Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Temmuz '11

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
723
 

Özel yetkili savcılık makamının meraklısı ne de çokmuş.

Özel yetkili savcılık makamının meraklısı ne de çokmuş.
 

Tatil yapın!


Futbol düşkünü erkeklerden biri de benim eşim. Fenerbahçeli olması münasebetiyle, şike haberlerini dinlemek için adeta televizyona yapışır hale geldi. Çocuklar ya da ben, televizyonda başka kanal seyretmek önerisi bile getiremiyoruz. 

Spor' a, taraftara yaptığınız ayıptır, ahlaksızlıktır, insanları kandırmaya utanmıyor musunuz? 

Sorguları ve beyin yıkaması ile karşı karşıyayız. 

Öncesinde “Ergenekon” soruşturmasında tutuklanan generaller, askerler konusunu günlerce dinledik. Ülkeyi en az yirmi yıl geriye götürüyorsunuz, baskıları vardı. Gölgemizden korkar hale geldik! 

Darbe yapmaya çalıştınız, yaptığınız ayıptır, ahlaksızlıktır utanmıyor musunuz? 

Sözlerini bıkmadan, usanmadan, dinledik hala dinliyoruz! 

Bütün bu olaylara destek olsun, eksik kalmasın diye "seks kaset" soruşturmaları başladı. Ana muhalefet partisi başkanı görevinden istifa etti. Kim kimin ayağını kaydırmak istiyorsa? İftiralarla donatılmış "seks kasetlerini" yayınlarız tehditleri yapıldı. Tehditle de yetinmeyip, kasetler yayınlandı. Milletvekili adayları ihraç edildi. 

Aynı nidalar yükseldi. 

Kişilerin özel hayatına giriyorsunuz, yaptığınız ayıptır, ahlaksızlıktır, utanmıyor musunuz ? 

"Özel yetkili savcıların" gayreti, kuvveti sayesinde, son zamanlarda soruşturma haberleri ile irkilip dikkat kesiliyoruz. Durmadan utanmıyor musunuz sorgusu ile karşı karşıyayız? Televizyon kanallarının hangisini açarsanız açın, tutuklama, telefon dinleme gibi baskı unsurunun hüküm sürdüğü haberleri görebilirsiniz. Aman bu haberlerden kurtulup, kafamızı dağıtalım, blog yazıp, rahatlayalım diyoruz. 

Olmuyor, rahat yok! 

Televizyon kanallarından bizim neyimiz eksik, onlar yaparda biz yapamaz mıyız? Aynı düzeyde kopyalanmış, düşüncelerle aynı olayları "Milliyet Blog" a tatbik edip, uygulamak isteyenler var. Benzer serzenişler yükselmeğe başladı. Taklitçilikte üstümüze yok! 

Müstear, nick, rumuz alarak bizi kandırıyorsunuz, yaptığınız ayıptır, ahlaksızlıktır, bizi kandırmaya utanmıyor musunuz? 

Bu konu hakkında bültenler yayınlanıyor, editörlere öneriler sunuluyor. Hızlarını alamayanlar, başlıyor bültenler aracılığı ile kanun teklifi vermeye! 

Milliyet Blog’ da da soruşturma açılsın, editörler üyeleri işti maya çeksin. İşleri varsa yetişemiyorlarsa, bize bıraksınlar, biz hallederiz. Göreve her daim hazırız. T.C kimlik sorgulamaları yapılsın, "g.b.t. kayıtları" incelensin, telefon numaraları alınsın, blog’ a özel yetkili savcılar tayin edilsin. Üye olurken, savcıların onayından geçilsin. Yetmezse adliyelerden sabıka kaydı alınsın. Dil ombudsmanları olsun gibi örneklerle beynimiz kazan gibi oldu. Görende devlet dairesine iş müracaatı yapıyoruz sanacak! Yetmiyor, kimisi mahkemeye vereceğim diyor, öteki vermezsen namertsin, dur bak ben seni vereyim de gör diyor. İktidar ile ana muhalefet partisinden farkımız yok! 

Kocaman kocaman çocuklar, kendini kaybetmiş halde! 

Bazı üyeler kendisini özel yetkili savcı ilan ediyor, yanına yardımcılar alıyor. 

Bazı üyeler ise burası “milliyet blog”, boru mu sandınız, arkasında 'milliyet var' çıkışları yapıyor? 

Bazı üyeler birbirini taklit ediyor, biri ne derse diğeri papağan gibi aynısını tekrarlıyor. 

Bazı üyeler ayna ile kafayı bozmuş, elinde cımbızı eksik. Utanmasa kuaför isteyecek! 

Bazı üyeler editörlere hesap soruyor, görevinizi ihmal ediyorsunuz, tatil yapamazsınız, sessiz kalamazsınız, eleştirileri getirerek aklı sıra rüzgar estiriyor. 

Bazı üyeler, kendinden yaşça çok küçük üyelere alaylı alaylı utanmadan teyze yakıştırması yapıyor. 

Bazı üyeler, savaşı ben başlatırım var mı bana yan bakan diyor? 

Bazı üyeler editörün tatil yapın, önerisine gülerek sizi seviyoruz diyor. 

Dikkatinizi çekti mi? 

Sanal ortamda bile aynen televizyonlarda ki haberleri taklit etmeye başladık. Espri yapıp, şaka yollu olayları biraz farklı yöne çekmeye çalışanlara “ cız ağzınıza biber süreriz ”. Haddini aşarsan, seni sindirmesini biliriz. Elbirliği ile yumak haline getirdiğimiz çamurlarımızı, atarız üzerine, çekeriz bir kaset, seni olduğun yerde silkeleriz tehditleri yapılıyor. 

Sahte kimlik misin sen sus, diye sindirme baskıları uygulanıyor! 

Yetinilmiyor, pişkinlikle başkalarını kınayan, eleştirenler, sahte kimlik alıp, hayal mahsulü iftiralarını ağzından köpükler saça saça etrafa bulaştırıyor. Patlayacak bombadan farkınız yok! 

Gözlemliyoruz, büyük bir sabırla izliyoruz. Söylemeden edemiyoruz. Utanıp sıkılarak, haddimizi aşmadan kendinize gelin lütfen demek için inanılmaz ebatlarda, efor sarf ediyoruz. "Özel yetkili savcılık" makamının meraklısı ne kadar çokmuş demek zorunda kalıyoruz? 

Editörler gerekeni, gerektiği gibi yapsın. Bizlerin üstün zekalı akıllarına ihtiyacı yok! Fazla gıy gıy, müshil içmiş gibi ishal yapar.Hiç mi düşünmüyorsunuz diye hesap sormak durumunda kalıyoruz? 

Üyeler hakkında tahliller yapıyorum. Birçoğunuz için emekliler, canları sıkılıyor herhalde diyordum. Safça boş zamanlarınızı değerlendiriyorsunuz sanıyordum. Yanılmışım! 

Kuzum Allah aşkına, "milliyet blog" sizlerin hayatında bu kadar mı önemli? 

Sizlerin sosyal hayatı bu kadar mı zayıf? 

Çocuklarınızın, ailenizin sorunları yok mu? 

Geçim sıkıntısı çekmiyor musunuz? 

İşyerlerinizde her şey süt liman mı? 

Sağlık sorunlarınız yok mu? 

Yapacak başka işiniz mi yok? 

Sizler için dünyanın yörüngesi milliyet blog’ un üzerinde mi dönüyor? 

Bırakın bu özenti işleri! 

Yazın yazılarınızı, öğrenin okunma oranlarınızı, uzatın ayağınızı, oturup ekran karşısına keyfini çıkarın! 

Üyeler zaten gergin, ekonomik sıkıntı içinde, durmadan iç karartıcı haberlerle boğuşuyor. Küçücük çocuklar sadistçe öldürülüyor, henüz çocuk yaşta kızlar zorla başlık parası yüzünden evlendiriliyor. Emeklilerin açlıktan nefesi kokuyor. İşsiz insanlar çığ gibi büyüyor. Bakıyorum da hayretle izliyorum, galiba hepinizin durumu güllük gülistanlık, keyifler yerinde. Allah daha çok versin, gözümüz yok! 

Bırakın, kafa dağıtmak için gelip yazı yazan bizlere hayatı zindan etmeyin. "Blog özel yetkili savcılık" özentinizi lütfen kendinize saklayın. Bizlerinde, editörlerinde kafasını daha fazla şişirmeyin… 

Başka konunuz yok mu sizin? 

Sıkıldık, yakında kendinizi kaybetmiş bir halde elinizde ayna, sizi meydanlarda nutuk atarken görürsek, söz gülmeyeceğiz! 

G. Kasalar 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hissiyatımıza tercüman olmuşsunuz. Hürmetlerimle.

Doğrucu Davut 
 06.07.2011 18:29
Cevap :
Teşekkür ederim, Davut Bey. Mutlu günler dileğimle:)  07.07.2011 14:30
 

Kim istemez? Keşke imkanlar uygun olsada herkes tatil hakkını doyasıya kullansa. Arkadaşlar korkuyorum sizden demişler, valla ben korkmuyorum:) Zira korkunun ecele faydası olmaz. Hoş ben Allah' dan başka kimseden korkmam. Lakin "şeytanın avukatı"nın uyarılarına kulak vermek lazım:) diye düşünüyorum. Malumunuz dünya şeytanın egemenliği altında! Tabii ben sizin kesinlikle şeytani düşüncelerle yazdığınızı sanmıyorum. Şeytan dediğin, sağ gösterip sol vurur. Gerekti ki yazdınız. Uyarılarınız anlamlı ve gerçekçi olmuş. Üzerime düşeni aldım, kabul ettim. Selam ve sevgilerimle...

Zeynep Gülay 
 05.07.2011 17:09
Cevap :
Söylemek istediklerinizi çekinmeden yazıyorsunuz. Korkunuz olmadığını görüyoruz Zeynep Hanım. Dünya şeytanın egemenliği altında cümleniz, bence güzel bir yazı konusu olur inancındayım. Biraz daha açarsanız memnun olurum. Mutlu günler dileğimle:)  05.07.2011 18:13
 

Valla ben de korkuyorum! İşin içinde şeytan var şeytanlık var, korkmak lazım! :)) Ama ne yalan söyleyeyim, fena değildi çıkışınız. Ama hani "bizim üstün zekamıza ihtiyaç yok" demişsiniz ya, işte ona katılmıyorum. Gelişmek isteyen, öneriye açık olmalı. Selamlar.

Nilgün Akad 
 05.07.2011 14:41
Cevap :
Sizde gelişmek isteyen, öneriye açık olmalı demişsiniz. Gelişmek istiyoruz, öneri talebimiz var diyen göremiyorum? Kendi kendimizi eyliyoruz Nilgün Hanım. Hep beraber tatil yapın, önerisine kulak verelim bence:) Mutlu günler dileğimle:)  05.07.2011 14:54
 

valla bak yalansam ne olayım:)) şiddeti sevmiyorum, sakin sakin anlaşmak daha güzel...sevgiler diyerek tırsık tırsık gider bu blogcu:(

PınarG 
 05.07.2011 13:43
Cevap :
Eklemeyi unutmuşum, en güzeli sizin ki olduğu için sona yazdım. Sevmenin, bütün kapıları açtığını öğrettiniz. Mutlu günler dileğimle:)  05.07.2011 13:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 30
Toplam yorum
: 85
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 3273
Kayıt tarihi
: 26.08.10
 
 

Bazen hüzünlü, bazen sinirli, çoğu zaman keyifli olmayı severim. Aşk meşk, masallarına inanmamayı, r..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster