Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
644
 

Oyu alan değil, siyasi desteği alan 'rektör'

Oyu alan değil, siyasi desteği alan 'rektör'
 

Yaklaşık bir ay kadar evvel Anadolu Üniversitesi'nde yapılan rektörlük seçimleri ile ilgili bir yazıyı kaleme almıştım.

Yazımda seçimlerin demokratik olmadığından, hatta bırakın seçimin demokratik olup olmamasını, ne işe yaradığını sorgulamıştım.

Yazıma olumlu ve olumsuz birçok eleştiri aldım.

Eleştirilerin çoğu yapıcıydı.

Ve bu yazımı eksik kalan yönleriyle ilk yazımın devamı niteliğinde yazıyorum.

İlk yazımda bahsettiklerimin gerçekleşmemesini, YÖK'ün beni haksız çıkartmasını o kadar çok isterdim ki ama ne yazıkki seçim sonuçları 'demokrasi' yolunda rastladığımız klişele görüntülerden ibaretti..

Yapılan 'demokratik' seçim sonucunda en çok oyu alan Fevzi Sürmeli değil, aksine en düşük oyu alan Davut Aydın rektör olarak atandı.

Bu ilk kez rastladığımız bir tablo değildi kuşkusuz..

Şöyle bir geçmişe bakalım.

Ahmet Necdet Sezer'de cumhurbaşkanı olduğu dönemde Kastamonu Üniversitesi'nde gerçekleştirilen seçimlerinde en az oyu alan Prof. Dr. Bahri Gökçebay’ı rektör olarak atamıştı.

Sezer, Uşak Üniversitesi'ne, seçimde 60 oydan 19'unu alan Prof. Dr. Adnan Şişman'ı, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi'ne 72 oydan 11'ini alan Prof. Dr. Selahattin Salman'ı, Giresun Üniversitesi'ne 41 oydan 8'ini alan Prof.Dr.Osman Metin Öztürk'ü atamıştı.

Yalnızca Sezer değil, o koltuğa oturan herkes bu yetkisini kullanıyor, kullanacaktır da.

Sorun tam da bu noktada başlıyor.

Sorun sistemin temelinden kaynaklanıyor.

Koltuğa oturan iktidar hangi ideolojiye hizmet ediyorsa, kendilerine hizmet etmesi için seçeceği rektörlerde hiç kuşkusuz eş ideolojiye sahip olacak.

Değişmesi gereken Abdullah Gül, Ahmet Necdet Sezer değildir, değişmesi gereken sistemin temelidir.

Şayet sistem bu şekilde işlemeye devam ederse, ki edecek, her seçimlerde itiraz eden, sistemi eleştiren çıkacaktır.

Fakat sadece eleştiri boyutunda kalacaktır.

Yani başta da dediğim gibi 'Oyu alan değil, siyasi desteği alanlar rektör' olmaya devam edecektir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

En zor konulardan birinden yüz akınız ile çıktığınızı gördüm, inanın. Siyaset işleri zor! Bir de eğitim, sağlık, güvenlik, kültür, ulaştırma gibi işlere atama yapmak anlamında SİYASET girmiyor mu çıldırmak işten bile değil. Karamsarlıklarım doğrultusunda da olsa; gençlik istediği için çok geç de olsa demokrasi bu topraklara yerleşecek sanırım. Pek çok meslek kurum ve kuruluşlarında olduğu gibi rektörlük ve dekanlık konuları da hep kanayan yara olmuştur. Oysa bırakınız kişileri: Sevdikleri, beğendikleri kişileri seçsinler. Yılda bir de en uygun biçimde yeniden oylamalar yapılsın; bakalım o zaman nasıl olacak ortalık! Makama oturan gitmemek için geliyor. Bu da yanlış; kişi makama bir kere oturup gitmeli; yasalara sığınarak yargılanmaktan da kaçmamalı... Yaklaşımlarınız için kutlarım Zeynep Hanım.

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 16.01.2010 19:28
 

Sonuna kadar katılıyorum, sorun kişi soruna değil Sistem sorunudur... Sorun Yök'ün, Özgür eğitime Yok'un varlığının ve dayanaklarının sorunudur. Sorun eğitim üzerindeki siyasi baskının ve yönlendirmenin sorunudur... Yök ile ilgili ayrıntılı bilgi almak istiyorsanız; '6 Kasım 1981 YÖK'ün, Özgür Eğitime YOK'un kuruluş yıldönümü - Nedir? Ne değildir peki bu YÖK...' başlıklı yazımı okumanızı öneririm...

Ali Necati Dogan 
 03.12.2009 16:36
 

Ne yazık ki bu çarpıklık her dönemde devam ediyor. Siyaset bilimin önüne geçtikçe ve ona müdahale ettikçe, en çok dikkat etmemiz gereken Milli Eğitim sistemimiz belini doğrultamıyor. Umarım, en yakın gelecekte bu ve benzeri sorunları aşarız. Yeni nesiller, özgür bir yönetimle özgür beyinler olarak yetişir ve bir sonraki neslin önünü açar. Güzel yazınız için teşekkür ederim, sizi tanıdığıma memnun oldum. Sevgi ve saygılarımla.

Enfal Törün 
 03.12.2009 15:25
 

Elimden geldiğince yazıyorum ve yazmaya devam edicem.Çok teşekkürler..

Zeynep ada 
 02.12.2009 9:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 539
Kayıt tarihi
: 13.12.08
 
 

Anadolu Üniversitesi basın yayın bölümü öğrencisiyim. 1988 doğumluyum.İlk kez Milliyet Blog'da yazıy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster