Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Şubat '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
111
 

Özgecan Aslan'ın katili

Özgecan Aslan'ın katili
 

Bu "milliyetçi" "maneviyatı yüksek" ruh hastalarından sayısız miktarda mevcut toplumda. Ne yazık ki insanı insanlığından tiksindiren işlerini görene kadar hastalıklı beyinlerinin beslendiği ve kâh siyaseten kâh manevi olarak kabul gördükleri klanlarının, sürülerinin muteber birer üyesidir onlar. Bitmeyecekler! Neden mi?

Cevabı için; fanatizmden, kutuplaştırmadan, cinsiyetçilikten, mezhepçilikten, din ve ırk bezirganlığından oy devşirme hesapları olan sürü liderlerine bakın.. Liderlerini yücelten, gözleri ve ağızları aynı anda sulanarak omzunu, oyunu ve namusunu veren, icazet almak için iki ayağının üzerine kalkarak hazır ol da bekleyenlere bakın. Onların, Özgecan Aslan’ın öldürülmesi ve yakılarak yok edilmek istenmesinde yine bizzat kendisinin payı olduğu düşüncesini taşıdıklarından emin olun. Kendinden olmayanlarının malı, namusu ve canının kendilerine helal olduğu zehrini beyinlerine sürekli taşıyan pis kanlarının damarlarında hep mevcut olduğundan emin olun. Ve emin olun  ki yukarıda yüce bir ilahi güç olsaydı, içinde asırlardır (topluca 1915'ler, Maraş'lar, Çorum'lar, Sivas'lar ve tek tek diğerleri) masumları boğazlayana kadar sırtı sıvazlanan bu iblisleri doğurup barındıran bir toplumu çoktan lanetlerdi. 

devrimce, Ersin Kabaoglu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

...Ve yıllar sonrasından bakıldığında, bugünün Türkiye’sindeki ‘kötülükler’in, 1980’lerden, 1990’lardan ayırt edici nitelikleri çeşitli şekillerde anlatılacaktır. Herhalde bunlardan biri, her tür hukuk dışılığın alenileşmesi, aleni olanı ‘meşrulaştırma’ gayreti, bu gayretin bir ölçüde başarıya ulaşması ve toplumsal düzeyde giderek görünür hale gelen bir sonuç olarak, adalet duygusunun çöküşü olacaktır! Büyük olasılıkla bir diğeri, ilkiyle bağlantılı ‘kadın sorunu’ başlığıyla ele alınacaktır. Değerli bloğunu bu açıdan da önemsiyorum. Sevgiler ve -herhangi bir yanlış anlaşılmayla buradan ayrılmasını hiç istemediğim- kalemine, kişiliğine saygılarımla...

Ersin Kabaoglu 
 24.02.2015 11:50
Cevap :
...dürtülere dayanarak yürütüyor olmalarıdır. Her türlü eleştiriye rağmen AKP iktidarının ilk dönemlerinde şaşırtıcı bir biçimde gösterdiği liderlik (dayandığı toplum kesimlerinin kendince çıkarına olan tercihleri doğrultusunda) bugün artık bir geriye dönüş ve faşizme öykünen statükocu bir bağnazlık sergilemektedir. İleriye doğru yapılan hamle yakıtı biten roket misali fırlatıldığı yere yıkılmak üzeredir. Roketten ayrılanlar için ise ileri hareket devam etmektedir. Zikzaklarla da olsa ileriye devinim önlenemez. Ancak asıl vahim olan, 12 yıllık bu dönemde siyasetin geriye kalan kısmındaki değişimin daha pespaye bir görünüm sergiliyor olmasıdır. Duran saat misali, değişim ve dönüşümün beklenerek sağlanacağı realitesi ağır basmıştır. Bu noktada umut olarak geriye sadece, toplumu ileriye taşıma potansiyeli taşıyan ve bağnazlığına batmamış Kürt muhalefeti ile kadınlar kalmaktadır. Bu uğurda ana muhalefete önerim anahtarı kadınlara teslim etmeleridir. Sevgilerimle.  24.02.2015 15:24
 

Güncele dair son derece önemli ve değerli bir yazı! Genel olarak belirtmek gerekirse; devletin demokratik olup olmaması, laik olup olmaması, sosyal olup olmaması; toplumsal ilişkilerin içeriğini de dönüştürmektedir. Sorunlarını ‘akla dayanan’ kurallarla çözmeyi tercih eden bir devletin toplumu ile çareyi ilahi emirlerde arayan bir devletin toplumu, farklı olacaktır. Devletimiz, maalesef toplumuyla ‘demokratik’ bir ilişki kuramamıştır. Dolayısıyla toplumsal ilişkide hakim olan demokrasi bilinci değil. Toplumun ‘yarısı’ olan kadınların bugün yaşadığı sorunların kaynağında, o bir türlü kurulamayan demokratik ilişkiler ağı yoksunluğu var. Yurttaşına sadaka dağıtan bir devletin toplumu ile güçlü sosyal devlet yaratan bir devletin toplumu, benzer olmayacaktır. Yurttaşına yönetime katılma olanakları sunan devletin toplumu, her kararı üç beş aklı evvelin verdiği devletin toplumuna, benzemeyecektir.

Ersin Kabaoglu 
 24.02.2015 11:44
Cevap :
Değerli yorumun için teşekkürler. Belirttiğim gibi bu tepkisel bir yazı ve hedefinde şişmiş, hastalıklı “erkek” kişilikleri besleyen toplumsal dinamikler ve siyasi pratik var. Senin yorumun paralelinde durum daha soğukkanlı değerlendirildiğinde ise: Bizde devletin yüzlerce yıllık modernleşme pratiği yadsınır bir olgu değil elbet.Varlığını koruma iradesi ve biçiminin toplumla karşılıklı ilişkisi ile de bağlantılı olduğu ve toplumsal değişimlerle birlikte/rağmen bu varlığını sürdürdüğü de vakıa. Bugün de bu devlet pratiğinin önemli bir yol ayrımında ve en azından toplumun önemli bir kesiminin görünür vadedeki çıkarlarının aksine yönelmekte olduğu da bir gerçek. Bunun her şeye rağmen bizim modernleşme pratiğimizin de bir aşaması olarak okunması gerektiğini de düşünüyorum. Ancak beni bu noktada rahatsız eden,söz konusu süreçte iktidarıyla muhalefetiyle siyasetin topluma yol göstermede çağdaş dünyadaki gelişmelerin çok gerisinde kalarak toplumsal devinimi hak edilmeyen düzeyde ve ilkel...   24.02.2015 15:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 129
Toplam yorum
: 183
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 1028
Kayıt tarihi
: 12.06.06
 
 

Gazi Üniversitesi İ.İ.B.F mezunuyum. Yüksek Lisans diplomalarımı G.Ü Sosyal Bilimler Enstitüsü'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster