Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ekim '21

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
11
 

Oyunlu Gülmeceler

OYUNLU GÜLMECELER

 

Çöz de Al!

 

Köyün ağası kızını evlendiriyormuş. Görkemli bir düğün yapmışlar ama sığırtmaç Ali’nin karısını çağırmayı unutmuşlar. Adam yerin konulmamak Sığırtmaç Ali’yi ve karısını çok üzmüş. Buna çok içerleyen kadın, kocasına “Davarlarını gütme sen de bundan sonra” demiş. Ali hemen ağanın yanına gitmiş, ona durumu anlatmış. Ağada şafak atmış ve karı kocanın gönlünü almak için çalgıcıları tekrar çağırmış, kadını düğüne davet etmiş, istediği kadar oynayabileceğini söylemiş. Kadın fırsatı kaçırmamış. Düğün yerine gidip başlamış oynamaya. Oynadıkça oynayası gelmiş. Ortalık karardığı halde eve dönmeyi aklına getirmiyormuş.

Bilirsiniz, kadınlara düğün var denirse göğe merdiven kurarlar.

Neyse, Sığırtmaç Ali davarları ağıla koyduktan sonra eve gelmiş, bir de bakmış ki karısı ortalıkta yok, kapı da kilitli. Hemen düğün yerine koşmuş, karısını çağırmış.

Kadın, “Anahtar belimdeki kuşakta, çöz de al Mustafali, çöz de al! Ben acık daha oynacen” diyerek oynamaya devam etmiş.

NOT: Bu olayı Özay Gönlüm türkü yapmış, söylemiştir.

 

Oynak Hoca

 

Köyün hocasını düğüne davet etmişler. Hoca hatırlarını kıramayıp gitmiş ama herkes oynadığı halde o, put gibi duruyormuş. Oyuna kaldırmak istemişler, reddetmiş. Çok ısrar etmişler.

“Şöyle bir iki dönüver canım, ne olacak?” demişler, kolundan tutup oyun yerine sürüklemişler. Hoca, “Allahım, günah yazma!” diye yavaş yavaş oynamaya başlamış. Derken biraz hareketlenip “Azıcık yaz, azıcık yazma” demiş. Çalgıcılar çok oynak bir hava çalmaya başlayınca da coşmuş, “İster yaz ister yazma!” diye öyle bir oyun oynamış ki, herkesin ağzı parmaklarında kalmış. Hoca yerine oturunca oynadığına bin pişman olmuş.

Adı “Oynak hoca” kalan hocayı yolda gören kişiler düğündeki oynayışını akıllarına getirip gülüyorlarmış. Bu gülüş camide de devam edince hoca orada barınamayacağını anlayıp köyü terk etmiş. Gittiği yerde rahat edememiş ve de aradan sekiz on yıl geçince, artık unutmuşlardır diye düşünerek eski köyüne gitmek istemiş.

Köyün girişinde sevimli bir çocuk gözüne çarpmış. Ağzını aramak için, “Bir zamanlar bu köyde oturuyordum ama seni hiç görmedim. Söyle bakayım, ne zaman doğdu sen?” diye sormuş. Çocuk boynunu bükmüş, “Pek bilmiyorum. Anamın söylediğine göre ben hocanın oynadığı yıl doğmuşum” diye konuşmuş. Hoca, oynayışının unutulmadığını anlayıp geri dönmüş ve bir daha oraya adım atmamış.

 

Geliverin, Erhan Hocaya Bir Şey Oldu!

 

Öğretmenliğim sırasında öğrencilerle bir okul gezisi yapmıştık.

Arabamız bir yerde mola verince öğretmen ve öğrencilerin çoğu dışarı çıktı. İçerde son sınıf öğrencileriyle ben kaldım. Öğrenciler oyun oynuyorlardı. Beni de oynamaya çağırdılar. Kabul etmek istemedim. Yalvardılar, “Hocam, ne olur biraz oynayıverin. Merak etmeyin, otoriteniz sarsılmaz. Biz mezun olup gideceğiz nasıl olsa. Ne olur, hatırımızı kırmayın” dediler.

Peki deyip oyunlarına katıldım. O sırada lise birinci sınıf öğrencilerinden biri otobüsten bir şey almak için içeri girince benim oynayışımı görüp hayrete düşüyor ve moladaki öğretmenlerin yanına koşuyor, heyecanla “Geliverin Erhan hocaya bir şey oldu” diye bağırıyor. Öğretmenler kiriz falan geçirdim sanıp geldiklerine beni oynar görünce kahkahalarla gülmeye başladılar.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 349
Toplam yorum
: 134
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 68
Kayıt tarihi
: 28.11.17
 
 

Emekli öğretmenim. Yazı ve şiirlerim 50 yıldır gazete ve dergilerde çıkar. 21 kitabım yayınlandı,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster