Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Nisan '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1145
 

Özgür düşüncenin gücü

Thales piramitlerin yüksekliğini gölgelerinden hesaplayan ilk bilim insanı, Hipokrat tıp biliminin kurucusu Pisagor ise dünyanın yuvarlak olduğunu iddia eden ilk düşünürdür. Anaksimandres yıl ve mevsimlerin uzunluğunu hesaplamıştır. Anaksagoras ilk astronom Demokritus atom sözcüğünü kullanan ilk kişidir. Tarih biliminin kurucusu Heradot, ünlü bir filozof olan Diyojen ve yukarda saydığımız diğer düşünürlerin ortak özellikleri aynı coğrafyanın insanı olmaları. Bilimin gelişmesinde ilk adımları atan bu düşünürlerin hepsi İyonyalıdır. İyonya ülkesi bu bilim insanlarının açtığı yolda döneminin kültür ve bilim merkezi oldu. Hepsinin İyonyalı olmasının nedeni İyonyalılarındamarlarındaki asil kandan değilülkelerindeki özgür düşünce ortamından kaynaklanıyordu. Tarihte bilim dünyasına yön veren tüm gelişmeler bu İyonya birikiminin üzerinden gelişti. İslam dünyasında Abbasiler dönemi de İyonya ülkesine benzer bir özgür düşünce ortamının doğurduğu gelişmelerle çağınınbilim ve kültürel birikime katkı sağlamıştır. Abbasi uygarlığı sentezlediği Roma, Grek, Hint ve Pers medeniyetinin değerleriylehem dönemine hem de çağımıza ışık tutan bilim insanlarını yetiştirir. İbn-i Haldun, Farabi, İbn-i Sina, Kindi gibi dünya uygarlığına yön veren düşünürler bu dönemde yetişir. Yine bu dönemde Yunanca, Farsça, Hintçe ve Süryanice eserler Arapçaya çevrilir. Beyt’ül Hikme(üniversite) ve Nizamiye medreseleri Bağdat’ı bilim merkezine çevirir. Abbasilerin uygarlığa yön veren bir güce ulaşması da tıpkı İyonya’da olduğu gibi özgür düşünce ortamının varlığından kaynaklıdır. Bir başka örnekte İtalya’dan. İtalya’da başlayan Rönesans Avrupa’da bilimin kilise ve devlet gölgesinden kurtarılmasıdır. Rönesans’la birlikte insan her şeyin merkezine konulur. Avrupa Rönesans sayesinde skolastik düşünceden arınır. Rönesans’la birlikte bilimsel gelişmeler başlar ve özünde Avrupa’da sanayileşmeyi tetikleyen en önemli gelişmelerden birisi de yeniden doğuş diye adlandırılan Rönesans’ta saklıdır. İtalya’da başlayan Rönesans kısa sürede tüm Avrupa’yı sarar. İtalya’da edebiyat, Hollanda’da resim, Fransa’da bilim veAlmanya’da din alanında yeni gelişmelerim habercisi olur. Leonardo da Vinci’nin Vitruvius Adamı, Michealangelo’nun Musa Heykeli ve Rafaello’nun üstün çalışmalarıRönesans’ın sağladığı özgür düşünce ortamının ürünüdür. Tarihin bu üç dönemini ve düşünürlerini vurgulamamızın nedeni ortak değerlere sahip olmalarından ileri geliyor. İyonya, Abbasi ve İtalya’yı döneminin devletlerindenayıran temel farklılık yönetim biçimlerinin ürünüdür. İlk düşünürlerin İyonya’da, İslam dünyasında uygarlığın Abbasilerde, Rönesans’ın ise İtalya’da başlaması bir tesadüften kaynaklanmıyor yani. Bu bölgelerin ortak özelliği despotik olmayan yönetimlere sahip olması. Bilimin, gelişmenin önündeki engellerin ortadan kaldırılmasında yatıyor. Devleti yönetenlerin küçük korkulardan arınmalarından kaynaklanıyor. Toplumsal gelişmenin merkezine birey yerine devleti koyan zihniyetler tarih boyunca kaybetti. Güçlendirilmeye çalışılan devlet dinamik bir güç olan bireysel gelişimin hep arkasında kaldı. Bireyin düşünmesini kendini var etmesini engelleyen her türlü siyasal ve toplumsal baskı devletin korunmasını gerekçe göstererek yasaklara sığındı. Ama sonuçta hep kazanan birey oldu. Bugün bir Osmanlı devleti yok ama yaşayan bir Şeyh Bedrettin var. İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisini “benden sonrası tufan” diye onamayı reddeden 16.Louis yok ama Fransız Devrim’inin ilkeleri hala yaşıyor. Özgür düşünmenin özgür davranmanın önündeki korkuların bugün olmazsa bile gelecekteki faturası ağır oluyor. Tarih bilimi bize gelişmenin anahtarını sunuyor. Özgürce düşünmeyi ve özgür davranmayı kısıtlayan her türlü gerekçe topluma fayda değil zarar veriyor. Bugün yasakladığımız her şey yarın daha da güçlenerek karşımıza çıkıyor. Yasaklar toplumsal dinamiklerin karşısında tarih boyunca kaybetmeye mahkum oluyor çünkü. Yasaklara sığınmayan toplumlar ise uygarlığın gelişmesine İyonya, Abbasi ve İtalya örneğinde olduğu gibi hala ışık tutuyor. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 36
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 453
Kayıt tarihi
: 26.03.11
 
 

Üniversite mezunuyum. Yerel bir gazetede çalışıyorum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster