Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Aralık '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
115
 

Özgürlük bebeleri

Özgürlük bebeleri
 

İnandıklarının gereğiyle ilgilenmiyor insanlar nefisleriyle uğraşıyor.Onun isteklerine yetişebilmek için koştururken de konuşuyor.

Her kişisel hak görünümlü şeytana hizmet mevzularında böyle kuru gürültü, kavga, karışıklık oluyor.

Konuşan ve söyleşen bir toplum olma arzusu tüm milletlerin vazgeçilmezi oldu şu sıralar. Herkese yaka mikrofonu takacaksınız, ortaya bir konu atacaksınız ve onları dinleyeceksiniz. Aman yarabbi ne gürültü!

Bir şeyi eleştirmek başka eleştiriyi kasıtla yoğurup hayat felsefesi yapmak bambaşka.

Demokrasi denilen ve benim oldum olası dış kökenli olmasından dolayı haz etmediğim yeni dünya sloganının sayesinde bugünlerdeyiz.

Kime, neye, ne kadar, niçin özgürlük? Özgürlük derken ayrı bir kölelik mi? Bu topraklarda yaşayan bir insana kızılderili kıyafetini giydirebilir misiniz? Uzakdoğudaki bir toplumun yerel kıyafetini günlük kıyafet olarak uygun görebilir misiniz ? Avrupa'nın kumaş kıtlığında giyinmemiş hissi veren bez parçalarını yakıştırabilir misiniz? Alışılmışın dışında, benimsenmişlerin uzağında, iklimine,inancına, kültürel varlığına ters düşen her hangi bir unsuru nasıl kabullendire bilirsiniz?Altından teneke bilezik yapma gayretinizin amacını açıkça dillendirseniz de herkes anlasa olmaz mı? 

Yıllar önce magazin programlarıyla yapılmaya çalışılanlar günümüzde televizyon dizileri bombardımanıyla gerçekleştiriliyor.Madem özgürlük safsatasına bu kadar bağlısınız öyleyse insanların kalp tarlasına onun inancına ters tohumlar atmayacaksınız. Eğer kumanda elinde dilersen kapat diyorsan ben de sana son günlerin -saçma karşı çıkışlarından- yola çıkarak aşağıdaki gibi iade ederim bu sözleri.

Mesela aile ortamı olan bir alanda ben özgürüm diye istediğin gibi yaşayamazsın. Sokakta özgürüm diye benim göz zevkimi bozacak giyim ve hareket içinde olmazsın. Az önce dilediğimde kapatacağım kumanda meselesinde olduğu gibi sokağa çıkma o zaman, ailenin olduğu yerde yaşama o zaman. Her isteğimi yaparım edasıyla salyalarını akıtarak sosyal medya, televizyon, gösteriler ve karalamalarla konuşma o zaman. Eğer hangi millete mensup olduğunuzu unuttuysanız hatırlatalım yok inkar ediyorsanız sizin haklarınızı en iyi verecek yerlere ücretsiz havalenizi yapalım. Çok konuşuyorsunuz fakat boş konuştuğunuzun farkına varamıyorsunuz.

Nasıl bir oyundur bilemiyorum, doğrulardan yanlışları doğuruyoruz. Dün şiddetle karşı çıktıklarımız bugün vazgeçilmezimiz olarak yanıbaşımızda. Döküle döküle yol alıyoruz.

Elbette herkes kendi penceresinden bakar ve herkesin manzarasıda bambaşkadır. Bir bahçeye gireceksiniz olmuş meyveleri toplamak zahmetli olacağı için birkaç ham meyveye istinaden  daha zamanı gelmemiş diyerek bahçeden çıkacaksınız. Dalında çürüyen meyvelerin zararını düşünmeden.

Nefsin sözcülüğünü yapanların hakkın sözcülüğünü yapanlardan çok ses yapması gerçekleri değiştirmez. Son olarak özgürlüğün bebelerine bir sorum olacak haydi bilin bilin bilin...

Altınızdan mı üfürüyorsunuz üstünüzden mi?

Köşe Yazısı: DENİZHAN BURHAN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 125
Kayıt tarihi
: 19.02.13
 
 

Basın Danışmanı. Medya tanıtım uzmanı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster