Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mart '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
197
 

Oyun

Oyun
 

Gün batımı


Yürüyor... Siyah saçlı, beyaz yüzlü, gözleri koyu, sesi tok genç kız... Ben hiç geçmişe takılmadım diyor, içinden geçirdiği seslerle... Kendimi kapatmadım, sadece birşeyleri hatırlamak istedim... Bir çelişki yaşadım böylece, kalbimin gölgesinde barındım...

Ağladığımda gizlendim, güldüğümde neşelendim... Sakin rüzgarlarda ruhumu oradan oraya gönderdim... Beyaz kağıtlar elimde hiç bulamayacağım yerlere özlemi dile getirmek istedim... Aslında gördüğü mavi bir okyanus ya da yağan beyaz karlar değildi. Uzun bir müddet ayrı kaldığı kendini dinleyiş eğlencesiydi

Yürürken sokaklardan geçiyor, akşam olmak üzere iken serinleten rüzgar huzuru çağrıştırıyordu... Düşünmekten kaçınmak insanın en çok istediği şeylerden biriymiş... Duydukları kızıl bir akşamda yankılanıyordu... Hayatın kontrolü her zaman insanın kendi elinde değildir diye geçirdi içinden... Susmak bazen en akıllıca seçimdir, yapmam gereken de bu olmalı, gerçek olan ne ise o olmalı...

Kağıtları rüzgarda savrulacak gibi oluyor, elini her zamankinden daha çok sıkıyor, keyifli bir oyun oynayacak gibi oluyordu... Kaldırımlar eski, yollar dar, evler küçülmüş, gözleri kamaşmış halde sakin sularda geziniyordu... Komik biriydi birazda kaygılı...

Bugün kağıtlardaki hüznü dağıtacağım yeni bir dünyada kendimi oyalayacağım diyordu... Bir kalem ihtiyacım olan, zihnime kazıdıklarımı belirginleştirmek için. Oynayacağım oyundaki rolümü sahipleneceğim... Aldıklarımı geri vermeyeceğim...

Bu tünele girince duvarlarda resimler olacak. Yüzler bazen tanınmaz halde endişesizce duracak. Sesimi yükselttiğimde sadece istediklerim duyacak... Biraz karanlık olacak, tünel de olsa tavanında küçük delikler olacak. Ben hızla koşacağım arkamdan gelenler olacak... Onlarla yüzleşmeyeceğim, varlıklarını bileceğim. Koştukça mesafe çoğalacak. Kalbim hızla atacak, resimlerdeki yüzler birbirine karışacak. Zihnin kıvrımları gibi tünel de labirentlere ayrılacak... En çok istediğim yerden gideceğim. Gözlerim heyecanımı yansıtacak...

Bir yoldan gideceğim, ışığı hissettiğimde ayrım kendini yeniden gösterecek... Sevilen sabahın ilk ışıklarında bir hikayenin içerisinde kendine bir yol bulacak... Bu bir son değil bir başlangıcın eseri olacak... Yüzler resimlerden fırlayacak, sesler barındıkları yerden çıkacak, kabullenmemişken eski zamanda bu kez derinlerde hüküm sürecek. Kağıtlar ellerimden uçacak yeniden arayana kadar... Yazılar bulutlu sabahın ilk ışıkları olacak... Yokluğu varlığında kaybolacak...

 


Selin Araç

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazdığınız deneme gerçekten çok duygusal ve başarılı olmuş :) elektrik tasarrufu

Ferhat Dağkıran 
 16.03.2012 23:21
Cevap :
Teşekkür ederim...  17.03.2012 20:51
 

sorun yağan karın beyaz olması değildi ki; okyanuslar kırmızı da olabilirdi. kız bunları umursamazdı. yazdığı oyun bir maske de değildi. bilmek ve bilmemek arasındaki o müthiş kesinlikteydi bildikleri.. korkularından çok hayalleriydi kelimeleri.. hem hayaleri kadar uçucu-titrek hem de hayalleri kadar kat'i ve güçlü.. maske diye çzdiği toplum'a bir ironi? ya da en iyisi kendi zarif kadınlığına hoş bir kahkaha. yaşam dediğin bir asil kadın kahkası kadar duru olmalıydı belki.. neyse..

BABIL 
 16.03.2012 20:52
Cevap :
Karın beyaz olması bir saflık, masumiyeti,okyanusun mavisi de sonsuzluğu çağrıştıran düşünceler yaratabilirdi.. ama o bunları önemsemedi, en azından o an için.. çünkü, kendi içsel hesaplaşması, alması gereken kararları, hayatını etkileyecek fikirleri oluşturmak istiyordu... gerçek olanı arıyordu.. bu hepsinden önemliydi.. belki onun varacağı sonuç zaten beyazı ve maviyi getirecekti... kendini dinlemek istedi, ona ihtiyacı vardı.. tekrar teşekkürler yorumunuz için..  17.03.2012 20:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 122
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 166
Kayıt tarihi
: 02.03.12
 
 

İstanbul Kültür Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi, İletişim Sanatları, Halkla İlişkiler bö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster