Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Haziran '18

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
98
 

Özgürlüğe mi Yürü(tülü)yoruz? İmamhatipler, Bekarevleri, Ayran, Bira: Altı Kaval Üstü Şeşhane

Özgürlüğe mi Yürü(tülü)yoruz? İmamhatipler, Bekarevleri, Ayran, Bira: Altı Kaval Üstü Şeşhane
 

Bilmemek tehlikeli değildir. Bilmediğini bilmemektir, tehlikeli olan.


Kimseye bir şey sormuyor, hesap vermiyor, canınızın istediği gibi yaşıyorsunuz. Ne çocuğunuzun ne eşinizin ne de anne-babanızın hiçbir değer ve kurala bağlı olmadan “sorumsuzca” yaşamasını, “Yaşama özgürlükleri” olarak değerlendiriyor, hoş karşılıyor, “onları anlayabiliyor!” sunuz.

Aşağıda, üzerinde toplum ve kişi olarak düşünmemiz için sosyal yaşantımızla ilgili günümüze ait bazı rakamlar verilmektedir. 

Yorumunu, okuyanın bilgi-deneyim ve basiretine bırakıyoruz.

Türkiye Gayrimenkul sektörünü bekarlar taşıyor

Son 10 yılda 2,2 milyon bekar kendi evine çıktı

Häfele Türkiye’nin Eurostat verilerinden yaptığı araştırmaya göre, Türkiye’de tek başına yaşayan bekarların sayısı 2007 yılında 1,3 milyon seviyesindeyken bu rakam 2017 yılında 3,5 milyona yaklaştı.

10 yılda 2,2 milyona yakın bekarın kendi evine taşındığını ifade eden Hafele Türkiye İcra Kurulu Başkanı Hilmi Uytun, “Türkiye’de 2007 yılında hane halklarının yüzde 7,3’ünü bekarlar oluştururken, bu oran 2017 yılında yüzde 15,1’e yükseldi.

…sektördeki potansiyelin çok yüksek olduğunun altını çizen Uytun, "2007'de Türkiye'deki hane halkı sayısının yaklaşık 18,3 milyon seviyesindeyken bu rakam 2017'de 23,1 milyona ulaşmış durumda. Türkiye'deki hane halklarının yüzde 51,9'unda en az bir çocuk bulunuyor. Bu oranla Türkiye, Avrupa'nın zirvesinde. Bu alanda AB ortalaması ise yüzde 29,6 seviyesinde." diye konuştu.

…Türkiye AB'de tek başına yaşayanlar oranında son sırada. İsveç'te bu oran yüzde 51,4 iken Danimarka'da yüzde 44,4, Litvanya'da yüzde 42,5, Finlandiya'da yüzde 41,3, Almanya'da yüzde 41,2."

…"Bugün Avrupa'da bu alandaki rakamları analiz ettiğimizde, Türkiye olarak son sırada olduğumuzu görüyoruz. AB'deki 28 ülkede, tek başlarına yaşayanların oranı yüzde 33,6 seviyesinde. Türkiye'nin de yakın gelecekte bu seviyelere yaklaşacağını öngörüyoruz. (1)

Özetle: “Türkiye’de 2007 yılında hane halklarının yüzde 7,3’ünü bekarlar oluştururken, bu oran 2017 yılında yüzde 15,1’e yükseldi. Avrupa Birliği’nde tek başına yaşayanların ortalaması, yaklaşık % 34 seviyesinde.

Konut Sektöründen, Eğitime, İmam Hatip okullarına geçiyoruz.

Kaynak: Eğitim Sen (Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası)

2015-2016 Eğitim Öğretim İstatistikleri

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2012-2013 eğitim öğretim yılından itibaren hayata geçirilen eğitimde 4+4+4 düzenlemesinin dördüncü yılına ilişkin sayısal verileri açıklamıştır…

Özellikle son dört eğitim öğretim yılına ilişkin veriler, eğitim sisteminde yaşanan yoğun ticarileşme, özelleştirme ve eğitimin dinselleştirilmesine ilişkin temel göstergeleri bütün yönleriyle ortaya koymaktadır.

Eğitimin Ticarileştirilmesi ve Özelleştirilmesinin Somut Kanıtı: Özel Okul Sayısındaki Hızlı Artış

Eğitim Sen, ilk gündeme geldiği günden itibaren eğitimde 4+4+4 dayatmasına yönelik olarak siyasi iktidarın iki temel hedefi olduğunu vurgulamıştır.

Bunlardan birincisi 4+4+4 düzenlemesinin asıl amacını oluşturan kamusal eğitimi daha da zayıflatmak ve kamu kaynaklarını özel okullara aktararak özel öğretimi büyük ölçüde devlet desteği ile güçlendirmektir. İkinci temel hedef ise siyasi iktidarın eğitim sistemini kendi siyasal-ideolojik çizgisinde biçimlendirerek, “tek din, tek mezhep” anlayışı üzerinden eğitimi dinselleştirme uygulamalarını adım adım hayata geçirmektir.

MEB’in 4+4+4 sonrasındaki dört yılda açıkladığı örgün eğitim istatistikleri, devlete ait ilkokul ve ortaokul sayısının belirgin bir şekilde azalırken, özel ilkokul ve ortaokul sayısının ve bu okullara yönlendirilen öğrenci sayısının dikkat çekici bir şekilde artmaya başladığını göstermektedir.

…Velilerin çocuklarını özel okullara yöneltmesinde kamu eğitim kurumlarının 4+4+4 nedeniyle yaşadığı tahribatın, özellikle okullarda yaygınlaşan dinselleşme pratiklerinin belirleyici olduğunu belirtmek gerekir. Zorunlu-seçmeli din dersleri, aşırı kalabalık sınıflar, öğretmen yetersizliği, fiziki koşullar gibi pek çok neden birçok velinin özel okullara yönelmesini beraberinde getirmiştir…

İmam Hatip Okullarında İktidar Destekli Artış Sürmektedir!

Eğitim sistemini dini kurallar ve referanslara göre biçimlendirme süreci, eğitimde 4+4+4 dayatması sonrasında belirgin bir şekilde artmış, yıllarca dini eğitim kurumları olarak bilinen imam hatip okulları tartışması yeniden alevlenmiştir.

1996-1997 eğitim-öğretim döneminde 400 binlerde olan imam hatip liselerindeki öğrenci sayısı 2002-2003 eğitim-öğretim döneminde 71 bine kadar gerilemiş, AKP iktidarının eğitimin en temel sorunlarından çok imam hatiplerin sayısını arttırma derdine düşmesi ile birlikte yeniden yükselmeye başlamıştır.

4+4+4 dayatmasının bütün itirazlara rağmen ısrarla uygulandığı son üç yılda yaşananlar, Türkiye’de eğitim sisteminin yoğun bir dinselleştirme operasyonu ile karşı karşıya kaldığını göstermektedir.

…2012-2013 eğitim-öğretim yılında 730’u bağımsız, 369’u imam hatip lisesi bünyesinde toplam 1.099 imam hatip ortaokulu varken 2014-2015 eğitim-öğretim yılında bin 219’u bağımsız, 378’i imam hatip lisesi bünyesinde toplam bin 597 imam hatip ortaokulu bulunmaktadır.

İmam hatip ortaokullarındaki sayısal artış sadece okul sayısı ile sınırlı değildir.

2012-2013 eğitim-öğretim yılında imam hatip ortaokullarında okuyan toplam öğrenci sayısı 94 bin 467 iken, 2015-2016 eğitim öğretim yılında 5 kat artarak 458 bin 997 olmuştur.

4+4+4 öncesinde 2011-2012 eğitim-öğretim yılında 537 imam hatip lisesinde (İHL) 268 bin 245 öğrenci varken 2015-2016 eğitim-öğretim yılında İHL sayısı bin 149’a, bu okullarda okuyan öğrenci sayısı ise 555 bin 870’e yükselmiştir.

Açıköğretim imam hatip lisesinde okuyan 121 bin 335 öğrenciyi de eklediğimizde, Türkiye’de toplamda İHL’lerde okuyan öğrenci sayısı 677 bin 205’e ulaşmaktadır. Başka bir ifade ile Türkiye’de liseye giden her 100 öğrenciden 15’i İHL’ye gitmektedir.

Türkiye’de imam hatip okullarında okuyan toplam öğrenci sayısı Milli Eğitim Bakanlığı’nın üstün gayretleri ve devletin bütün imkânlarını seferber etmesi sonucunda 1 milyon 15 bin’e çıkmış durumdadır. Bu sayılara açık öğretim imam hatip lisesi rakamlarını da eklediğimizde toplam sayı 1 milyon 136 bin olmaktadır. (2)

İmam Hatip okulları ile ilgili yazılanlar özetle:

-2002-2003 Öğretim yılında İmam Hatip öğrenci sayısı : 71.000

-2012-2013 Öğretim Yılında 94.000

-Bugün gelinen noktada, okula giden 100 öğrencinin, %15’i, İHL’nde okumaktadır.

Milli İçkimiz Ayran mı, Bira mı?

Bira Tüketimi: (*)

-2004 yılı 813.173

-2017 yılı 915.104

Ayran Tüketimi :

“…Başbakan Tayyip Erdoğan'ın "Milli içki bira değil, ayran" açıklaması ile yeni bir tartışma başlarken, Türk halkının açık ara 'kolakolik' olduğu ortaya çıktı. Çünkü Türk halkı yılda 2.6 milyar litre kola tüketiyor…

Türkiye Yeşilay Cemiyeti ve Dünya Sağlık Örgütü'nün düzenlediği Global Alkol Sempozyumu'nda "Bira, Cumhuriyet'in ilk yıllarında bazı kitaplarda maalesef milli bir halk içkisi olarak takdim edilmiştir. Bizim milli içkimiz ayrandır" diyen Erdoğan'ın çıkışıyla hangi içeceği ne kadar tükettiğimiz merak konusu oldu.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na bağlı Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsü (TEPGE) tarafından hazırlanan Süt ve Süt Ürünleri Raporu'na göre, Türkiye'nin 2012 yılında tahmin edilen ayran tüketim miktarı 442 milyon 570 bin litre. Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK) verilerinde, aynı dönemde tüketilen bira miktarının ise 998 milyon litre olduğu yansıtılıyor. Rakamlara göre, Türk halkı en çok ABD'den dünyaya yayılan kolayı içmeyi seviyor. Türkiye'de kişi başına yıllık kola tüketiminin 2012'de 35 litre olduğu tahmin ediliyor. Buna göre, Türk halkının 2012'deki yıllık toplam kola tüketimi 2.6 milyar litre olarak hesaplanıyor…” (3)

Sonsöz: (Doğru soru cevabının yarısıdır.)

-Neyi (kendimize  göre mi) düşünüyor, (kendi değerlerimize göre mi) neyi yaşıyoruz?

-Görünürde iktidarda olan siyasi partimiz, gerçekte, ülke yönetiminde sosyal boyutta etken değil mi?

-‘Sosyal Medya’, anlamını : “Harmanı yel, deliyi el döndürür!” ifadesinde mi bulmaktadır?

www.canmehmet.com

 

Açıklama ve Kaynaklar:

(*) http://www.gis-der.org/pazar.html

(1)Daha fazlası için bakınız: www.cumhuriyet.com.tr/Gayrimenkul%20sektörünü%20bekarlar%20taşıyor%20-%20Cumhuriyet%20Türkiye%20Haberleri.html#

Yayınlanma tarihi: 18 Haziran 2018 Pazartesi, 12:41

(2) Daha fazlası için bakınız: 2015-2016 Eğitim Öğretim İstatistikleri: Eğitimde Ticarileşme ve Dinselleşmenin Temel Göstergeleri raporu için tıklayınız.

(3) Daha fazlası için bakınız: http://www.haberturk.com/ekonomi/is-yasam/haber/839638-ne-ayran-ne-raki

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 991
Toplam yorum
: 2623
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1714
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster