman kabul edildiği başka savaş var mı acaba? Yani aynı ülke halkı tarafından... Yani hem de aynı ülkenin kadınları tarafından...

İç savaş işte böyle bir şeydir... İşte böyle lanet bir şeydir...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tekrar merhaba Sn.Kuyucak. Ben gerçekleri-doğruları söyleyenimdir,bilirsiniz.Ve onlara da, olanlara da üzülenimdir.O zaman da öyleydim,şimdi de yine aynısını yapıyor,doğruları gerçekleri söylüyorum.Bir kadından da önce asıl,"bir insan olarak" zaten,üstüme düşeni yapıyorum! Yoksa birşey tartışmıyoruz zaten burada.Ama işte görülmesi gereken de zaten tam da o noktadadır: Yine ve hala doğrulara gerçeklere değer veriliyor mu,dinleniyor mu,kabul ediliyor mu? Hayır! Siz de hala ve yine bunu kanıtlamış durumdasınız işte.Zaten zavallık da tam oradadır.İşin zavallılık boyutu,bunun bir zavallılık oluşu, doğrulara gerçeklere rağmen,o doğru ve gerçekleri bir türlü olduğu gibi kabullenemeyiş, birer doğru ve gerçek olduğunu hala dahi reddediş,bunu farketmeyiş, doğrulara gerçeklere değer,hak vermeyiş,saygı duymayış, doğru karşısında hem doğruyu hem de söyleyenleri hafifseyiş, kaale almayışTADIR zaten asıl zavallık ve zavallı oluş.Evet bir zavallılıktır bu.Ve bu da yine, bir gerçektir de yine,ne yazık.

Filiz Alev 
 22.11.2012 15:37
Cevap :
Bana yolladığınız her yorumu yayımlayacağım... Söz... Ancak sizle tartışmayacağım... Size (tanrı inancım yok)kolaylıklar dilerim...  22.11.2012 18:17
 

Maalesef hiç de kahraman filan değildiler. Hepsi kandırılmış, aldanmış, akılsız, toy zavallıcıklardı ne yazık ki. Evet iç savaştı resmen ve durduk yere! Ondan sonra da 12 Eylülü suçluyorlar bir de utanmadan; Öyle ya da böyle hiç olmazsa bu berbat ve içler acısı durumun önüne bir set çekilmiş, kardeş kavgası, kardeş katliamı önlenmiş oldu. Sırf bu yönüyle dahi neresinden baksak yine de iyidir. O dönemleri bilfiil yaşayanlar olarak, hala hayattaysak, şansımızdandır sadece. Yazık değil miydi o telef olanlara, daha mı olsundu? Bir de kadınları da suçlamışsınız, kadınların ne suçu vardı ki Allah aşkına. Lütfen adil, tarafsız ve objectif olun. Kadınlar, analar, bacılar, sevgililer zaten hep anlatıyor, engellemeye çalışıyordu ama dinleyen mi vardı onları da?! Kendi başına buyruk, kendini doğru yapıyor "zanneden", yanılmış aldanmış asi bir gençlik. Boşuna demiyorlar hafıza-i beşer nisyan ile malüldür diye, ama hatırlamak, "doğru hatırlamak" gerektir işte... Selam ve sağlıcakla...

Filiz Alev 
 21.11.2012 15:45
Cevap :
Günaydın Filiz hanım... İçinizdekileri söylemenize elbet engel olamam... Ancak onların ne olduğunu sizle tartışacak değilim... Ancak zavallı olmadıklarını biliyorum... Çünkü kendimi her şey hissettim ama hiç zavallı hissetmedim...  22.11.2012 9:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 615
Toplam yorum
: 1395
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 918
Kayıt tarihi
: 25.06.10
 
 

1959 Denizli doğumluyum.. İ.Ü. İktisat Mezunuyum.. Emekliyim ve hala çalışıyorum.. Yaşam bizden önce..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster