Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ekim '12

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
287
 

Özelleştirme: ekonominin maliyeti, sosyal yaşamın yükü

Özelleştirme: ekonominin maliyeti, sosyal yaşamın yükü
 

easyvectors.com


80’li yılların sonlarından başlayarak, özelleştirme, “çığır açacak” ve bizi çağa taşıyacak diye sunuldu... Seçeneksiz, dayatıldı; araçtı, amaç oldu; söylemi, sol siyaseti bile kısmen etkiledi, kriz çevrimlerinde çok şey sorgulandı; yenilendi, düzeltildi, değiştirildi, ama, bir tek o, ayakta kaldı; adeta mutlaklaştırıldı!

Aslında Batıdan özelleştirme rüzgarı bize 10 yıl sonra geldi, fakat, Fransa’nın, İngiltere’nin, özelleştirdiği kimi stratejik kuruluşları “geri alması”, ya da Amerika’da özelleştirmenin, “yabancılaştırmaya” dönüşmesine izin verilmemesi, gerçeğine henüz vakıf olamadık.

Kaldı ki, “özelleştirme” bırakın artık bizi “çağa taşımayı”, çağa erişmemizin önünde engel olarak belirmekte… Bütçe yama tutmuyor; kamu üretim gücünü ve doğal kaynak zenginliğini paramızın ardına yeterince koyamıyor; (faizleri yükseltmeden) TL’nin değişim değerini artıramıyoruz.

Kimimiz, kapsamı, derinliği, öncelikleri muğlak olan özelleştirmelere karşı çıkma konusunda direncimizi yitirdiğimiz her noktada, “sermayenin tabana yayılması”, “altın hisse”, “çalışana öncelik verilmesi” gibi geçersiz paradigmalara sığındık.

Bu düşünüş ve önermelerin fiilen işlevsiz olduğu da görüldü… Bu ortamda, iktidar, on yılını da kapsayan ve kendisinden öncekiler de dahil edildiğinde şimdiye kadar yapılan toplam özelleştirmenin dörtte üçe yakını gerçekleştirdi… Sonuçtaysa, kendi içinde masraf / kazanç dengesini bile tutturamayan bir hasılayla ulaşıldı...

Öte yandan bir çok sektör neredeyse tümüyle yabancıların eline geçti. Tekeller değil “Tekel”in ta kendisi kırıldı; borçtan arındırılıp, bire satıldı, bire alan, dokuza sattı! Bu tablo, en son THY direnişinde görüldüğü gibi, faaliyet karı için harcama yapabilen ama katma değer artışı içinde emeğin payını düşünmeyen bir yaklaşımla tamamlandı; kamunun kısıtlanan 'rolü, fiyat istikrarına katkı olanaklarını da alabildiğine daralttı.

Özelleştirme artık ekonominin bir yaklaşımı olmaktan taşarken, belli siyasal görüşlerce sahiplenilen bir nas haline bürünürken de, yapılabilecek şeyler vardır; olmalıdır…

Bu anlamda; yıllar öncesinde Milliyet'te yazdığım gibi "ekonomide 'durumsallık' + demokraside 'kurumsallık" çağın yönetim anahtarlarındandır... Buna, "Pragmatizm" derseniz bile; bu; "özelleştirmenin pragmatizmine" karşı pratik bir karşı koyuş olarak da okunabilir, işlev görebilir...

Elbette, bizim asıl olarak öncelediğimiz; Karma ekonomi modeli içinde sosyal pazar ekonomisinin istikrarını sağlayacak yapısallığa erişmektir.  Bu "hedef" ile "gerçekleşme(si)" arasında muhalefet ile iktidar olma arasındaki kadar bir zaman aralığı vardır.

Ancak bu süreçte bile, toplumun, özellikle de emeğin, "denetimsiz piyasanın", "tam kontrollü ekonomiyi" çözme girişimlerinin (iddiasının) altında ezilmesini önleyecek ve bu ikisinin arasına girecek bir tampon uygulama anlayışının sahiplenilmesi gerekir; ki, bunun için, özellikle "ekonomide durumsallığı" dillendiren; yapılagelen özelleştirmelerin "zararlarını" açıkça gözler önüne seren, bir siyasal anlayış yeterlidir.

Fakat, yukarıda da belirttiğim gibi, politikalarda esaslı bir değişim gerekmektedir ve bunu savunan bir siyasal anlayış, haksız özelleştirmeleri hukuka uygun olarak geri alacağını da taahhüt edebilmelidir; öyle ki, hem seçmene güven versin ve onu kendisine daha çok inandırsın, hem de olası iktidarında karma ekonomi yöneliminde sosyal pazar ekonomisini inşaa etme yolunda, kendisini ve kadrolarını, bağlasın...

Özelleştirme olgusunda olsun, ekonominin diğer konularında olsun, "neden olmadığını" söylemek kadar "nasıl olabileceğini" açıklayabilecek, Türkiye'nin gereksinimlerini ve Dünya'nın gerçekliklerini doğru okuyup, yorumlayabilecek, birikimin hayata geçirilmesi gerekmektedir.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 374
Toplam yorum
: 193
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 476
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Merhaba! Toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel olgularla ulusal ve evrensel düzlemde ilgilenme..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster