Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ocak '08

 
Kategori
Okullar
Okunma Sayısı
5343
 

Özel okul deneyimlerim 1

Hayat, çocukken hayal ettiklerimizin çok dışında bir şeymiş meğer… Ya da romanlarda okuduğumuz gibi değil hiçbir şey. Atatürk’ün başucu kitabı olan, “Çalıkuşu” romanını ilk okuyuşum, öğretmen olmakla ilgili hayallerimin başlangıcı olmuştu. Saygın, manevi yönü yüksek, çocuklarla iç –içe bir yaşam mutluluk dolu olmalıydı.

2002 yılında başladım ilk öğretmenlik deneyimime. İstanbul’da yaşadığım bu renksiz şehirde bir kolejdi. Tarifi imkansız bir mutluluk ve şevkle işe başladığım gün bir toplantı yaptı okul müdürü. Elinde deste deste broşürler vardı ve tüm öğretmenlere bölüştürerek dağıttı. Hepimiz şaşkınlık içindeydik. “Bunlar dağıtılacak, çıkacağız dışarı bunları esnafa dağıtacağız, okulun reklamını yapacağız” dedi. “Bunları dağıtmak öğretmenlere mi kaldı?” diye soramadım, soramadım çünkü benden çok daha deneyimli ve yaşını başını almış öğretmenler vardı yanımda. Onlar sormuyorsa, sorgulamıyorsa bir nedeni olmalıydı. Çıktık dışarı ve ikişerli gruplar halinde broşürleri dağıttık, öğretmen olduğumuzu söylemeden. Bir okul gerçekten iyi bir okulsa reklam yapmaya gerek duymaz çünkü yetiştirdiği öğrenciler o okul için en iyi reklam olacaktır zaten. Hangi okul sürekli reklamını yapıyorsa içi boş demektir. Derdi sadece maddi kaygılarla ne şekilde olursa olsun öğrenci kazanmaktır.

Özel okulların öğretmeni sıradan bir işçi gibi kullanmasından yakındığım bir gün; yılların tecrübesini kazanmış bir öğretmen arkadaşım “Öğretmenler yanlışlara karşı mücadele içinde olmalı her zaman, bu yanlışlar seni idealistliğinden alıkoymamalı” dedi. Haklıydı, ama ben Karadenizliydim ve haksızlıklar karşısında susmayı beceremeyen bir yönüm vardı. İnsanların her şeye boyun eğmesi, sorgulamadan susması bana çok garip geliyordu ve o nedenle sürekli mücadele ediyordum haksızlıklarla. Aman işini kaybedersin, tepkini belli etme sus ve çalış diyordu deneyimli öğretmen arkadaşlarım. Özgür olmayan bu beyinler, çocuklara özgür düşünmeyi nasıl öğretecekti? Belki de bu nedenle farklı düşünen, özgür düşünen insanlar azınlıktaydı. Sözleşmeni feshederim, işine son veririm gibi sözlerle tehdit edilen öğretmenler, bir de aile geçindirme derdindeyse susmaktan boyun eğmekten başka bir şey yapamıyorlardı. Zaten çoğu öğretmen, sene sonunda ya başka bir okula ya da devlete geçiyor. Bu nedenle çoğu özel okulda öğretmenler uzun süre çalışmıyor, çalışmak isteyeni de okul yönetimi birkaç sene sonra maaşı yükseliyor diye işine son veriyor. Sonuçta özel okulda da çalışsa öğretmen öğretmendir ve devlet öğretmenine sahip çıkmalıdır. Okulların hepsi Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ama öğretmenler değil. Senelik yapılan sözleşmeler her yıl sonunda öğretmenlere acaba işime son verilecek mi işime son verilirse başka bir okul bulabilecek miyim gibi sorunlar yaşatıyor ve öğretmenler bu stresle bu kaygıyla çalışıyor.

Yedi yıllık özel okul deneyimimde çok şeyler gördüm çok şeyler yaşadım…

Yazmaya devam edeceğim…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

4 yıldır çalıştığım özel okuldan bu yıl hiç bir neden olmaksızın önümüzdeki sene çalışmak istemediklerini bildirerek sözleşme yenilemediler.Nedenini sorduğumdada okul politikası olduğunu söylediler.Ne bir şikayet,ne bir tek gün izin alma olmadı.Hem veli hem öğrenciler tarafından çok sevilen disiplinli tatlı sert çok iyi bir öğretmen olduğuma inanıyorum.Bunu işten çıkartan müdürde söyledi ama.......... okul politikasıymış...Hiç beklemediğim bu davranış nedeni ile 30 yıllık öğretmenlik yasamımdan soğudum ve bu yıl devam edip etmemekte kararsızım.Gençlere tavsiyem şudur özel okullara pirim vermeyin çalışın kps ye girin ve hizmet edecekseniz devletinize stressiz hizmet edin....

aysen akay 
 01.08.2008 19:13
 

Yorumumu yanıtladığınız için teşekkür ederim.Aslında bu konuda sanırım sivil toplum kuruluşlarının yada sendikaların bir çalışması olabilir.Eminimki iyi araştırılırsa ve birliktelik sağlanırsa önce yasal bir zeminde birliktelik sağlanırsa neden bir özel okul çalışanları sendikası olmasın.Ben bu konuda bir çalışma varmı araştırmaya devam ediyorum edindiğim bilgileride siiznle paylaşabilmek adına msn adresimide yazıyorum size frieden_peace@hotmail.com edindiğim bilgileri sizinle paylaşacağım saygılarımla, esenlik dolu günler dilerim

AHMET TÜTÜNCÜ 
 04.03.2008 21:02
 

Sevgili Tirebolu'lu hemşerim.Önemli bir soruna değinmişsiniz.Özellikle sayıca en çok özel okul olan il İstanbul vede en çok bilgi emekçisi olan öğretmenin haklarını alamadığı ilde İstanbul ben orda yaşamıyorum ama arada bir eğitimci arkadaşlarımlar görüşüyorum.Sayıca çok olmalarına rağmen onların haklarını koruyacak bir örgütlenme ve birliktelik yok değilmi?Aslında özel okulda görev yapan öğretmenlerin bir sendika yada birliği kurulsa haksızlıklara karşı onları savunan bir yapılanma olsa güzel olmazmı?bana yazarsanız bu konuda memnun olurum gördüğüm kadarıyla genelde yorumları yayınlamışsınız ama yanıtlamamışsınız?Bende bireğitimci olarak sizin bu konuda öncülük edebileceğinize inanıyorum. Özel okullar hertürlü desteği alıyor ama orda görev yapan öğretmenler sorunlarıyla başbaşa kalıyor, saygılarımla

AHMET TÜTÜNCÜ 
 03.03.2008 21:32
Cevap :
Merhaba Sevgili hemşerim, öncelikle yorumunuz için çok teşekkür ediyorum. Malesef özel okullarda çalışan öğretmenlerin hakkını koruyacak ne bir dernek ne de bir kuruluş var. Aksine özel okulların çıkarları için kurulmuş "özel okullar derneği" var.Ben öğretmenleri haklarını savunmak konusunda çok pasif ve ilgisiz görüyorum. İşlerinden olmak korkusuyla herşeye boyun eğmelerine hem acıyorum hem de çok kızıyorum. Okul içinde basit bir olayda bile birlik olmaktan korkuyorlar.Çünkü hemen sözleşmeyi fesh etmekle tehdit ediyorlar. Bütün ipler işverenin elinde... MALESEF...  04.03.2008 1:04
 

Sevgili Fatma, hala öğrenmeye devam ettiğini deneyimlemişsin zaten. Ve bu deneyimin içinde, bazen susup, gerektiği zaman konuşarak istediklerini elde edebilmeyi de öğreneceksin ya da öğrendin kimbilir?.. (yaşın çok küçük ve bir kaç yazını da okudum:) diye; "sen" dedim, alınmadın umarım.) Sevgiler, maviyle.

derinmavi.. 
 25.02.2008 13:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 70
Toplam yorum
: 120
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 827
Kayıt tarihi
: 18.01.08
 
 

Eğitimci, yazar... Denizin Üvey Kızı ve Hayalbaz şiir kitaplarının şairi... Bilgisayar öğretm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster