Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Temmuz '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
694
 

Özel Hudut Birlikleri

Özel Hudut Birlikleri
 

benden


Olgunlaşmaya başladıkça bu özel birliklerin TSK içinde gönüllü fakat ücretli bir güvenlik birimi olarak etkin olacağı sezilmekte. Böyle olursa eski deneyimdeki özel birliklerde olduğu gibi sanki bunlar milletin değil de siyasi bir partinin milis birlikleriymiş görüntüsü de oluşmayacaktır sanıyorum. Eski özel güvenlikçilerin bazılarındaki sarkık bıyıkları ve yaptıkları kurt başı işaretlerini hatırladım da… Bu simgeler özelinde ne kadar vatan sevgisinin bir gösterişinden sayılsa da genel algılanımda siyasi bir parti oluşumunu çağrıştırması bakımından terörle mücadelede siyasi birliği zorlaştırmaktadır.

Bu özel hudut birlikleri tasarımı terörle silahlı uğraşımın önemli bir gereği olsa da, terörü tek başına sonlandıracak bir araç değildir. Çünkü terör doğası gereği her zaman zayıf noktadan vurmaya yönelir. Bu birliklerin görev almasının yanında hudut karakol ve gözetleme sistemleri sağlamlıkta ve teknolojik etkinlikte geliştirildiği zaman terör güvenli bir boşluk bulmadıkça buraları es geçecektir. Bunun en önemli faydası yurt dışından teröristin sızması büyük ölçüde önlenebilir. Bu sayede devlet gücü dikkatini ve etkinliğini daha çok içerideki terör kaynaklarına yöneltebilecektir. Zaten zayıf noktalar içeride kalacağı için bu ister istemez böyle olacaktır.

“Bu özel birlikler terörü bitirmez” varsayımı tek başına kalınca ne kadar doğru olsa da silahlı uğraşı önlemlerinden vazgeçilemez. Hele de sarp ve yoğun sis basan dağlık bölgelerdeki silahlı mücadele eğitimli ve deneyimi sabit tutulabilen güvenlikçilerle yapılmalıdır. Çünkü bu dağlardaki en büyük üstünlük sanıldığı gibi sadece teknoloji değildir. En büyük üstünlük araziye ve iklime fiziksel ve duygusal uyum sağlama düzeyidir. Ancak bu uyumdan sonra tehlikeyi sezme ve def etme becerisi deneyimsel bir gelişme gösterebilmektedir. Bu yüzden bu özel birlik elemanlarına buralarda uzun sürelerle görev yaptırmak bence tasarımın bel kemiğidir. Nitekim bunun böyle olacağı da açıklanmaktadır.

Bazı medyatik yorumlarda bu özel birliklerin TSK karşısına geçirilecek olan silahlı AKP gücüne dönüşeceği söylenmekte olsa da, bunun nasıl olacağı açıklanamamıştır. Bir de bu tasarım için, "AB emretti hükümet yapmakta" denmektedir ki ben hiç anlam veremedim. AB neden bizim savunmamızı ve güvenliğimizi güçlendirici bir tasarımı dayatsın ki? Ayrıca aynı AB karşıtı eleştiri kaynakları AB'nin Türkiye'yi bölmek istediğine inanırken bu hiç de mantıklı değil. Kaldı ki böyle bir öneri AB'den gelmiş olsa bile hiç düşünmeden red mi etmeliyiz?

Başbakan'ın Sayın Kılıçdaroğlu ile görüşmesinden sonraki gün yaptığı partisini ve basın aracılığıyla da milleti bilgilendirmeye dönük toplantıda değindiği siyasi tutum terörle mücadelede çok önemlidir:

Başbakan, “Teröre karşı siyasette iktidar ve muhalefet, sivil toplumdaysa iş ve işçi çevreleri ve de sivil toplum örgütleriyle işbirliği içinde mücadele etmeliyiz” demiş şöyle sürdürmüştür: "Çünkü bu konunun silahlı mücadele dışında, ekonomik, sosyolojik, psikolojik, medyatik, diplomatik, istihbarat, örgütün lojistik yol ve yöntemleri, uluslar arası ilişkiler ve uluslararası suç ve suçluyla mücadele yanları vardır". Bu bağlamda terörü bir siyasi seçim avantajı gören partiler ülkeye kötülük etmektedirler. Hatta meydanlarda gaza gelerek “terörü AKP çözemez; terörü BİZ çözeriz” diye nutuk atmak bile masum değildir.

Konu terör olduğunda herkesin üç düşünüp bir, onu da teröre karşı birliği pekiştirmek için konuşması gerekir. Bu konuda medya da artık kendi yayın ilkelerini belirleyip onlara uygun haber ve yayın yapmaya başlamalıdır. Terörle ilgili bir haber mümkün olduğunca sade bir dille ve terör yapan örgüt adı, hatta biliniyorsa kişi adı verilmeden yapılmalı. En önemlisi de bir terör olayının ardından oluşan acıklı sahneleri vurgulayarak haber yapılmamalıdır. Cesetlerin görüntüsü kapatılmalıdır. Terör mağdurlarının acıları duygusal merakın ticari malzemesi yapılmamalıdır.

Sıradan bir vatandaş olarak bile teröre karşı alabileceğimiz psikolojik önlem vardır. Katıldığımız şehit cenaze törenlerinde gururlu bir sessizlik sergilemek bence terörist üzerinde, “kahrolsun…." ve "şehitler ölmez….” diye bağırmaktan daha ürkütücü bir etki yapacaktır.

Şu bir gerçektir ki bu terör bizim canımızı acıttığı için onunla mücadele görevi de bize düşmektedir. Şükretmeli ki terör 30 yıldır sürmesine rağmen kültürel, ekonomik ve hatta bazı durumlarda hukuki ayrılıklarımızı fiziki bölünmeye vardıracak bir iç savaşa dönüştürememiştir. Bu açıdan bakınca terör örgütü aslında başarısız sayılır. Ancak bu demek değildir ki örgüt bu başarısızlığına küsüp terör eylemlerinden vazgeçecektir. Tehlike amacı itibarıyla somut gerçekliğe dönüşmüş olmasa da sürmektedir. Onu kalıcı olarak yok edecek TC’nin varlık nedeni olan bizleriz. BİZLER, Kürtler-Türkler-Araplar-Rumlar-Ermeniler-Yörükler-Lazlar-Çerkezler-Gürcüler-Pomatlar-Boşnaklar-Müslümanlar-Gayrimüslimler-dinliler-dinsizler-ve-daha daha başkalarıyız…

Lütfen terörle mücadeleyi her türlü ekonomik ve siyasi çıkarlarımızdan arındırıp öyle ele alalım; bu uğurda verilen devlet mücadelesini yapıcı ve bütünleştirici bir dille eleştirmeye özen göstermeliyiz.

Okuma önerisi: AĞLAYAN KAYA (şiir)

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=254393

Sevgilerle,
Muharrem Soyek

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu Özel Hudut Birlikleri sizin düşünceniz miydi?

Kerim Korkut 
 07.09.2016 21:32
Cevap :
Benim tasarladığım bir askeri güç olsaydı kesin hatırlardım. Sadece, uzmanlaşmış ordu kurulumu gündemdeyken bazı aydınların ve siyasetçilerin görevde süreklilik sağlayacak özel askeri birliklere karşı çıkışına karşı çıkışımın ifadesidir.  08.09.2016 15:44
 

Terörü bitirmek için koca bir ordu yetmiyorsa özel birliklerde yetmeyecektir. Ben bunların kandırmaca olduğunu düşünüyorum. Terörün bitmesini istiyormusunuz sorusuna iktidar evet yanıtı veriyorsa ikinci soru neden bitirmiyorsunuz olacaktır. Amerikayı yeniden keşfetmenin gereği yoktur. T.C hükümeti isterse en kısa sürede terörü bitirir. Tabii işine gelirse. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 20.08.2010 16:06
Cevap :
Özel Sınır Birlikleri'nin terörü bitireceği iddiası kimindir bilmiyorum. Benim dediğim bu birliklerin mücadeleyi daha başarılı bir hale getirebileceğidir. TC hükümetlerinin terörü bitirmek istemediği gibi bir ima var yorumunuzda. Geriye doğru bakınca hangi siyasi iktidara hükümeti teslim etmeliyiz ki terörü bitirsin? Sanırım bu durumda tek tercih Osman Pamukoğlu kalıyor...  22.08.2010 19:21
 

Dost, bilirsin LOZAN' da "azınlıklar" sadece gayrı müslimler olarak kabul edilmiştir... Onların hakları da yasalarca korunmuştur... Şöyle veya böyle bazı dönemlerde olumsuzluklar olsa da... Ama senin saydıkların "etnik" kökenlerdir. Yanlış budur... Başbakan da aynı yanlışı yapmaktadır... Çekoslavya, Yugoslavya örnekleri pek yakındır... Bin zamandır kaynaşmış halkları "mavi devrim" diyerek bölmüştür emperyalizm. Sıra bize gelmiş, en örgütllü gördükleri Kürtlerden başlamışlardır... Yanlış buradır... Emperyalizm sorunu azınlık hakları, insan hakları diye sunuyor bize... keşke derdi bu olsa...Değil... Bin yıllık taktiği... BÖL ve YÖNET... Bizde kendi içimizdeki etnik ayrımcılığı körüklersek, kime yardım etmiş oluruz? Sözgelişi sözde benim etnik kimliğim görünüşe göre Türk... Ama ben en çok Kürt türküleri severim... Yarı anlar yarı anlamaz Kürtçe türküler dinlerim, ege türküleri yerine. Egeli olmama rağmen. Bilirsin İzmirliyimdir.Ege türküleri bana pek yumuşak gelir. Saygımla

UFUK KESİCİ 
 21.07.2010 7:30
Cevap :
Ben azınlık haklarından tek söz etmiş değilim. Bizler derken sıraladığım azınlık ve etnik kökenli vatandaşlardan böyle bir yoruma gitmeni de anlayamadım. Empeeryalizm Kürtleri azınlık tanımına alabilir; ancak benim yazımda böyle bir ima bile yok. Asıl sorun hem azınlıkların hem de etnik kökenlerin kendileri olma hallerini "Türklüğü" koruma adına reddediyor olmaktır. Benim kürt türkülerini sevmem, hatta eniştemin Kürt olması Kürtlerin etnik kimliklerini özgür bir yaşanan kültür yapmalarına yetmiyor. Daha düne kadar senin beğendiğin Kürt türkülerini Kürtçe söylemek ve dinlemek yasaktı. Çocuğuna Kürtçe ad takması da yasaktı. Kürtlerin ekonomide ancak hamal ve amele olarak görme zihniyeti da daha kalkmış bile değil. Bunları ve daha başka enik yasaklama ayrıntılarını özgürleştirmek bir azınlık yaratmak mıdır orasını öngörecek kadar ileri bir sosyolog değilim. Ancak bu etnik kimlik unsurlarının insani özgürlükten olduğunu sezinleyebilmekteyim. sevgiler selamlar.  22.07.2010 14:36
 

İkinci dünya savaşında ortaya atılan "yeni dünya düzenine" duyarlı olmalıyız. Bu politika değişmiyor, Adı BOP ya da GOP şeklinde karşımızda. Herkes askeri eğitim almalı. Bu bir seferberlik hazırlığı olmalı. Ama günlük savunmalar ve asimetrik harpler profesyonellerce sürdürülmeli ve ücreti de ödenmeli. Hem birilerinin oğlu olduğu için alınan raporların önüne geçilir, hem istihdam açılır, hem şehitlerin tazminatı ödenir diye düşünüyorum.

Ahmets 
 19.07.2010 17:05
Cevap :
Tam da uzanmak istediğim anlam açımı. Aynen!  19.07.2010 23:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 367
Toplam yorum
: 2809
Toplam mesaj
: 236
Ort. okunma sayısı
: 1680
Kayıt tarihi
: 04.08.08
 
 

Parasız yatılı Darüşşafaka Özel Lisesi'nde iki yılı hazırlık sınıfı olmak üzere yedi buçuk yıl ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster