Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Temmuz '18

 
Kategori
Bebek - Çocuk
Okunma Sayısı
97
 

Oyun Oynamanın İyileştirici Gücü

Oyun Oynamanın İyileştirici Gücü
 

Sonucu düşünülmeden, eğlenmek amacıyla yapılan tüm hareketlere ‘’oyun’’denir. Oyun, gerçek dünya ile hayal dünyası arasında bir köprüdür. Hayvanlar da, insanlar da yaşamı tanımaya oyunla başlarlar. Oyunun en basit biçimlerini gördüğümüz hayvanlar dünyasında bile oyun, fizyolojinin belirlediği psişik bir tepkidir. Oyun, yaşama sevincinin dışa vurulmasıdır.

Oyunun birçok açıklaması vardır. Kimi bunu bir boşalma, kimi enerji fazlasını atma, kimi acıyla baş edebilme, kimi taklit içgüdüsünün doygunluğunu sağlama amacıyla sergilenen eylemlerdir. Oyun, ilerdeki yaşamın gerektirdiği uğraş ve eylemlere hazırlıktır.

Oyunun işlevlerine baktığımızda; oyun yoluyla çocuk;
    Birikmiş enerjisini toplumsal açıdan kabul edilen bir yolla boşaltma olanağı bulur.
    En doğal dürtülerden olan saldırganlık dürtüsünü boşaltma, uygun biçimde sergileme olanağı bulur.
    Hayatı tecrübeler.
    Duygusal- sosyal ilişkilerini geliştirme imkanı bulur.
    Gündelik yaşamın gerilimlerini boşaltma imkanı bulur.
    Çatışma ve kaygılarıyla baş etmesi kolaylaşır.
    Toplumsal kuralları öğrenir.
    Kendisi için zorluk yaşatan eski durumlara da yeni ve yeterli tepki vermeyi geliştirmeye başlar.

Temel aile ihtiyaçları; değerli olma duygusu, güven ortamı, yakınlık ve dayanışma duygusu, sorumluluk duygusu, zorluklarla mücadele edebilme, mutluluk ve kendini gerçekleştirme olarak tanımlanmıştır. Bu ihtiyaçların tümü oyun içerinde kendiliğinden karşılanacaktır. Bebeklik döneminde başlayan ve anne babanın kendi doğallığında bebeğinin parmaklarıyla oynadığı ‘’bu yemiş, bu pişirmiş, bu hani bana hani bana demiş’’ oyunundan tutun da, ce-e diye gözlerini kapamaya kadar pek çok oyun, ebeveyn-çocuk bağlanmasında önemli bir yer tutar. Bu oyunlardaki göz temasları, dokunmalar, ses tonları sinir sistemini düzenlemekten, ayrılık kaygısına kadar ebeveyn çocuk ilişkisinde iyileştirici güce sahiptir. Çocuklar büyüdükçe bu basit oyunlar disiplin sorunları, davranış problemleri gibi süreçlerde tedavi edici işleve sahiptir. 2 yaşından itibaren çocuklar dramatik oyunlara yönelirler. (Kişileştirme: bebeklerle konuşma, objeleri kullanma…) Zamanla birey ve hayvanları taklit etmeye başlarlar daha sonra kendilerini onların yerine koymayı yani rol değiştirmeyi öğrenirler. Böylece kendileriyle ve dış dünya ile ilgili farkındalıkları artar. Empati yetenekleri gelişir. Yetenek ve becerilerini geliştirirler. Özetle baktığımızda bedensel, toplumsal ve zihinsel gelişimin ön koşulu oyundur.

Çocukların keşfetme ve merak gibi temel ihtiyaçların en iyi biçimde karşılanabilmesi için, kendiliğinden ve doğal biçimde akıp giden bir hayata, evin dışında, açık havada, parkta, bahçede, hatta sokakta o da olmadı apartman boşluğunda başka çocuklarla birlikte oynamaya ihtiyacı vardır.

Oyun Oynarken Dikkat Edilmesi Gereken Temel Prensipler:
    Çocuğun yönlendirmelerine izin verin. Esnekliğinizi koruyun.
    Göz teması kurun ve bunun için, diz çökerek çocukla eşit hizaya gelin. Çocuğun dikkatini kendinize çekmek yerine, siz onun dikkatini yönelttiği nesnenin çerçevesine girin.
    Çocuğa amaçsızca seslenmeyin.
    Çocuğa oyun içerisinde komut vermeyin.
    Çocuğa sürekli soru sormayın.
    Uzak mesafeden oyun oynamayın.
    Çocuk ile arka pozisyondan iletişim kurmayın.
    Ortama gereğinden çok oyuncak yığmayın.
    Çocuğu taklit edin.
    Öğretmeye çalışmaktan ve düzeltmekten kaçının.
    Oyununa tercümanlık yapıp, analiz etmekten kaçının.
    Gülmesini, kahkaha atmasını sağlamaya çalışın fakat bunu gıdıklayarak yapmaktan kaçının.
    Çocuğunuzla alay etmekten kaçının.
    Çocuğunuz ağlarken oyun oynamaya çalışmayın.
    Çocuğun oynayacağı alanı kendisinin belirlemesine izin verin.
    Az sayıda oyuncakla oynayın. Bu, iletişimi zorunlu kılar.
    Oyuncakları bir kutuda toplamak yerine gruplandırmayı ve sırayla oynanmayı tercih edin.
    Yap-boz, lego gibi tek başına oynamayı gerektiren, iletişim gerektirmeyen oyunları daha ileriki aşamalara erteleyin.

Esen ACARER KAHYA-Psikolojik Danışman

 

 

Yararlanılan Kaynaklar:

  • Altınay, Deniz. Çocuk Psikodraması. Epsilon Yayıncılık. 2015.
  • Cüceloğlu, Doğan. İçimizdeki Çocuk. Remzi kitabevi, 2016.
  • Ekici, B.,Bıçakçı M.Y. Otizmi Oyuna Getir. Ekinoks Yayıncılık, 2017.
  • Nutku, Özdemir. Oyun, Çocuk, Tiyatro. Özgür Yayınları. 1998
  • Solter, Aletha J., Oyun Oynama Sanatı. Doğan Kitap, 2017
  • Yavuzer, Haluk. Ana Baba  ve Çocuk. Remzi Kitabevi,2016.
  • Yazgan, Yankı. ‘’Nerede Çocukluğum’’. Psikeart Dergi. Sayı 14. 2011.

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 128
Kayıt tarihi
: 08.06.18
 
 

Memleketin en sıcak şehrinin ( Adana) en sıcak gününde ( 17 Ağustos )dünyaya gelmiş bir insanım. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster