Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Nisan '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
195
 

Öz çekim!

Öz çekim!
 

Seni nasıl keşfettiğimi hatırlamıyorum; bir resimden mi, bir haberden mi ya da bir arkadaş vasıtası ile?

Adını bile sonradan öğrendim. İlk başta zaten dikkatimi hiç mi hiç çekmemiştin... Daha sonra yazdıklarından, dileklerinden, yorumlarından ve facebook’taki “like”larından tanıdım seni. Ailenle çektirdiğin özçekimlerden!

Kocanın yüzüne baktım mutluluktan uçuyordu. Oğlun tamamıyla özgüven doluydu, eksizdi!

Senin ise öyle güzel dişlerin vardı ki her gülümsemende ortaya çıkan!

Bir fotoromanı okurmuşum gibi onun bir kahramanı olarak öğrenmiştim seni!

Seni ve hayatını incelerken hiç suçluluk duymadım. Evli olmana, evli olmama rağmen sanki sen hep benimdin. Keza aile fotoğraflarına baktığım zaman bile kocana karşı kendimi suçlu hissetmedim. Seni bilmem ama benim için hiç normal değildi bu durum!

Yıllar boyunca geçer dedim bu ilgim, “nereden çıktıysa o şekilde kaybolur” dedim ama sen spora yazılıp 10 kilo verince gerçekten muhteşem bir kadın oldun. İlgim azalır diye düşünürken son derece arttı.

Bazen bir 6 ay sana hiç bakmadan geçirdim ve sonraki 6 ay her gün yüzüne baktım ve ezberledim yüzünü...  Özçekimlerden son derece azını görebiliyordum ancak zayıfladıktan sonra tam boy fotoğraf çektirmeye başladın.

Evlilik yıldönümlerinde farklı bir enerjin oluyordu. Yüzün, gözün açılıyor, daha bir güzel oluyordun. Ben sana çok az insan için kullandığım bir ifade kullanıyordum:

“sen benim yüreğime dokunuyorsun!”

Aslında seninle hiç tanışmak istemiyorum, hiç umurumda değilsin! Ama yine de seni bir filmin kahramanını olarak seviyorum ve bu film bir Metin Erksan filmi ve ben de Müşfik Kenter’i oynuyorum. Bu aile filminde sen kadın ve anne rolündesin.

Bazen öyle oluyor ki hayaranlığımı sana karşı gizliyemiyorum ve bir-iki defa hata yapıp sana bu durumu çaktırmışlığım da var. Yine de her seferinde senden uzaklaşmayı başarıyorum...

Ben sensiz seninle olmaktan son derece mutluyum.

Çünkü sen benim sahip olmadığım hayalimdeki kadınımsın. Gerçek misin yoksa yalan mısın bilimiyorum.

İnan bazen seni tanımadan seviyormuşum gibi de hissediyorum. O yüzden seninle ilgili hiçbir şey bilmek istemiyorum. Hatta var olmamışsın gibi farzetmek, işime de geliyor açıkçası...

Ama geçen doğum gününde olduğu üzere bazen sana iyi dileklerimle ulaşıp var olduğumu da bildiriyorum. Evet, biliyorum, sen de varlığımın farkındasın ve beni takip ediyorsun. Aramızdaki ilişki masum bir bakışma kaçamağı, bu konuda ikimiz de hem fikiriz!

Bazen sana baktığımda benimle konuştuğunu biliyorum. Çünkü sen de bana bakıyorsun. Sen de benim çocuklarımı sevip okşuyorsun. Senin de dikkatini çekiyor benim hayatımdan kareler  veyahutta çok nadir de olsa hayata dair yazdığım paylaşımları sen de içinde duyumsuyorsun!

Sen benim imkansız sevgilimsin! Sana dair her şey o kadar doğru ki hayatında olabilecek tek yanlış benim!

 Ve ben seni böyle sevdim, bir fotoroman kahramanı olarak ve bilmiyorum, aksini düşünmek bile istemem.

Ne sen beni tanıyordun, ne de ben!

Her şey hiç başlamamış gibi başladı bitti.

Ben seni rüya zannettim, sense gerçek!

Bizimkisi bir “ÖZ ÇEKİM”di!

 

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 613
Toplam yorum
: 1632
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 270
Kayıt tarihi
: 10.04.11
 
 

Eric küllerinden doğduktan sonra dünyada büyük değişiklikler olsa da Türkiye'de çok fazla şey değ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster