Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mayıs '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
343
 

Özelleştirmeler ve Çevre

Özelleştirmeler ve Çevre
 

Devlete ait her şeyi zarar ediyoruz diye elden çıkarmakla başladık. Özelleşince her şeyin düzeleceğini sandık.

Aldığımız üç beş kuruş fazla para ile geleceğimizi kuracağımıza kandık.

Satılan kamu kuruluşları ve varlıkları ile ekonomik sorunlarımızı çözeceğimize inandık.

Ulusa seslenişlerin uyku öncesi hikâyeleri ile gözümüzün içine bakılarak kandırıldık. Aradan yıllar geçti artık satacaklar ne yazık ki azaldı.

Dereleri satmaya, çılgın projeler yapmaya başladık. Yeni zenginler, işsizler, yoksullar kazandık.

Ne insani dikkate aldık ne de çevreye duyarlı davrandık. Özelleşen işyerlerinde her şeyin güllük gülistanlık gideceğini bekledik.

Önce işçilerimiz kapı dışarı edildi. Sendikalarımızın ve çiftçi kuruluşlarımızın sesi kesildi. Şirketlerin elindeki basınımızın özgür sesi adeta yok edildi.

Özelleşen bazı fabrikalar bırakın üretimi arsa oldu. Bazı üniversiteler ve tatil köyleri ormanların içine kondu. 2B arazileri kararı orman köyleri dışında kalan yatırımcıları sevince boğdu.

Sosyal politikaları bir tarafa bıraktık, yoksul halkı oy avcısı belediyelerin sosyal yardımlarına muhtaç ettik.

Özelleşen kuruluşların insani değerlere ve çevreye mecburen uyacağını farz ettik.

Çöken madenlerde ölenleri kader diye geçiştirdik.

Kütahya’da özelleşen bir gümüş tesisi karşısında adeta şaştık kaldık.

Bu fabrikanın özelleştiğini unutup, yarattığı siyanürlü çevre felaketi karşısında ne yapacağımızı şaşırdık.

Özel şirketin bugüne kadar yaptığı hataları ve zararları yine kamu kaynaklarını kullanarak çözmeye çalıştık. Peki, o zaman biz bu tesisleri niye özel sektöre sattık.

Neden bunca yıl bu tesisleri kontrol etmedik?

Neden olacak felaketi önceden görmedik?

Neden özelleşen madenlerdeki hatalardan ders almadık?

Niçin özel sektöre bu kadar güvendik?

Neden bugüne kadar sivil toplum örgütlerinin ve çevredeki halkın uyarılarını duymadık?

Özelleşen işletmelerde kazanç hırsı ile daha ne kadar insanımızın ölmesini ve ne kadar çevre felaketi yaşanmasını bekliyoruz.

Özelleşmenin içi boş bir dünya yarattığını, kazanç için her yolun mubah sayıldığı, insanin ve çevrenin bir tarafa bırakıldığını neden anlamak istemiyoruz.

Nerede kaldı özelleşen işyerlerinin verimli çalışması?

Nerede kaldı ülkenin bu süreçten kazançlı çıkacağı?

Hala hafızamızda karadelik diye kapatılan kamu kuruluşları ve yok edilmeye terk edilen kooperatif kuruluşları, iş adamları ve yetkililerin tatmin edicilikten uzak açıklamaları.

Özelleştirme süreci iflas etmiştir. Çöken maden ocaklarının, hala toprak altında yatan canların, Kütahya’daki siyanür felaketinin sorumlusu bu süreci savunanlardır.

Bırakın artık büyüklere anlattığınız masalları, felaket yaşanan yerlere gidip bakın lütfen farkına varın artık nerede yanlış yaptığınızı.

Unutmayınız bunun bedelini ödeyecek doğamızı, halkımızı ve çocuklarımızı

Lütfen dağıtalım ülkemiz üzerindeki kara bulutları

Sona ersin globalleşen dünyanın özelleştirme masalı

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

amaç üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olunca , özelleştirme adı altında cumhuriyetin kazanımları yerli ve yabancı sermaye ye yağamalatıldı

yadaosman 
 15.05.2011 20:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 416
Toplam yorum
: 86
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 778
Kayıt tarihi
: 19.02.10
 
 

Tarım, Gıda, Ormancılık, Çevre, Örgütlenme ve Proje konularında çalışmalarda bulunmaktayım. Öncel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster