Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Aralık '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
335
 

Oyunun Sonu

Oyunun Sonu
 

En sevdiğim.


Türkiye çok uzun zamandan beridir bir oyunun içerisinde. Mustafa Kemal'in Türkiye Cumhuriyetini kurması ve Anadolu üzerinde yaşayan bizlere onurlu, başı dik ve saygın bir hayat sunmasının nefretini, bu oluşturulan yapıyı bozmak, "bizden bi halt olmaz" dedirtmek, dünya üzerinde kendimizi ikinci hatta üçüncü sınıf insan gibi hissettirmek için çaba gösteriliyor. Hatta Türkiye Cumhuriyetinin bölünmesi için, Misakı Milli Sınırlarının yok edilmesi için uğraşılıyor

Bu oyunun Türkiye içerisindeki uygulayıcıları ise ayırım yapmaksızın, Mustafa Kemal öldükten sonra bu güne kadar yöneticilik yapmış tüm siyasetçiler, Cumhuriyetin ne anlama geldiğini anlamamış ve Osmanlıdan gelme yapıyla kendisini "Devletten" daha büyük gören kimi bürokratlar, günlük karları geleceğin kaybedilmesine tercih eden her yerden ve her seviyeden beraber yaşadığımız vatandaşlarımız olarak kısaca özetleyebilirim.

Ancak bu uğraşıların işe yaramaması durumunda her daim işe yarayacak ayrı bir ikinci plan ise aynı şekilde uzun zamandır uygulanmaya devam ediliyor...

Topraklarımız, tarım arazilerimiz büyük ölçüde yok edildi ve hala yok ediliyor. Çok uzak olmayan zamanlarda, ben ilkokuldayken var olan yerli malı haftalarımızı yok ettiler. Dünya üzerinde yiyecek konusunda kendi kendine yeten 5 ülkeden birisiyken, Konya yerine Şili'den Samsun'a "BUĞDAY" getirilmeye başlandı. Fındık, narenciye, Anamur muzu gibi meyve ağaçlarının söktürülmeye çalışılmasına değinmeyeceğim bile. De bütün bunlar nasıl yapıldı ve yapılmaya devam ediyor???

Kıraç ve tarımdan uzak yerler yerine, ne kadar tarım arazisi var ise oralara fabrikalar ve yerleşim yerleri yapıldı, asit yağmurları ile fabrika yapılamamış arazi varsa zehirleyip, buralarda üretilen ürünlerin çoook uzaklardaki insanları bile zehirlemesini sağladılar. Sularımızı zehirleyerek içilmez hale gelmesine çaba gösterdiler. Bir Cumhurbaşkanına "Ford fabrikası için Çankaya'nın bahçesini bile veririm!!!" dedirtebilecek kadar ileriye giderek, ağaçlıklarımızı yok ettiler.

Şu andaki en büyük tehlike ise Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar.

Türkiye'nin ne kadar tarım arazisine ekim yapıldığını bile bilmiyoruz. Bu ekim yapılan toprakların ne kadar zehirlendiğini de bilmiyoruz. Yeni beslenme rejimine evrim süreci içerisinde 10.000 yılda adapte olabilen insan sindirim sisteminin, "bozulmuş gıda benzeri şeylere" uyum sağlayamayarak, önümüzdeki 10-20 yıl içerisinde ne kadar kanser üreteceğini de bilmiyoruz.

Fark edilmesi gereken, siyasi grupların birbirleriyle çatışmalarının, terörle uğraşmanın, başörtüsü diye katolik rahibe kıyafetlerinin dayatılmasının, etnik ve dini görüş farklılıklarının ve buna benzer daha başka birçok şeyin arasında, zehirlendiğimizi göremediğimiz ve en azından zehirlenmemiş gıdalar ve topraklarımızın daha fazla zehirlenmemesi için birlik olmamız gerekiyor.

Bozulması gereken ilk oyun, henüz birbirini yiyen tüm kişiler yeterince sağlıklıyken, topraklarımızı kurtarmak.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Demokrasi bizde ters işliyor. Demokrasinin hep kötü sonuçlarına maruz kalıyoruz. Liderleri seçen halkı ise hiç sormayın... Sevgi ve selamlarımla...

vakayinüvis 
 18.12.2009 21:17
Cevap :
O zaman demokrasi eğitimsiz toplumlarda yalandır diyebiliriz... Acı ama doğru... Sevgiyle...  19.12.2009 0:25
 

ülkede yeraltında öyle şeyler dönüyor ki; bakalım altında, neler çıkacak. İyi zihin taraması olmuş. kalemine sağlık. sevgiler.

Ruksan İLDAN 
 16.12.2009 22:44
Cevap :
Çok fazla şey dönüyor ve çeteci diye vatanını seven insanları 3-5 gerçekten suçlu olabilecek insanların arasında hapislerde kısıtlayarak da bu işleri yapmaya çalışanların ekmeklerine yağ sürüyorlar özellikle... Sevgiyle...  17.12.2009 21:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 576
Toplam mesaj
: 79
Ort. okunma sayısı
: 1853
Kayıt tarihi
: 08.06.06
 
 

İnsanın kendisini anlatması zor. Beykoz, Saint Benoit, Psikolog. Bu kadar... Detay gerekiyors..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster