Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mart '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
192
 

Öylesine bir şey...

Öylesine bir şey...
 

Boşlukta yürümek gibi.


Bazen alırsın kalemi eline.

Öylesine yazasın gelir. Yazıyor olmak için yazmak istemezsin ama, yazabildiğin için yazarsın. İçinden, ta içinden bir şeyler gelir yanına. Fısıldar sana, kulağına. Ne dediğini anlamazsın. Anlamana da lüzum yoktur zaten. Bir şeydir, ama her şeyi anlamana yoktur ki, gerek... O his bir şeylerin yolunda gitmediğini anlaman için gelmiştir yanına. Sıkılırsın, of çekersin falan. Birden umut belirir diğer kulağına!

Bırak fikri ehemmiyetsiz şeyleri, sen kendine bak! İçinden gelen her şeyin doğru olduğu nerden bellidir? Geçmiş bu şeylerden ibaret değil midir? Ya sen? Pişman olmayı mı yeğlersin şimdi? Etme! Yolunda mı gitmelidir her şey? İnsan üzülmeyecek mi, küfretmeyecek mi? Hiç ''Ahhhh!'' demeyecek mi? ''Pembeleri'' mi takacak hep? Yapma, der. Etme! Yaşa her şeyi. İçinde ''bir şey'' olan her şeyi yaşa. Ama zamanında... Sonra bir laf gelir hatrına, çıkamayacağın yere girmeyi düşünme bile! Nedir ki? Hiçbir şey yokken ağlamak mıdır, senin canını sıkan? Kalabalığın için yapayanlız olman mı? Herkes sana bakarken, onlar senin umrunda bile değil... Buna mı üzülürsün? Kendi ettiklerine mi? Ama olur mu öyle şey? İnsan kalabalığın içinde yanlız olur mu?!  ''Olur be Bürütüs... Sen gibiler etrafımda olduğu sürece...Yanlızım.'' der... Kalabalık bakmaz ki senin yüreğine, düşüncelerine,gözlerine... Kalabalık bakar senin ellerine,ayaklarına,gerdanına...Süzer seni,sahte bakışlarla. Ama sen bakarsın kalabalığa gözlerinle. Değer verirsin. Ama o yine yapar yapacağını. E, kalabalıktır sonuçta! Kalabalıktır ama , sen yine yapayanlız kalmışsındır. Bak, orda, tam ortada! Sonra, bırak o fikri ehemmiyetsiz şeyleri diyen fısıltı gelir yamacına. Tam da ortadasındır ya. Çekilirsin. Bırak sen onları, devam etsinler usulca menfaat oyunlarına, der... Bükemediğin eli öpersin.

Bir gün elbet çıkacak birileri bir yerden. Ve ellerine, ayaklarına hiç bakmayacak, belki de. Sen onların yanındayken, ''kalbinin sesi''ni dinlemeyeceksin. Zira onlar, o şeyi senden önce duyacaklar.  Ve o günden sonra ağlamayacaksın sen, hiç. Kuytu da,köşe de, sebepsizce... Bak mesela, '' Soğan ya! Ondan...'' demeyeceksin. Ya da, toz kaçtı... İçimden geldi de demeyeceksin, sıkışıp ne söyleyeceğini bilmediğin bir anda. Sen ağladın, gördü ya onlardan biri seni, ya da o. Neden ağladığını bilecek. Çünkü o da artık soğan ya da toz demeyecek... Siz, kalabalığın yanlızlığından, yanlızlığın kalabalıklığına kavuşacaksınız. Ve asla, çıkamacağınız yere girmeyeceksiniz!

Bir gün... Aniden... ''Bir şey'' gelecek hatrınıza... Kalemi alacaksınız elinize... Yazacaksınız. Yazmak için değil ama, yazabildiğiniz için yazacaksınız. Hep beraber!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1118
Kayıt tarihi
: 30.05.09
 
 

Hızlı konuşur, çok konuşur ama boş konuşmaz. Yazmayı sever, hayatı boyunca yazmak ister kuytuda, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster