Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Temmuz '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
128
 

Öyle bir haldeyiz ki?

Öyle bir haldeyiz ki?
 

Türkiye son zamanlarda gerçekten son derece kritik süreçler yaşamaktadır. Bu süreç içerisinde dış ve iç politikada çok önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Bu yazının amacı da bugünkü yaşanan iç gelişmeler üzerine bir deneme yapmaktır.

İç politikada yaşanan gelişmelerin en önemlisi Ergenekon operasyonlarıdır. Normal bir ülkede iddianamesi daha hazırlanmamış bir soruşturma kapsamında insanlar gözaltı yaşamazlar, tutukluluk yaşamazlar. İddianame hazırlanır, kişiler hakkında gerekli araştırmalar yapılır ve hukuki işlem yürürlüğe girer.

Bu ülkede herkes yargılanabilmelidir. Kimsenin mevki ve makamına bakılmaksızın yargı görevini yapması demokrasi ve hukuk devletinin gereğidir. Ancak bu ülkede hukuk ve demokrasi adına pek olumlu şeyler söylemek ne yazık ki mümkün değil.

Bir diğer önemli gelişme ki bana göre de tarihi bir dava 28 Temmuz’da görülecek olan AKP’ye kapatma davasıdır. Normal bir demokrasi devletinde parti kapatmak hatta kapatmaya teşebbüs etmek, bir demokrasi ayıbıdır. Ancak AKP’nin 2002’den beri politikalarına bakıldığında laiklik karşıtı söylemlerin çokluğunu, cumhuriyetin değerlerini hiçe sayan, varsa yoksa din üzerine siyaset yapma üzerine bir anlayış hâkimdir. AKP’yi kapatmak AKP’ye ödül vermektir. AKP kapatılırsa bunlar mazlum edebiyatını son derece iyi yapacaklardır. Nasıl ki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde dindar bir cumhurbaşkanı seçtirmediler demecini kullandılarsa, kapatılma olayında da aynı süreçler görülecektir hiç şüphesiz.

Ülkede ciddi bir ekonomik sorun bulunmaktadır. Sürekli dışa pazarlanan bir borsa ve dışa satılan bankalar sayesinde yabancı yatırımcılar (yatırımları sadece borsa ve bankalarda) ekonomide dış borç sürekli bir ivme kazanarak artmaktadır. Kişi başına düşen gelirlerin artış göstermesinin kağıt üzerinde kalmış olması ve her şeye hemen hemen her gün zam gelmesi ülkede ekonomik krizin belirtilerini ortaya koymaktadır.

Son olarak ise Hrant Dink cinayeti ile ilgili bir şeyler yazmak istiyorum. Kendisini bu vatanın silahşoru olarak gören bazı çetelerin veya kişilerin devlet içerisindeki yapılanmaların da desteği sayesine bir gazeteciyi sadece Ermeni olduğu gerekçesiyle katledilmesi bu ülkenin gerçek bir ayıbıdır. Malatya katliamı, Santaro ve Dink cinayetleri, ultra-milliyetçi kesimin belirli destekler sayesinde gerçekleştirilmiş eylemler dizisidir. Yasin Hayal denen şahıs, mahkeme duvarından çıkıp yaşasın alperen ocakları demesi ve iktidara geliyoruz demeci sonrası Muhsin Yazıcıoğlu’na neden gözaltı yapılmadı ya da yapılamadı? Çok merak ediyorum doğrusu. Trabzon’daki askerlere ve istihbaratçıya Dink cinayeti sonrası soruşturma açılmış. Doğrusu da budur. Hatta İstanbul Emniyet müdürü Cerrah’ın da sorgulanması gerekmektedir.

Bu ülkede bir dizi komedya yaşamaktayız. Ülkenin hangi sorununa el attığımızda elimizde kalıyor. Bu ülkede demokrasi yok, özgürlük yok, adalet-eşitlik yok, hukuk hiç yok. Acı ama gerçektir ki bu ülke normal bir ülke değil. Bu ülke- bu cumhuriyet Mustafa Kemal Cumhuriyeti değil artık ne yazık ki..!!!!!!!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 1496
Kayıt tarihi
: 22.07.08
 
 

Uluslararası İlişkiler Mezunuyum. Yüksek Lisans çalışmaları yapmaktayım. Uluslararası İlişkilerde ak..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster