Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Temmuz '09

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
1146
 

Özgürlük Başını Alıp Karlı Dağlara Çekildi

Özgürlük Başını Alıp Karlı Dağlara Çekildi
 

“Kriz bizi teğet geçti” derken kimleri teğet geçip geçmediğini eski maliye bakanı Unakıtan açıkladı. Teğeti geçtik. Yaşam döngüsünde nasırlı elleri ile güç harcayanlar zam üstüne zam yapılmasına, vergi üstüne vergi konulmasına, toplumsal yoksulluğun artmasına alıştılar artık. Birileri viskilerini yudumlarken, sigaralarını tüttürürken, sokaklar, kaldırımlar ve işyerleri ellerinde tuttukları çocukları ile dilenen kadınlardan geçilmiyor.

Globalizmin ve kapitalizmin zincirleri ile sarmalanmış olanlar işsizliğin girdabında bocalarken…

Sadaka toplumu anlayışı aç midelerin kurtuluş reçetesi olarak mı görülmekte?

Her sabah binlerce gazetenin bedava dağıtılmasına şahit olmayı geçtik…

İrtica heveslilerinin başlarında takke, sırtlarında urba yerine cüppeleriyle sokaklarda arz-ı endam etmelerine…

Atatürk ve Atatürkçülüğe karşı gericiliğin bir virüs gibi topluma enjekte edilmesine şahit olmaya başladık…

Özgürlük başını alıp karlı dağlara çekildi…

Denizin mavisini, ovaların rengini oradan seyrediyor şimdi…

Çocuklar kan ter içindeler uykularında… Göğe yükselen ateşin yalımlarını seyrediyorlar…

Çıkar hesapları için yapılan yanlışlıklara, zikzaklara umarsızca bakıp anlamaya çalışanlar…

Anlayabiliyor musunuz?

Memlekette demokrasi var deyip dünyaca ünlü piyanistimiz İdil Biret’in Topkapı sarayında verdiği konseri şarap içiliyor gerekçesi ile basmaya kalkmayı… Tekbir getirerek afiş yakmayı…

Daha dün 2 Temmuzda 16.yılını dolduran madımak ateşinin acısını tekrar yaşamadık mı? Neler oluyor? Neler yapılmak isteniyor?

İkinci bir Madımak olayının yaşanması kime ne kazandıracak? Yapılacak bir yanlış bu memlekete yapılacak en büyük kötülük olacaktır.

Hiç kimse yapmaya çalıştıklarına kılıf bulmaya çalışmasın. Yapılmak istenenin savunulacak bir tarafı yoktur. Sanatı ve sanatçıyı içimize sindirmesini bilmeliyiz. Çünkü sanatçı ileriyi gören elini taşın altına koyandır. Halkını düşünen ve Ortaçağ karanlığından çıkması için mücadele edendir. Unutulmamalıdır ki sanatçının yüzü aydınlığa dönüktür. Aydınlıktan mı korkuluyor diye sorası geliyor insanın…

Ankara’da bunaltıcı bir sıcak öğleden sonra yerini rüzgâra ve toza bırakıyor. Havada kurşuni bir renk hâkim. Usul usul yağmur damlaları toprakla buluşuyor. İçimde bir sıkıntı var. Düşünüyorum…

Nasıl bir hesaplaşmanın içindeyiz? Nasıl bir ruh halimiz var? Nasıl bir isteğin peşindeyiz? Nasıl bir tutkunun içindeyiz?

Kötülük, zulüm ve baskı ile bir yere varılamayacağını ne zaman öğreneceğiz?

Sersemlemiş, yaşadığı dünyadan kopuk, yaşananları anlık bir film karesi olarak görenler…

Dönün bir defa olsun yaptıklarınıza bakın…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 209
Toplam yorum
: 133
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 900
Kayıt tarihi
: 04.05.08
 
 

Eğitimciyim. Bir insanın çağdaş bir gelecek için, aydınlanma için çok okuması gerektiğine inanıyo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster