Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Şubat '15

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
369
 

Özgecan'ın ardından! Kadınların yaşadığı dram!

Özgecan'ın ardından! Kadınların yaşadığı dram!
 

Tarsus'ta 20 yaşındaki üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın vahşice öldürülmesi Cuma gününden bu yana tüm Türkiye'nn gündeminde. Oldukça hassas ve dokunaklı bir konu. O nedenle bu konuda yazarken kelimeleri çok dikkatli seçmeye ve kimseyi incitmemeye çalışacağım. Ne kadar başarılı olabiliirm bilmem. Bu ülkede yaşayan bir genç kız olarak aynı vahşetin tehditi altında yaşayan genç bir kız olarak diyeyim ya da daha doğru olur.

Öncelikle; bu satırları okumayacak da olsalar Özgecan'ın ailesinin başı sağolsun.. Allah sabırlar versin demek istiyorum. Yaşadıkları kayıp çok büyük. Bir çocuk sahibi olmadığımdan içlerindeki acıyı tam anlamaıyla anlamam mümkün değil ama tüm Türkiye'deki kadınlar gibi ben de hem öfke hem de korku doluyum.

Korku doluyum çünkü; az önce de dediğim gibi hepimiz bu vahşice insanların tehtidi altındayız. Bu insanlar aramızda dolaşıyor. Minibüste, otobüste, alışveriş merkezinde, hatta okulda, hatta belki oturduğumuz apartmanda, hatta daha da korkuncu ailemizin içinde bile karşımıza çıkabiliyorlar. Korunmasız ve savunmasız kalıyoruz karşılarında. 

Öfke doluyum çünkü; yasalar bu insanları yeterince cezalandırmıyor, aramızda gezinmesine izin veriyor.

Ayrıca; birtakım yetkililer çıkıyor kadınları toplum yaşamında ikinci plana ittiren, daima erkeğin arkasında kalmaya mahkum, yobazca açıklamalar yapıyor ve kadınlara zaten hak ettikerli değeri vermeyi bilmeyen ülkem erkekleri kadınları bir insan değil bir mal gözüyle görmeye başlıyor.

Hamiler kadınlar sokkata gezmesin, kadınlar toplum içinde kahkaha atmasın haklarında hafif kadın diye düşünülür, tecavüze uğrayan kadın doğursun devlet bakar (ama tecavüzü engellemek adına adam bir ceza yok) 9 yaşındaki kız çocuğu ile evlenilebilir, kadın spiker izlemek caiz değildir demek..13 yaşında tecavüze uğrayan çocuk için ruh sağlığı bozulmamıştır diye rapor vermek..

Bu ve buna benzer açıklamalarla kadın küçümsendikçe, insanların beyinleri daha da çok yıkanıyor ve kadınlara değer vermeyen vahşiler zavallı Özgecan'lara kıyıyor.

Şiddet her gün hayatımızın bir kadar içinde ki- televizyonla, dizilerle, TV programlarıyla  kadın katillerininin TV programına çıkartılmasıyla, haberlerde izlediğimiz olaylarla şiddet o kadar insanların beyinleirne işlendi ki o caniler gencecik kızları vahşice öldürüyorlar işte.

Bu olayın sosyolojik olarak araştırılması ve çözlülmesi gerek. Son yıllarda artan bu kadın cinayetlerinden kim sorumlu. Devlet ve hükümet yetkilileri neden bu konuda sağlam ve caydırıcı adımlar atmıyor? Neden çünkü yukarda saydığım açıklamaların çoğu devlet yetkilierine ait. 

Hükümet yetkililerin kadınlara karşı anlayışı ve bakışı değişmeli önce. Çünkü, yaptıkları açıklamalarla halkı onlar yönetiyor ve sahip oldukları medya gücüyle fikirlerini halka empoze ediyorlar.

Sonra, toplumdaki erkeklerin eğitilmesi, yetiştilmesi gerekiyor. Zavallı Özgecan'ın ardından utanmadan 'mini etek giyip tacize uğrayınca bas bas bağırmayacaksın diyenlerin yaşadığı bir ülkede yaşıyoruz malesef.  Erkeklerin zihniyetinin değiştiği, bilinçlendiği bir toplum olursak (ki bu çok uzak bir ihtimal şu yorumlara ve açıklamalara bakarsak) belki o zmana birşeyler değişir. 

Dün, Okan Bayülgen Star TV'deki programındaki güzel bir kelime kullandı bu konuyla ilgili. 'Bir bilinç devriminden geçmemiz gerek' dedi. Bence de doğru cümle buydu. Toplum olarak en başta da erkeklerin bir bilinç devriminden geçmemiz gerekiyor.

Malum, kadınla erkeğin konuşmasını günah ve yasak sayan bu nedenle karşı cinsle selamlaşmayan insanlarla dolu çevremiz.

Okan Bayülgen'in ardından Beren Saat'de sosyal medyadan etkiyeyici ve çarpıcı bir mesaj yayınladı.

Zamanında kendi yaşadığı tacizleri anlatan oyncu, sektöründe kadın olmanın zorluklarına değindi. Beren Saat'in mesajı bize bir kez daha gösterdi ki; kadına karşı tacizin konumu hiç de sınırlı değil. Toplumumuzun bu konudaki anlayışını Beren Saat'in oynadığı rollere yapılan yorumlardan da anlayabiliriz aslında. 

Bu yasaklar bize dayatıldıkça, kadın-erkek ilişkileir tabulaştrıldıkça (tabi ki, burda meşru ilişkilerde söz ediyorum) bence insanlar daha da vahşileşecek. 

Şimdi, bu durumda artık söz yargıda. Umarım, Özgecan'ın katilleir hak ettikleri cezayı alır. Kadın Dernekleri dün güzel de bir eylem düzenledi. Umarım, yetkililer seslerini duyar. Umuyorum ki, Özgecan'ın katilleri birkaç sene sonra aramızda dolaşıyor olmaz. Hem onlar hem de diğer kadın katilleri hak ettikleir yerde cezaevinde olurlar. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Milliyet.com.tr sitesinden 2416 kez görüntülenmiştir

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 23
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 4427
Kayıt tarihi
: 01.03.13
 
 

Gazetecilik/ Radyo Tv alanlarında eğitim aldım. Şu an aktif olarak çalışmamaktayım. Ancak dizigaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster