Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Şubat '15

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
910
 

Özgecan'dan Mektup var

Özgecan'dan Mektup var
 

Gençliğimin tatlı düşü,
Güzel günlerimin budağıydım.
Yaşamaya hakkım,
Tazecik baharım,
Çiçeğe durmuş dallarım vardı.

Dehşetin cahil köleleri
Kırıp döktüler hayallerimi.
Canice ateşe verdiler bahtımı.
Al kanlarım döküldü
Sürüklenip atılan bedenimden.

Artık güneş yok bana.
Umudun türküsü çocuklar toplasın
Koyu kırmızı karanfillerimi
Yakıldığım o yakada kalan.

Duydunuz mu beni
Ey uyuyanlar, hayat ırmağını kurutan
Boyunduruğa vurulanlar,
Çağların urganıyla elini kolunu bağlatan
Ülkemin çıkara soysuzlaşan hantal yüzleri.

Erkenden örttünüz üstüme
Topraktan örtümü.
Yaşanmamış sevdam,
Yüreğimde sevgiler
Sarılmış yatarım benliğime.
Ölüm yaralı,
Geceler soğuk...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ancak sizin gibi duygu dolu bir insan anlatabilir di bu kadar etkileyici. Sayfalar dolusu yazılardan daha etkili ve anlamlıydı. Yüreğinize ve elinize sağlık ..

Selda Çakmak 
 21.12.2015 17:05
Cevap :
Acı ve hüznün efsanesi;dert ve keder yurdunun gözyaşı oldu Özgecan.Resmini ilk gördüğümde geceyi uçuruyordu gözlerinden.Aydınlık ruhu yansıyordu yüzünden.Ve çiçekler sinmişti gülümsemesine.Ne olduysa karanlık duyguların hışmına uğradı bir gün.Kendi çığlıklarına sığınıp kaldı çaresizce.Dövüldü,vuruldu,yakıldı ve sürüklendi.Dengesini yitirmiş bir ülkenin görgüsüz,cahil ve kaba,soysuzlaşmış günahı ile kötülüğün ayaklarına takılıp kaldı.Hayalleri sökülüp saçıldı inlemelerinden.Ve ölümü süzülüp gitti o ipeksi kirpiklerinden.O gündür bugün nerde bir kadın cinayeti duysam hemen o gelir aklıma.Üzülürüm,sarsılırım ve yanık bir duman gibi tüterim yüreğimin saklı bacasından...İlgi ve anlamlı yorumunuz için çok teşekkür ederim Selda hanım.Sağolun.Selam ve saygılarımla sağlıcakla kalınız.   22.12.2015 20:28
 

Kaleminize sağlık çok güzel anlatmışsınız

the blueworld 
 03.06.2015 15:32
Cevap :
Tembelliği bırakıp umudu beslemek için akla duyurucu tasarımları sergilemek gerek.Sevinçli ve onarıcı düş gözüyle tozlanmış gerçekleri parlatmak ve insan doğasını yabanileştiren ilkelerin yerine onun gurur ve onurunu,erdemini doyuracak bilgeliğin yasalarıyla buluşturmak gerek...İlgi ve yorumunuza teşekkür ederim sayın Devrimce.Beğeninize sevindim.Sağolun.Selam ve saygılarımla.  06.06.2015 0:32
 

Özgecan bir ömre bedel. Cehalet kapkaranlık. Ne zaman doğacak gün? Bir gün mutlaka demekten, güneşe özlem duyan çiftçi misali kör oldu gözlerimiz. Doğ artık AYDINLIK...

Yalnıztürk 
 22.04.2015 22:00
Cevap :
Uyuşuk akıl da uykuya yatan beden gibi sessizliğe gömülünce düşün aydınlığından çekilir ve karanlığın yarasa kanatlarına tutunup güneşin güler yüzünden uzaklaşarak akla hayale gelmez görülmedik yıkım ve kıyımlara aldırmaz.Gecenin sessizliği içinde eski neşesini unutmuş sokaklardan,karanlık işlerin görüldüğü kuytu yerlerden ve yoksul mahallelerden gelen içler acısı manzaraları ve ağlama seslerini görüp duymaz.Gerçeği yanlıştan ayırmaz ve sevgi ile bilgiye güvenip esas duyuların ipine sarılmaz.Gücü ve yeteneği barındıran aklın yeteneklerini hiçe sayarak cehaletin yoğun uykusuyla duyguların çatışmasına esir düşüp kör yazgıların peşinden koşarak rüzgârı ve suyu kesilen hayatın içinde miskince debelenip durur.Ama tek suçlu o mu? O uykuda kalan mı? Onun, günün birinde derin uykularına dalıp sorumsuz,duyarsız,ilgisiz ve hayvansı yanlarını çoğaltan bir baş belası olacağını hesaplamayan öngörüsüz ve bilgisiz ülke yöneticileridir..İlginize teşekkürler Sayın Çitil.Özgecan'ın acısı büyük oldu.  25.04.2015 20:47
 

Artık işi kasaplığa kadar götürdüler. Nasıl olsa onları sokağa salarak cezalarını hafifleterek ve nerdeyse canilerin masum olduğunu ilan edecekleri yere kadar geldiler. Ankaradan saygılarımla.

Mehmet Emin Yolsal 
 03.04.2015 10:03
Cevap :
Cahil kalmış toplumların içinde çoğalan bireyler,yıkımlarının acısını kendileri de çekerler.Çünkü acımasız ve aç gözlü yönetimlerin kötücül düşünce ve eylemlerinden kaynaklanmaktadır insanın düşüncesizliği ve gaddarlığı...Öncelikle aklı eğitip düşünmesini öğreterek sorgulamasını yapabilen insanları yetiştirmek gerek çağdaş ve bilimsel eğitimle.Toplumun dağılan ortak aklı ve ilkeleri yeniden kurulmalı.Ulusun erdemli ruhu dikkatli ve itinalı bir şekilde daha da yüceltilmelidir.Bunun için de tam demokrasi,adalet,barış ve özgürlüğe ihtiyaç vardır;bu evrensel karakterlerin oluşması için güçlü ve yaratıcı yeteneklere sahiptir geçmiş zamanlarıyla ülkemizin ruhu...Düşüncesizliklerimizin tufanına geleceğimize kutlu gerçeklerimizin izinden yürüyüp kendilerini ülkenin efendileri sanan ve güçlü göstermeğe çalışan zayıfların keyfiliği ve acımasızlığını sonlandırmanın çaraleri aranmalıdır...İlgi ve anlamlı yorumunuza teşekkür ediyorum.Sağolun.Selam ve saygılarımla.  05.04.2015 1:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 73
Toplam yorum
: 1199
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 465
Kayıt tarihi
: 21.08.12
 
 

1979 Yabancı diller yüksek okulu almanca bölümü mezunuyum. 2 Yıl tercümanlık yaptım. 28 yıl da öğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster