Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Aralık '19

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
69
 

Özgürlüğü Çalmak

Merhabalar, uzun bir aradan sonra tekrar birlikteyiz. Daha düzenli ve devamını sağlayabilmek dileği ile istediğiniz düşünce, gündem veya hayatın her alanından yorumlamamı araştırmamı istediğiniz konuları yazarsanız sevinirim.

Gelelim konumuza…  Sosyal Medyada 2 gündür dönen bir konuyu anlatıp fikirlerimi sizlere sunacağım. Bir kadın anne olmak istiyor fakat bir eş hayali yok dolayısıyla baba figürünü de yok etmek isteyip, başka yollarla bir bebek bekliyor. Tuhaf olan, kendini özgür ve çocuğunu da özgür bir hayatın beklediğini vurguluyor.

Özgürlük bir baba veya eş olmadan mı sağlanıyor gerçekten?

İki şekilde cevap vereceğim. 1) Eğer erkek olmadan özgür olacağını düşünüyor ise kendini alçaltıyor olur. Mühim olan özgürlüğünü ortama göre şekillendirmektir, burda bir koşul yok edilmek istenmiş dolayısıyla ortam olmamış oluyor. Yani tez çürüdü.

 2) Özgürlük nedir? Bunu sorgulatmak gerekli çünkü bu kadın, " kendi özgürlüğünü (onun deyimi ile) evladının özgürlüğüne karşı tercih etmiş. O çocuk büyüdüğünde hep bir yanını boş hissedecek. Bir babanın sevgisini arayacak ve muhtemelen o sevgiyi de kendi eş adayında arayarak hayatını mahvedecek. (Bir ilişki anne, baba sevgisini asla veremez. Bu insanlar ilişkilerin bu yönde olduğunu düşünerek muhtemel hataya düşeceklerdir. )
Bir insan kendi istediğini özgürlük adledip, belki ileride çocuğunun istediğine haksızlık diyecek. Burda haksızlık o çocuğun diğer çocuklardan farklı olarak tek figürle yetişmesi olacak. Belki kendi eksik kalan bir yanını çocuğuna göstermek istemiyor ve en büyük özgürlük ve hak ihlali o çocuğa yapılıyor malesef.

Beklenen bebeğin cinsiyeti şöyle belirtilmiş; ‘’Özgür bir anneden bir kız çocuk daha yetişecek. Bu ülkede bir kız özgür doğacak…’’  Ve bende içimden keşke erkek olsaydı diyorum. Onu yetiştirirken cinsiyetin değil, insana verilen hakların olabileceğini öğretilebilseydi. Erkek çocuğununda nezaket ve toplum kurallarına göre büyütüldükten sonra, bazı toplumların ve kişilerin kadınların hakkını gasp etmesine engel olabilseydi. Anlaşılamayan şudur ki; çocuklarını yetiştirmekle başlamalı öğretim. Kız olsun, erkek olsun.  Kimsenin hakkına göz dikmediği, yaşamına saldırmadığı, biri için diğerinin kısıtlanmadığı toplumlar. Ben görebileceğimize inanıyorum. Önce ebeveyn bilinci ve insan önemi diyorum…

 Sonuç olarak konuya dönecek olursam, bu kişilerin geçmişlerinde kötü karakter olarak erkeği görmelerinin sebebi kötü ilişki ve yine kötü baba figürünün olduğunu düşünüyorum. Kendileri sevgiyi görememiş ve sevgiyi çıkar olarak adlandırıp, insana güven duyamayan, önündeki örneklerle hayatı kendine ezberletmiş, ailenin nasıl bir kıymet olduğunu anlayamamasını da bu sebeplere bağlıyorum. Türk aile yapısına karşı büyük tehdit olarak gördüğüm bu düşünceyi aile yapısını ahlaksızlaştırmaya çalışmalarına asla müsade etmeyeceğim. Bu karalamalar güzel giden ilişki ve hayatlara çok ayıp oluyor. Bir yanlışı tüm topluma yükletmemeli.  Umarım gerçek sevgiyi bulur ve sizlerde mutlu olursunuz. O zaman bu söylenenleri çok daha iyi algılayabilirsiniz. Sağlıcakla Kalın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 121
Kayıt tarihi
: 06.12.17
 
 

İzmir 27.Dönem Milletvekili Adayı/ Bizim yanımızda ancak inandıklarımız vardır. Yanımızda olamaya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster