Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ocak '10

 
Kategori
Dil Eğitimi
Okunma Sayısı
970
 

Özel dersler ve dershaneler…

30 yıl öncesi İngilizce öğretmenliği yıllarımda, bir velinin “Hocam oğlumun zaten bu dersle ilgili temeli yok. Sizden ricam sınıf geçmesi değil, temel alsın. İleride sıkıntı çekmesin” öneri ve isteğine, okulumuzda hafta sonlarında “yetiştirme kursları”nın olduğunu ilettiğimde, ısrarla “özel ders” almak istediklerini yineleyince, başka bir öğretmenden almalarının –yönetmelik gereğince – “öğretmenler kendi öğrencilerine özel ders veremezler” hükmüne uygun olacağını açıklamıştım.

Aradan bunca zaman geçti. Değişen bir durum yok. Aksine “özel dersler”e veya “ özel dershanelere “ gitme daha çok arttı. Esas neden ilköğretim 4. sınıftan Lise son sınıfa kadar, her yıl sayıları artırılan ve sık sık değiştirilen “sınav sistemleri”dir. Eskiden sadece ilköğretim ve Lise son sınıflardaki öğrenciler “sınavlara girerken”, günümüzde İlköğretim 4. sınıftan itibaren “her yıl sınava girme” şartı çıkınca, ergenlik çağında ”psikolojileri bozulan” çocuklarımızı, bir yeri kazansın diye düşünen ve öğrencileri yıllarca ”yarış atı” sanan – ne yapacağını bilmeyen- velilerimizin de sayısı arttı.

Öğrenci ve veliler arasında dershaneye gitmeyen veya gidemeyen öğrencinin sınavı kazanma şansının olmadığı kanısı iyice yerleşti. Bu da “dershaneciliği” sektör haline getirdi. İlköğretim 4. sınıftan Lise son sınıfa kadar aileler dershanelere para ödemek zorunda kalıyorlar.

Eskiden çocuklarına “özel ders” aldırmak isteyen velilerin çoğunluğunu, maddi durumları ve kazancı iyi olan “doktor, eczacı, tüccar, sanayici, ve vb. meslek erbabı” oluşturmaktaydı. Günümüzde ise – yüksek öğrenim şartları öyle gerektirdiğinden - “dişinden-tırnağından” artırarak “özel derse” veya “özel dershanelere” öğrencilerini göndermeye çalışanlara, memur, işçi ve emekliler de katılmak zorunda kalmışlardır.

Aslında bilgiyi okullarımızda alan öğrenciler, “sınav sistemlerine” göre özel derslerde veya dershanelerde, zamana karşı soru yanıtlama tekniklerini öğrenmekte ve okula göre çok daha fazla soru çözdürülerek öğrenilenlerin pekiştirilmesi sağlanmaktadır.

Özel ders”lerde öğrenciler “bire bir eğitim” aldıkları için, başarı durumları hızla yükselmekte ve sonuca kısa yoldan ulaşılmaktadır. Özel ders veren uzman öğretmenler, başarısız öğrencilere ilk olarak “bir hedef koymakta ve “yapamam deme yapan senden üstün değildir” sloganı ile, onlara öncelikle özgüven kazandırmaktadır. Özel derse veya dershaneye giden öğrenci, psikolojik olarak kendine daha çok güvenmekte ve sınavda dershanelerde öğrendikleri soru yanıtlama tekniklerini – dershaneye gitmeyenlere göre – çok daha iyi kullanmaktadır.

Göz ardı edilmemesi gereken önemli bir husus da, ilköğretim ve lise sınıflarındaki öğrencilerin “özel derslerde” geçmiş konuların tekrarının yanı sıra öğrencilerin sınıfta görecekleri “yeni konular” ın da – önceden- öğretilmesi avantaj sağlamaktadır. Özel derslerde öğretmenlerin, değişik materyal ve dokümanlar kullandıkları, öğrencilere bunları aldırdıkları da bilinmektedir.

Özel ders veren öğretmenlerin, deneyimleri ve bilgi birikimleriyle –öğrencinin durumuna göre- konuları ve eksikliklerini en iyi şekilde aktarımı, öğrencilerin başarıyı yakalamalarında en önemli etkendir. Hatta bazı öğretmenlerin özel ders vereceği öğrencileri seçmek için, sınav yaptıklarına da tanık oldum. Nedeninin de % 100 başarıya ulaşmak olduğunu; bunun da öğretmenin kariyeri açısından ayrıca önemli olduğunu ifade etmişlerdi.

Günümüzde “zincir dershane” adı da verilen ve Türkiye’nin her tarafında , hemen hemen her ilde şubeleri bulunan ve gittikçe yayılan, çeşitli dershanelerin artık bu işi “rekabet ortamı”na çektikleri, resmi ve özel okullarla da – öğrenci temini için – sürekli iletişim içinde oldukları bilinen bir husustur.

Bazı dershanelerin de, “dershanenin adını duyuracak özellikte ” ilköğretim okullarının 4. ve 5. sınıflarında, her sınıftan en başarılı olan 3-5 öğrenciyi – sınıf öğretmenlerinin önerisi ile - tespit ettiği, velileri ile irtibata geçip, öğrencilerin önce ücretsiz olarak, dershaneye devamını sağladıkları, ardından 2-3 ay sonra da “indirimli kayıt işlemleri” vb. yaptığı ve kendi yayınlarını aldırdıkları bilmeyen yoktur.

Sağlık konusunda, kişilerin nasıl daha iyi sonuçlar almak için gücünün yettiğince uzman doktorların ve araç-gerecin bulunduğu “özel sağlık kuruluşlarına” gitme arzusu varsa, eğitimde de öğrencilerinin giriş sınavlarını kazanmaları amacıyla “özel dersler” veya “özel dershanelere” yönelme isteği aynıdır. “Tabldot yemeği” ile “alakart “ yemek seçiminde olduğu gibi…

Önerim, okullarımızda da özel dershanelerde uygulanan sistem uygulanamaz mı? Neden olmasın? Denemekte fayda var. Maddi gücü az olan aileler için de bir çözüm olur.

Saygılarımla…

Ali İhsan ÖZÇAKIR

MEB. Bakanlık Başmüfettişi (E)

e-mail: aliihsanozcakir@hotmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 172
Toplam yorum
: 75
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 4734
Kayıt tarihi
: 07.04.09
 
 

50 yıllık eğitimciyim. İngilizce öğretmenliği ve Bakanlık müfettişliği yaptım. Bunca yıllık eğiti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster