Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Eylül '11

 
Kategori
Üniversiteler
Okunma Sayısı
1839
 

Özel Üniversite mi Devlet Üniversitesi mi?

Özel Üniversite mi Devlet  Üniversitesi mi?
 

Geçenlerde televizyonda özel üniversiteleri tanıtan bir program izliyorum. İlk gözüme takılan, lüks ve aşırı sakin bir ortam. Oturanlar, saçları boyalı genç kızlar, küpeli atkuyruğu saçlı ve sakallı erkekler ve de onlara hizmet eden peştamallı garsonlar.(Göbeğinden ayaklarına kadar önlüklü garsonlar, peştamal benim yakıştırmam) 

Meğer burası bir üniversite kantiniymiş. Aklıma bizim kantin, yemekhane geldi. Saçak altından güç bela alabildiğimiz çay. Teneffüslerde bir çay için birbirini ezmeler. Bana da al, talepleri ile arkadaşlığı dostluğu beslemeler. Saatlerce beklenen yemek kuyrukları. Yemek sırasında kaynak yapabilmek için bahane yaratıcı zeka oyunları. Buna karşın, kaynak yaptırmama çabası ile bir nevi hak arama antrenmanları. Fazla yemek fişi alışverişleri ile dayanışma ruhunu geliştirmeler. Aynı tepsiden yemek yiyerek aşkını ilan etmeler. 

O ıssız lüks restoran havasındaki üniversite kantinindeki gibi, sıkıntılı, kasvetli, sessiz, sakin bir şekilde çay içtiğimizi veya yemek yediğimizi hatırlamıyorum. 

“Sıkıntı çekmek iyi oldu, bu sayede adam oldunuz” görüşlerine yüzde yüz katılmıyorum. Gelişme ve ilerleme için belli miktarda stresin iyi geleceği, sıkıntının insanı çalışmaya motive edeceği doğrudur. Ancak burada en önemli sorun, hangi dozda olacağıdır. 

Şimdilerde gördüğüm, yağmurda saçak altında itiş-kakış çay almayı bekleyenlerin çocukları, kantininde peştamallı garsonların hizmet ettiği üniversitelerde okuyorlar. 

Onlar bitirsin okullarını, o zaman belli olacak; hangisi doğru veya hangi dozda hangisi gerekli, başarı için, mutlu bir gençlik için. 

www.erkansezgin.com 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sizi o kadar iyi anlıyorum ki, bir devlet üniversitesinden sonra bir özel üniversitede yüksek lisansa başlamıştım, ve inanır mısınız okulun hiç bir şeyi beni çekmiyordu, insanların jipleriyle geldiği, kütüphaneyi hiç kullanmadığı, kimsenin çimlere oturmadığı, bunun yerine kafeleri tercih ettiği, insaların kılık kıyafetiyle birbirine caka sattığı, çay değil cafe latte, yok efendim cafe bilmem ne tükettiği bir yerdi. Alışabildim mi hayır, okulu bıraktım :)

met'tap 
 11.09.2011 22:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 925
Toplam yorum
: 513
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 525
Kayıt tarihi
: 15.02.11
 
 

Oğul, torun, kardeş, yeğen, kuzen, yangınzede, kazazede, ilkokul öğrencisi, okur-yazar, marangoz ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster